Bu yaziyi jimnastik olarak kabul ediverin....deneme yani. Gercekleri kabullenmek
Suana kadar yasadiklariniza ve ögrendiklerinize bakarak, tecrübelerinizi tazeliyerek kendiniz icin „ben gercekleri biliyorum“ diyebilirmisiniz?
Insan dogumun’dan itibaren her gördügü, her kokladigi, her hissetigi seyleri gercek olarak algilar, ve bu gerceklerin sahibi olarak devam yasar. Her okudugu misra kendisinde bir iz birakir. Olumlu veya olumsuz, bu misralar yazilmis mi, vardir demek bir gercekligi der. Bunlar genc yaslarinda.
Peki mükellefiyet cagini asmis, ve ciddi sekilde sorumlulugundan haberdar olan insanoglu, okuduklari ve yasadiklarina nasil bir gerceklik anlayisiyla bakar?
Büyümüs oldugu ve yetismis oldugu ve özellikle nasihatlerini dinlemis oldugu Ögretmen, Hoca , abiler/ablalar ve Aile efradindan aldiklari bilginin cercevesi icinde olanlari gercek olarak kabul eder.
Ve gün olur ki, yeni bir cevre icinde üye olur. Bu cevre okul veya sehir veya ülke diyebiliriz.
Asil imtihani ve gerceklik celiskisi orada baslar. Suana kadar hep bildiklerini hazine gibi muhafaza eden insan, bakar ki bildigi gibi degilmis bu Gercek olan. Yeni dost edindikleri kisilerden , yeni taptaze bilgiler alir ve celiski icine girer. Bu celiski ya bildigi gercek müdafaasi icinde olur veyahut yeni olanlari yavas yavas, sindire sindire, akil ede ede kabullenmek ile olur.
Yeni yeni okudugu kitablar bir hayal kirikligina daha ugratir. Hoca’sindan aldigi, Ögretmeninden duydugu, abi ve ablalarin nasihatlerin aksine bu böyle degilmis demeye baslar. Nitekim, bu Kitabi bilgili bir Insan yazmis düsüncesi yatar arka planda. Babasindan almis oldugu egitim yarim veya hatali oldugunu da kavramaya baslayinca, aile ortami ve huzuru da bazen bozabilir. Cünkü genc ve sorumluluk hisseden insan, bildigi gercegi ailesine de söylemek ister. Onlarin da bu gafletten kurtulmalarini can-i gönülden ister.
Fakat 60 yasina kadar edinilmis bilgi ve tecrübeye karsi, diyelim 25 senelik yarisi cocukluk, ücte biri genclik, cok azi akilli bir devri yasamis cocugundan , ders almak istemez Baba.
Almak isteyen ve kendi gercek bildigi konu üzerinde düsünen babalar maalesef yine cok az. Böyle gelmis böyle gidecek mantigi sinmistir akil ve bedenlere.
Ve bu serüven böyle devam eder. Suan 25 yasinda olan mükellef , baba oldugunda ayni problemlerle karsi karsiya gelebilir.
Gelebilir dedik, gelecek demedik. Nedeni ise, bilgi sahibi olan ve belirli bir düsünce hakimiyeti tasiyan, ve her zaman gercegi aramakta olan genc, baska hayal kirikligina ugramadigi müddet (ugrasa bile yine bir tecrübe),büyügünde ve özellikle olgunluk yasinda gercek olani, ister cocuktan ister ögrencisinden ister yabancidan almak veya en azindan dinlemek ister.
Ve simdiki aktüell duruma baktigimizda, yakin tarihten böyle bir neslin var olmadigini veyahut cok azinlikta oldugunu anliyacagiz...velakin okumayi, bilgi edinmeyi ve bilgiyi vermeyi sadece ve sadece gercek olani aramak icin olur ise, gercek olani da bulacaktir.
Hakikat, marifet candan icerü.....
Not: Kafa karistirmis isem iyidir...
Bu konu devam edecek ins...