Tekil Mesaj gösterimi
  #6
Alt 14.01.2004, 12:57
ledunn

 
ledunn - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 02.08.2002
Mesajlar: 3.335
Teşekkür etti: 0
6 Teşekkür 5 Mesaja aldı
Rahman Rahim Allahin adi ile...
Allaha hamd olsun.
Selam olsun onun secmis oldugu kullarina
**********
Sevgili kardeşim şüphesiz ki;

Aralarinda vuku bulan konuşmalar

Rasulüllah Efendimiz; perşembe günü geceleyin Hz.Ebu Bekrin evine geldi. Onunla birlikte evin arkasındaki küçük kapıdan çıkarak Mekkenin aşagısında, güneybatısında üç mil uzaklıkta bulunan Sevir dagına dogru ilerlemege başladılar. Rasulü Ekrem bir ara pabuçlarını çıkararak yalınayak yürümek zorunda kaldı. Bu şekilde yürümekten ayakları aşındı ve acıdı. Hz.Ebu Bekir (R.A.), Peygamberimizin kah önüne geçerek önünden yürümekte, kah arkasına geçerek arkasından yürümekte idi.

**Peygamber Efendimiz, Ona; *Ya Eba Bekir! Niçin böyle yapıyorsun?* diye sordu.

**Hz.Ebu Bekir (R.A.); *Önünüzü, arkanızı gözetlemek, sizi korumak için* dedi.

***Gece karanlıgında Sevir magarasına ulaştılar. Magara, haşerat ve vahşi hayvanların yuvası idi. Hz.Ebu Bekir (R.A.), içeride yılan veya yırtıcı bir hayvan bulunup bulunmadıgını kontrol etmeden Rasulü Ekremi içeri bırakmak istemedi.

***Hz.Ebu Bekir (R.A.); *Allah aşkına ben girmedikçe sen girme! Eger içeride zararı dokunacak bir şey varsa onun zararı Sana dokunmasın, bana dokunsun* dedi.

*Hz.Ebu Bekir (R.A.) magaraya girdi. Eliyle yerleri yokladı, düzledi. Magaranın bir tarafında bir delik buldu. İzarını yırtıp orayı tıkadı. Geri kalan kısmına da ayaklarını dayadı. Sonra Rasulüllaha; *buyurun!* dedi.

*Rasulüllah içeri girdi. Başını, Hz.Ebu Bekrin dizine koyup uyudu. O sırada Hz.Ebu Bekir (R.A.), yılan deligini kapamış olan ayagından ısırıldı. Rasulüllahı uyandırmak korkusuyla hiç kımıldamadı. Ancak, gözlerinin akan yaşı Rasulüllahın yüzüne damlayınca Onu uyandırdı.

***Rasulü Ekrem; *Ne oldu sana Ya Eba Bekir?* diye sordu.

***O da; *Babam, anam sana feda olsun! Yılan tarafından ısırıldım!* dedi.

***Rasulüllah, ısırılan yere tükrügünü sürünce ayagındaki agrı, sızı dindi...

****
(((***Onun içindir ki, bir hatıra ve nişan olarak Hz.Ebu Bekir (R.A.)nın soyundan gelenlerin ayagının altında ben vardır.***)))
****

*Her kabileden ikişer genç silahlandı. Yanlarına meşhur Müdliçogullarından iyi iz sürücü Alkemeyi de aldılar. Peygamber Efendimizle Hz.Ebu Bekrin izlerini bulup süre süre Sevir magarasının yakınlarına kadar gelip dayandılar.

*Alkame; *Vallahi, aradıgınız kimseler, şu magaradan ileri geçmemişlerdir. Onun yanındadırlar. İz burada kesiliyor* dedi. Aradaki mesafe 40 ziraa kadar indi.

***Hz.Ebu Bekir (R.A.), çok telaşlandı ve tasalandı.

***Rasulüllah; *Tasalanma! Allah, bizimledir!* dedi.

***Hz.Ebu Bekir (R.A.); (yavaşca) *Ya Rasulellah! Onlardan birisi egilip de ayaklarının dibinden bakıverse bizi görür!* dedi.

***Rasulü Ekrem; *Ya Eba Bekir! İki kişinin üçüncüsü Allah olursa, sen akibetin ne olabilecegini, yakalanacagımızı mı sanırsın?* dedi.

Yüce Allah, Kuran-ı Keriminde bu hadiseye şöyle işaret eder: *Eger siz, Ona yardım etmezseniz (etmeyin), kafirler, Onu Mekkeden çıkardıkları zaman, bizzat Allah, Ona yardım etmişti ki, o zaman Rasulüllah ancak, ikinin ikincisi idi. Onlar, (Sevir dagının tepesindeki) magarada idiler. Peygamber, arkadaşına **tasalanma! Allah hiç şüphesiz bizimledir**! dedigi zaman Allah, Onun arkadaşının üzerine sekinetini indirmiş, Onu da göremediginiz ordularla desteklemiş, kafirlerin kelimesini alçaltmıştı. Allahın kelimesi ise, O çok yücedir. Allah, kudretiyle herşeye üstün gelen, her yaptıgını yerli yerince yapandır!* (Sure-i Tevbe, ayet 40).

Bunların Haricinde Manevi olaylar sohbetler zuhur etmiştir fakat bunu zamanı ve zemini müsaid bir yerde öğrenmen daha iyi olur.Bunlar sohbetleri herkes kavrayıp anlayamaz yanlış anlayıpta hataya düşe bilir onun için her yerde bunlar anlatılmaz veya yazılmaz.
ledunn isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla