Tekil Mesaj gösterimi
  #2
Alt 17.11.2003, 20:31
Morpheus

 
Morpheus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 05.10.2003
Mesajlar: 415
Teşekkür etti: 4
5 Teşekkür 5 Mesaja aldı
İBDA-C NEDiR, NE DEGiLDiR?

1986 yılında İBDA büroları faaliyete geçti. İlk Bürolar bizzat Kumandanımız tarafından oluşturuldu. Bundan sonra Büro faaliyetleri kendi başına yürüdü. Bürolaşmayla beraber İBDA-C (cephesi) esprisi doğdu.

İBDA-C, "İBDA Fikriyatını benimseyen; hatası, sevabı ve mesuliyeti kendine âit, İBDA Mimarı'nın dışındaki faaliyetlerdir." Cepheleşme ve Bürolaşma ile, hiyerarşik olarak alt-üst ilişkisine aykırı tamamen orjinal bir teşkilatlanma modeli ortaya konuldu. Bu modelde, klasik emir-komuta zinciri yok. İBDA'ya gönül vermiş her cephe, merkezden emir almadan, İBDA ruh ve anlayışıyla hareket etmekte; bu sistemin eşya ve hâdiselere tatbiki için mücadele vermektedir. Tek kişi cephe ve büro olabileceği gibi her İbdacı, mizaç ve hususiyetlerinde yakınlık kurduğu kişilerle cephe veya büro kuracak, istediği ve ilgi duyduğu faaliyet sahasına sarkacaktır.


İBDA-C'ler şu ilkeye sahibtir: "GEREKTİĞİ YERDE GEREKENİ YAPMAK." İBDA ruh ve anlayışını kazandıktan sonra gerektiği yerde gerekeni yapmayı İBDA cepheleri takdir ve tatbik edeceklerdir. Bu; merkezi arayıp emir alma, toplanıp karar verme...vs. işlemlerine gerek duymayan, seyyaliyeti ve dinamizmi olan bir teşkilat modelidir. Adem-i merkeziyetçi görünümde; fakat en merkeziyetçi sistemden daha sağlıklı ve merkeze daha bağlı bir sistem. Ruh birliği ile sağlanan duygu ve düşünce beraberliği, hiçbir haberleşmenin elde edemeyeceği bir sür'ati ve yöntemi sağlamakta; merkeziyetçi teşkilatlardan daha hızlı ve yapıcı bir model oluşturmaktadır.

Herkes bulunduğu yerde kimseden emir almayı beklemeden İbda'ya uygun iş ve faaliyette bulunur. İBDA'dan ne anladığını ortaya koyar; gereken tavrı göstermeye kendini vazifeli addeder. Her İbdacı, çapı ve ehliyeti kadar İBDA'yı şahsiyetinde pırıldatmakta, sonsuza açık İBDA güzelliklerinden bir nebze yansıtmaktadır.

Cephelerin faaliyetlerinin doğruluğu yaptıkları işin İBDA ruh ve anlayışına uygunluğu ile ölçülür. İBDA'yı yansıttıkça müsbet, uzaklaştıkça menfî olarak değerlendirilir. Bir İBDA cephesi mensubunun yaptığı faaliyet sadece kendini bağlar. Eğer yaptığı faaliyet yanlış ise diğer İBDA cephelerini ve İBDA'yı bağlamaz. Yâni İBDA-C'lerin ortaya koyduğu yanlış bir hareket İBDA Fikriyatı'nı lekelemez... Böylelikle yanlış hareket ortaya koyan bir cepheye kızıp İBDA'ya karşı olma mazereti de ortadan kalkar.

Herbiri bağımsız hareket eden İBDA cepheleri isterlerse ortak faaliyetlerde bulunabilirler. Birbirine yakın cepheler ortak bazı hareketler yapar; birbirlerine takviye olurlar. Olmalıdırlar da... O zaman yapılan, Bürolar arası ortak faaliyet olur.

