Milli Gazete,''Şöhretli medyatik İslamcı televizyoncu Hilton Oteli'nde gündüz vakti püfür püfür sigara içiyordu''. Kanal 7 anchormanı ve Sabah yazarı Ahmet Hakan,''Bendim' veya 'Ben değildim' demem''
ANKARA 13.11.2003
Önce Milli Gazete'nin "Kulis Ankara" köşesini hazırlayanlar Ankara Hilton'da üç kadınla görülen "medyatik islamcı"nın Ramazan günü püfür püfür sigara içtiğini yazdı. Ardından medya siteleri olaya el attılar ve bu ismin Ahmet Hakan olduğunu buldular. Gerisi bildik hikaye. Ahmet Hakan'ın cevabı ve sitelerin onlara cevabı.
AHMET HAKAN'IN CEVABI:AYIP AYIP ORUÇ ZABİTLİĞİNE Mİ BAŞLADINIZ?
Medyatava.net oruç tutmayan ünlü islami gazeteci kim sorusunda adı geçen Ahmet Hakan Coşkun'un sözleriyle tartışmaya noktayı koyuyor. Ünlü bir medya yıldızı, Ankara’da Hilton Oteli’nin lobisinde gündüz vakti sigara içmiş... Üstelik yanında üç kadın varmış.. Üstelik bu medya yıldızı İslamcıymış...Bir gazete böyle yazmış..Bir internet sitesi de ‘adı verilmeyen’ bu adamın adını koymuş: Ahmet Hakan...Bu konuda en küçük bir açıklama yapmak bile benim için ‘utanç’ vesilesidir. Yüzümün kızardığını söylemek isterim..Bu konuda “Bendim” diye açıklama yapmak da, “Ben değildim” demek de beni ancak utandırır..Bu yüzden ‘bendim’ ya da ‘ben değildim’ demek yerine bu konuda benim adımı yazanları ayıpladığımı ve teessüf ettiğimi belirtmek istiyorum..Ve şöyle sesleniyorum:Beyler... Ayıp olmuyor mu?Oruç zabitliğine mi başladınız?Hadi böyle bir zabitlik görevini yapanlar çıktı.. Bir dedikoduya Peki benim adımı ne diye geçiriyorsunuz?Tekrar soruyorum: Ayıp olmuyor mu?
SÜPERPOLİGON'UN AHMET HAKAN'IN CEVABINA CEVABI
Milli Gazete dün isim vermeden "medyatik bir islamcı" sıfatıyla bir ismin Ankara Hilton Otel'in lobisinde sigara içerken görüldüğünü yazdı. Başta medya dünyası olmak üzere haberin okuyan herkes "kim bu medyatik islamcı?" sorusuna yanıt aradı. Bizde bu Ankara'yla temasa geçerek sorunun yanıtını aradık ve Kanal 7'nin ünlü haber spikeri Ahmet Hakan Çoşkun adıyla karşılaştık. Haberimizde Ahmet Hakan'ın bu iddiaya ne yanıt vereceğini merak ederken, Ahmet Hakan Medyatava'dan bize cevap verdi. Ahmet Hakan iddialara cevap vermeyeceğini, ancak isminin sitemizde verilmesini 'ayıp' olarak nitelendirdi...İşte Superpoligon'un Ahmet Hakan'a açık mektubu! Sevgili Ahmet Hakan; Öncelikle Milli Gazete'nin iddiası oldukça çarpıcıydı. Medyatava önce yazdı, ardından araştırdık, biz işledik... Bizlerde herkesin merak ettiği bu sorunun yanıtını bulmak için, her gazeteci gibi bu ismin kim olduğunu öğrenmek istedik. Sorduk, soruşturduk...Bu ismin peşine düşmemizdeki öncelikli neden, kesinlikle sizin ismini koyduğunuz "oruç zabitliği" değil, "islamcı" olarak tanınan medyatik birinin, islamcı bir gazete tarafından deşifre edilmesiydi... . Bize 'ayıp' ettiğimizi söylüyorsunuz... Sizin sunduğunuz Haber Saati'nin 29 Ekim 2003 günkü bülteninde Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in tören esnasında, kameralar karşısında "su içmesi"nin altını çizerek ekrana taşımış ve adeta bunu yargılayan bir tavır takınmıştınız. Yani Ramazan ayında oruç tutmayan bir kişinin toplum içinde açık bir şekilde yiyip içmesinin hoş olmadığını yani "ayıp" olduğunu sizin sunduğunuz "İskele Sancak"lardan öğrenmiştik. Ki, sizinle ilgili verdiğimiz haberde kimsenin orucunun kimseyi ilgilendirmediğini de özellikle belirtmiştik... Sanırız siz burayı atladınız...Açıklamanızda; "bir internet siteside bu adamın adını koymuş: Ahmet Hakan" ve devamında da "bendim diye açıklama yapmak da ben değildim demek de beni ancak utandırır" diyorsunuz...Biz bu ismin siz olduğunuzu yazdık... Araştırdık da yazdık... İnanmayacaksınız belki ama Hilton Otelini'nin lobisinde sizi gören otel personeliyle dahi konuştuk. Sayın Hakan bazı şeyleri araştırmadan yazsak, sizinle ilgili bir kitap dolusu bilgiyi sayfalarımıza koymamız gerekirdi... Hiçbirine itibar etmedik, etmeyeceğiz... İftar vaktine yakın bir zaman diliminde otelin lobisinde herkesin önünde sigara içmenin hükmünü tabiki biz veremeyiz. Kimin oruç tutup tutmadığı, kimin besmele çekip çekmediğini araştırmak gibi bir niyetimizde yok. Biz, sizin ekranlardan ve Sabah Gazetesi'ndeki köşenizde de söylediğiniz gibi demokrasinin hakim olduğu, hür ve laik bir çatı altında Atatürk Türkiye'sine yakışır bir şekilde tüm bireylerin inançlarını özgürce yaşaması ve hereksin buna saygı duyması inancındayız. Amacımız ne sizi o gün oruç tutmuyorsunuz diye yargılamak, ne de herkesin içinde oruç tutuyorsun diye yadırgamak. Ama... Yaptıktan sonra yalanlamak siz de bir huy haline geldi...AKP'nin iktidar olduğu dönemler... Kanal 7'den başka hiçbir medya kurulşu ile bağınız olmadığı yok daha... Ertuğrul Özkök ile yaptığınız görüşmeyi duymuş, bunu sayfamıza taşımıştık... Siz bu haberimizi yine başka siteye gönderdiğiniz açıklamayla yalanlamıştınız... Hatırlarsınız, daha sonra sizi aradık... "Haberiniz doğru... Olayı verdiniz zaten.. Artık fazla büyütmeyin... Rica ediyorum!" dediniz... Biz yalanlanma pahasına isteğiniz üzerine bunu sineye çektik... Ama ikinci kez aynı şekilde bir tavra girmeniz, ilk olayı tüm okurlarla paylaşarak bunun 'karakteristik' bir özelliğiniz olduğunu ortaya koyma ihtiyacını doğurdu... Biraz daha dikkat Ahmet Hakan...Zor durumda kalıyorsunuz...
İŞTE, POLEMİĞİ BAŞLATAN KULİS ANKARA KÖŞESİNDEKİ YAZI:
Lobideki İslamcı...
Medyatik İslamcıların en önde gelenlerinden birisi. Çünkü kendisi hem medyatik hem medyacı. Oysa 10-15 yıl öncesine kadar kendi halinde bir Anadolu çocuğuydu. Sonra yavaş yavaş bir medya yıldızı oluverdi. Saçıyla sakalıyla pek yakışıklı sayılmasa da kendi çapında bir karizma haline geliverdi.
Neyse lafı uzatmayalım. İşte bu şöhretli medyatik İslamcı televizyoncu geçen gün (5 Kasım Çarşamba Saat-15.00 suları) Ankara’nın en lüks otellerinden birinin lobisinde gördük. Hadi otelin adını da verelim “Hilton”. Yanında üç bayanla birlikte oturuyordu.
Tabii şaşırdık önce.. Yok yok bayanlarla oturduğuna değil, püfür püfür sigara içtiğine...
Ramazan mübarek gün, “Galiba oruç başımıza vurdu” diye düşündük. “ya adamı yanlış görüyoruz ya da sigarayı” diye daha dikkatli baktık. Ama neresinden bakarsan bak O!. Bu mübarek oruç tutmuyordu.
Sonra yine de iyimser yorumlarda bulunduk tabii. Mesela seferi olabilir. Özel bir rahatsızlığı bulunabilir. Büyük Türk düşünürü Zekeriyya Beyaz’ın fetvasını verdiği gibi, “Oruç tutmak çalışmasını engellediği için oruç tutmuyor ama keffaretini ödüyor” olabilir...
Tabii hepsi olabilir. Ama tüm bu mazeretler, bunun ortalık yerde ve herkesin gözü önünde yapılmasını mazur göstermiyor. Yapılırsa da şık olmuyor.
Bizden söylemesi.
Kaynak:
http://www.netgazete.com/