| Rahman Rahim Allahin adi ile...
Allaha hamd olsun.
Selam olsun onun secmis oldugu kullarina.
ŞEHR-İ RAMAZAN VE KURÂN-I KERİM
Şehr-i Ramazan, yani Ramazan ayı, Cenâb-ı Hakkın Ümmet-i Muhammede tahsîs buyurduğu, onların da Allâha adadıkları bir aydır.
Bir rivâyete göre Ramazan, Allâh Teâlânın güzel isimlerinden biridir. O bakımdan sadece Ramazan demeyip, Ramazan ayı demenin münasip olacağı ifade edilmiştir.
Rabbimiz, Ramazan ayını, Kurân-ı Kerîmi göndermek için seçti. Bu kutlu rehberin ehemmiyetine dikkat çekmek için de, Kurânın indirildiği ayı ve geceyi pek büyük bağışlarına ve mükâfatlarına mazhar kıldı. Ramazan ayındaki bir tek gecenin, bin aydan daha hayırlı olduğunu beyan eyledi. Öyle ise bize düşen; Kurân-ı Kerîmin ehemmiyetini daha çok hatırlamak, yeni nâzil oluyormuşcasına ona teveccüh etmektir. Kumandanından emir alan asker gibi, her an Kurân okurken; Rabbim benden neleri yapmamı, nelerden sakınıp kaçınmamı istiyor?.. Onları alayım; emirlerini îfâ, nehiylerinden ictinab ile ilâhî fermânın îcabını hakkiyle tatbik edeyim idrâk ve düşüncesinde olmaya gayret etmeliyiz.
Bilindiği gibi, Kurânın Resûlüllah Efendimize inişi, tenzîlîdir, tedrîcidir. Yani yavaş yavaş inmiştir. Levh-i Mahfuzdan dünya semâsına inişi gibi birden topyekün inzâl değildir. Burada da tedrîcî tekâmül esası câridir. Çünkü bir anne bile çocuğuna, sütünün hepsini birden verse, çocuk boğulur, ölür. O bakımdan yavaş yavaş emzirir.
Kuran-ı Kerim, kendisine hâlis niyetle güzelce teveccüh etmeyenlere gerçek mânâsını ve sırrını vermez. İnsan oruç tutarken, zâhirî uzuvlarını ve letâifini de boş bırakmamalı; Kurân-zikir-fikir-salavât, güzel söz ve nasîhat, ilim öğretme veya öğrenme hususlarında çalıştırmalıdır. Benliğini, Hakkın rızâsı için halka hizmete adamalı, ihtiyaç yerleri için ihsanda-infakta-harcamada rüzgâr gibi cömert olmalı, cemiyetin her kesimiyle ictimaî münasebetlerini kuvvetlendirmelidir.
Selam, Hudaya ittiba edenlere |