|
Namazimin vakti gecti mi?
Namazimin vakti geçti mi?
Kafkasya’da, Gimri Muharebesi’nde, bagrina bir Rus süngüsü saplanan Kafkas Kartali Seyh Sâmil, büyük bir sogukkanlilikla bir ucu sirtindan görünen süngüyü çikarip atti. Bir yanda canindan çok sevdigi Imam Gazi Muhammed’in sehâdeti, bir yanda da bagrina saplanan süngü, Seyh Sâmil’i yarali bir arslan hâline getirmisti.
Düsman, kaçacak delik ariyordu. Sâmil, aksamin karanligina karisip gitmisti. Sâmil’in yaralandigini gören Gimri Câmiî müezzini Sâmil’i takip edip, karanlik iyice bastirdiginda onu bir magaraya götürdü.
Müezzin Mehmet Ali’den durumu ögrenen Seyh Samil’in kayinpederi Abdülaziz Efendi hemen yola çikti. O, Dagistan’in en meshur cerrahlarindan birisi idi. Birkaç gün magarada kalarak Seyh Sâmil’i sifali otlardan hazirladigi ilâçlarla tedâvi etti.
Ancak bu tedâvinin daha uzun bir süre devam etmesi lâzimdi. Seyh Sâmil’i, Unsokul köyüne getirdiler. Tedâviler araliksiz sürüyordu.
Tam 25 gün sonra Seyh Sâmil komadan çikti. Gözlerini açtigi ilk an basucundan hiç ayrilmayan annesini gördü ve annesine ilk sözleri su oldu:
“Anacigim! Namazimin vakti geçti mi?”
__________________
Ah!
|