İBDA'nın bu teşkilatlanma ilkesine göre, Edirne'den Hakkari'ye kadar İBDA-C'ler kurulmakta; bunların varlıklarını ilk etapta biz dahi duymamaktayız. Bu cepheler, kendi çevre ve imkânlarına göre İBDA'ya nasıl hizmet edeceklerini kendileri takdir edip faaliyet gösterecekler; yâni merkezin talimatını beklemeyeceklerdir. Bize gelen mektublardan pekçok yeni İBDA-C'lerin varlığını sevinerek öğrenmekteyiz. Bize mektub yazan ve faaliyetleriyle kendini duyuran İBDA-C'lerden böylece haberdar olmaktayız. Buradan, haberimiz olan veya olmayan bütün İBDA-C'lere şunları söylemek isteriz: Yayın organının elverdiği ölçüde gönüldaşlar arasında irtibatı sağlamayı ilke edinen Taraf Bürosu olarak haberlerinizi bekliyoruz. İBDA-C Taraf Bürosu olarak sizleri tanımasak bile, kardeşlerimiz olarak iyi, güzel, doğru yolunda elele olduğumuzu ifâde ederiz.

Büroların ve cephelerin kuruluş sebebi İBDA'dır. Herkes kendi gücü, imkân ve çevresiyle İBDA Fikriyatı'nı hayata tatbik kavgası içindedir. İBDA cephelerinin faaliyetleri İBDA olmayıp İBDA'dandır. İBDA Mimarı'nın bizzat yürüttüğü faaliyet İBDA olup; diğerleri kendi renk ve tonlarıyla İBDA-C'lerdir. İBDA ve İBDA-C farkını yayın faaliyetlerinde şöyle belirtebiliriz: İBDA, Gölge I, Eserleri, konferans ve röportajları vs... İBDA-C'ler ise: Tavır, Öfke, Karar, Elif, Oluş, Ak-Doğuş, Ak-Zuhur, Taraf vs...

Hayatın her şubesi, hukuk, siyaset, idare, iktisad, sanat vs. İBDA-C'lerin faaliyet sahasıdır. Yeryüzü fetih ve sirayet sahamızdır. Allah'ın halifesi misyonu bunu gerektirir. İBDA-C'ler her sahada müesseseleşmek, ihtisaslaşmak durumundadır. İBDA Fikriyatı'ndan aldığı ipuçlarla parça mevzulara yönelebilmeli, çözümler üretebilmeli, yöneldiği mevzularda her yanlışın yerine doğrusunu gösterebilmeli ve aksiyonunu ortaya koyabilmelidir. Her saha İBDA'nın fetih sahası olduğu gibi; kendi çarşafımıza bütün dünya irfan yemişlerini silkeleyebilmek de diyalektiğimizin hususiyetidir. "Hikmet mü'minin yitik malıdır" ölçüsü (anlayışı) içinde, her güzel ve doğru bizim öz malımızdır... Dışımızdakiler bile bizim diyalektiğimizin tersinden doğrulayıcısıdır. Dolayısıyla dışımızdakilerin eylemlerini bile kendi kâr hanemize devşirme bünyesine sahibiz.

İBDA-C'ler müesseseleşip, ihtisaslaşmayı, yeni bir müesseseyi çekirdekten kurarak sağlayacağı gibi; mevcud müessese, dernek, cemaat, sanat, ilim vs. çevrelerini kendi hasrı içine alarak da yapabilirler. İhtisas sahalarında emeklerini ortaya koyan müslümanları, bütün sistem olan İBDA diyalektiğiyle bağlantılarını göstererek devşirebilirler. Dolayısıyla mevcut müslümanların verimlerini de bir sisteme bağlayarak, bütünle ilgisiz parça mevzularda kaybolup gitmelerini önlemiş olurlar. Hem İBDA'ya fayda, hem o müslümanların emeğine fayda... Şöyle bir misâl verebiliriz: Said-i Nursî İBDA'nın hasrı içindedir; İBDA'nın militan çizgisindedir. Said-i Nursî'nin özlediği gençliğe İBDA gençliği adaydır. Said-i Nursî bizden, biz de ondanız.

[b]İBDA-C'ler legal mi, illegal mi? Bir kere şunu peşinen belirtelim:

Konu Morpheus tarafından (19.11.2003 Saat 21:59 ) değiştirilmiştir.
Morpheus isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla