Tekil Mesaj gösterimi
  #6
Alt 21.04.2004, 15:41
ledunn

 
ledunn - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 02.08.2002
Mesajlar: 3.335
Teşekkür etti: 0
4 Teşekkür 3 Mesaja aldı
Rahman Rahim Allahin adi ile...
Allaha hamd olsun.
Selam olsun onun secmis oldugu kullarina
*********
Sevgili ve değerli kardeşim cicikız aşağıda daha geniş açıklaması bulunan konunun kısaca özeti şudur.(Aşağıdaki Bilgileride okumanızı tavsiye ederim.)

Zaten islamiyette dini nikah herici yapılan birliktelikler zina fiili dahilinde kabul edilmekte.İslami esaslar dahilinde boşanıp her evlenmek istediğinde dini nikah yapılmaktadır.

Ayrıca;
Daha önceki yazılarımızda belirtiğimiz gibi.İmanı gidenin nikahıda düşer.Hem imanını hemde nikahını tazelemesi gerekir.


***
Eğer Boşanma sırasında boşama işlemi üç defa veya daha fazla zikredilmişse.

Örneğin;
Evli olan Karı ; Koca bir birlerinden ayrılmaya karar verdiler.Boşanma esnasında veya geniş bir zaman diliminde Kocası Karısına Seni üç talak ile boşuyorum, üç defa boşsun veya üçüncü defa boşarsa. Başka bir erkekle evlene bilir.Fakat ilk eşi ile evlenmesi için önce başka bir erkekle evlenmesi gerekli aşağıda 1. Madde daha geniş izahat yapıldı.


***
Eğer boşama işleminde 3 defadan az söylenilmiş veya niyet edilmiş ise;

Örneğin;

Evli olan Karı- koca değişik nedenlerden Bir birlerinden ayrılmak istiyorlar.Seni boşadım,Sen boşsun, Sen şu günden itibaren boşsun; iddetini bekle!Gibi aşağıda açıklaması yapılan 2.Maddede hükümleri dahilindeki boşanmalarda ayrılan kişiler ayrılmış olduğu kişi ile isterse yeniden nikahlana bilir.Ayrıldığı kişi ile nikahlanmak istemezse Başka birisi ile isterse nikahlana bilir.Aynı anda iki erkekle nikahlı bulunamaz.Erkeklerde ise ayeti kerime hükmünce aynı anda dört kadın nikahında bulundura bilir.Fakat tercih edilmesi gereken tek kadının nikahidır.Zaten ayeti kerimede daha güzel olanın bu olduğu belirtilmektedir.

Mealen; Eğer öksüz kızlarla evlendiğinizde onlara karşı adaletli davranamamaktan korkarsanız, hoşunuza giden diğer kadınlardan iki, üç ve dörde kadar evlenebilirsiniz. Eğer adaleti gözetmemekten korkarsanız, o zaman bir tane ile veya elinizin altındakiyle (sahip olduğunuz câriye ile) yetinin. Doğruluktan ayrılmamak için bu daha elverişlidir.( Nisa-3)



***
Boşama(Talak) sayısı ve boşamadaki(Talak) niyyet edilen boşama(Talak) adeti çok önemlidir.

***Boşama(Talak) sayısı bir ve iki ise niyyette bu istikamette ise farklı hüküm.

***Boşama(Talak) sayısı üç ve üzeri ise farklı hüküm söz konusudur.Bunlarında izahatlerinide yapmıştık.

***************************

Önce *Talak* kelimesi üzerinde duralım. Lügat manası; mutlak surutte bağı kaldırmak, çözmek ve salıvermektir.(1)
***
İslam? ıstılahta: *Nikah akdini, hususi bazı lafızlarla halen ve mealen ortadan kaldırmaya talak denir*(2) tarifi esas alınmıştır.
***

1.Madde
********
Kuran-ı Kerimde: *Yine erkek karısını (üçüncü defa olarak) boşarsa, ondan sonra kadın kendinden başka bir kimseye nikahlanıp varıncaya kadar, ona (birinci kocasına) helal olmaz. Bununla beraber eğer bu (yeni) koca da onu boşar da, onlar (birinci koca ile zevce) Allahın sınırlarını ayakta tutacaklarını (tatbik edeceklerini) zannederlerse (iddet bittikten sonra) tekrar birbirlerine dönmelerinde (Evlenmelerinde) her ikisi hakkında da vebal yoktur. Bunlar bilir, anlar bir kavm için Allahın açıkladığı sınırlardır.*(3) hükmü beyan buyurulmuştur.

*Dolayısıyla talaka ehil olan koca; karısını üç defa boşarsa nikahın helalliği kaybolur.(4)

Tekrar evlenebilmeleri için; o kadının başka bir kimseyle evlenmesi şarttır. Peki bu evlenme, anlaşmalı şekilde yapılabilir mi?

*Resul-i Ekrem (sav)in: *(Üç talakla boşanan) kadın; birinci kocasına, yeni kocasının balcığını tadıncaya kadar helal olmaz*(5) buyurduğu bilinmektedir. Sonuç olarak *Hulle*nin (Helal kılmanın) şartları şunlardır:

***
a) Üç talakla boşanan kadın iddet müddetini doldurmalıdır.
b) Bundan sonra başka bir erkekle; sahih bir nikahla evlenmelidir ve aralarında cinsi temas (Cima) olmalıdır.
c) Ölüm veya meşru sebeblerle boşanma meydana gelmelidir. Hiçbir zaman üç talakla boşayan kimseye; bu kadın, yeniden helal olsun niyetiyle davranmamalıdır.
d) İkinci kocadan sonra da, iddetini tamamlamalıdır.
e) Kadın, birinci kocasıyla yeniden nikaha razı olmalıdır.


2. Madde
******

RİC'İ TALAK: Ric'i talakta, nikâh, iddet müddetinin sonuna kadar devam eder. Dolayısıyla kadın, iddet müddetinin sonuna kadar, kocasına haram değildir. Eğer koca; iddet müddetinin sonuna kadar karısına rücû etmezse, iddet bittiği andan itibaren birbirlerine yabancı (Mahrem) olurlar. Bu durumda (Eğer üç talak hakkını kullanmamışsa) yeniden nikâh akdi ve mehir tesbiti ile evlenebilirler. Ancak iddet müddetinin sonunda kadın; hür ve tekliflere muhatab hale gelmiştir. Bir başkasıyla da evlenebilir. (6)

TALAK-I BAİN : Talak-ı Bain'de; evlilik hayatı derhal sona erer. Ancak kadın; iddet müddeti içerisinde kocasının evinde kalır ve nafakası (bu süre içerisinde) geçerlidir. Mehrin tamamını derhal kadına vermek mecburiyetindedir. Birbirlerine varis olamazlar.(7) Bu durumda (Eğer üç talak hakkını kullanmamışsa) yeniden nikâh akdi ve mehir tesbiti ile evlenebilirler. Ancak iddet müddetinin sonunda kadın; hür ve tekliflere muhatab hale gelmiştir. Bir başkasıyla da evlenebilir.
***
Talâk-ı bâinde verilen talâk bir veya iki ise, ayrılışa, beynûnet-i suğrâ denir. Derhâl veya ileride iki tarafın rızâsı ile iki şâhid ile tecdîd-i nikâh (nikâhın yenilenmesi) câiz olur. Bunda evlilik son bulmakla birlikte iki tarafın rızâsı ile iki ş âhid ile nikâh akdi yenilenir.) Bâin talâk, üç talâk hakkının kullanılmasıyla olmuş ise, buna beynûnet-i kübrâ (büyük ayrılık) denir. Bunda tarafların rızâsı olsa da nikâh yenilenemez. (M. Zihni Efendi)

Talakın lafızları;
*****
Dürril Muhtarda: *Talakın lafızları; sarih ve ona mülhak olan sözlerle kinaye lafızlardır. Talakın mahalli, nikahlı kadındır. Ehli de, akıl-baliğ ve uyanık olan kocadır. Rüknü istisnadan hali olan lafz-ı mahsustur*(8) hükmü kayıtlıdır.

Hanefi fukahası: *Talaka ehil olan koca; karısını sarih ve kinayeli sözlerle boşayabilir*(8) hükmünde müttefiktir. Sarih söz; kendisiyle neyin murad edildiği açıkça anlaşılan sözdür.(9) Mesela; *Ben seni boşadım* veya *Sen şu günden itibaren boşsun; iddetini bekle!...* gibi!.. Sarih sözle yapılan talakta; mükellefin niyeti önemli değildir. Zira niyet etse de, etmese de, talak vaki olur.(10)

Bizzat talak için konulmayıp; talaka veya talaktan başkasına muhtemel olan söze *Kinayeli Söz* denir. Daha açık bir ifadeyle; kendisiyle neyin murad edildiği gizli olan, ancak mükellefin niyeti ve halinin delaletiyle kavranabilen sözdür.(11) Talak niyeti ile; *iddetini bekle rahimini istibra et veya sen bilirsin* gibi sözler sarfedilirse, rici talak vaki olur. Hanefi fukahası, kinayeli sözlerle talak hususunda üç hal üzerinde durmuştur. Bunlar:

1) Rıza ve mülayemet hali
2) Karı-kocanın boşanma hususunu aralarında müzakere etme hali
3) Şiddetli geçimsizlik ve kavga durumunda teşekkül eden öfke hali!(12)

Genel olarak rıza ve mülayemet halinde; niyet sözkonusu olmadığı durumda, kinayeli lafızlarla talakın vaki olmayacağı esas alınmıştır. Diğer iki halde ise durum farklıdır. Şöyle ki; şiddetli geçimsizlik ve kavga halinde iken: *Defol, annenin ve babanın yanına git* diyen veya *İddetini bekle* emrini veren koca, boşamaya niyet etmiştir!.. Boşanmayı aralarında müzakere eden karı-koca arasındaki galip olan hal de budur!.. Ancak talaka ehil olan koca; *Ben bu sözümle boşamaya niyet etmedim, boşayabileceğimi ihsas ettirdim* derse, iddiası kazaen tasdik olunur. Zira, *Defol!.. Annenin ve babanın yanına git!..* sözü hem talaka, hem de talaktan başka bir şeye hamledilebilir. *İddetini bekle* emri ise farklıdır. Sonuç olarak; kinayeli lafızlarda ehil olan kocanın niyeti esastır.


Dip notlar
*********

(1) Şeyh Abdulgani El Neydani-El Lübab fi şerhil Kitab-Beyrut: 1400 C: 3 Sh: 37, Ayrıca Molla Hüsrev-Dürerul Hükkam fi şerhu Gureril Ahkam-İst: 1307 C: 1 Sh: 358.
(2) Şeyh Nizamüddin ve heyet-El Feteva-ı Hindiyye-Beyrut: 1400 C: 1 Sh: 348, Ayrıca Şeyh Abdulgani El Meydani-A.g.e. C: 3 Sh: 37.
(3) El Bakara Suresi: 230.
(4) Şeyh Nizamüddin ve heyet-El Feteva-ı Hindiyye-Beyrut: 1400 C: 1 Sh: 348.
(5) İbn-i Hümam-Fethul Kadir-Beyrut: 1315 C: 3 Sh: 175.
(6) İbn-i Hümam-Fethû'l Kadir-Beyrut: 1316 C: 3 Sh: 273 vd, Ayrıca İmam-ı Kasani-A.g.e. C: 3 Sh: 101-103, İmam-ı Merginani-El Hidaye şerhû Bidayetü'l Mübtedi-Kahire: 1964 C: 2 Sh: 8-9.
(7) Mehmed Zihni Efendi-Münkehat ve Müfarakat-İst: 1324 Sh: 247-249. (Not: Hasta olan bir kimse; bu esnada karısını "Talak-ı Bain" ile boşar, kadınnı iddet müddeti bitmeden ölürse, karısı ona varis olur. Hz. Ömer (ra) ve Hz. Osman (ra) döneminde tatbikat budur. Geniş bilgi için/İmam-ı Serahsi-El Mebsut-Beyrut: ty C: 145, Ayrıca Şeyh Abdülgani El Meydani-A.g.e. C: 3)
(8) İbn-i Abidin-Reddül Muhtar Aled Dürril Muhtar-İst: 1983 Sh: 150.
(9) Şeyh Abdulgani El Meydani-A.g.e. C: 3 Sh: 40114. Ayrıca İmam-ı Merginani-A.g.e. C: 1 Sh: 230-231, Şeyh Nizamüddin ve heyet-A.g.e. C: 1 Sh: 344.
(10) Molla Hüsrev-Dürerul Hükkam fi şerhu Gureril Ahkam-İst: 1307 C: 1 Sh: 361.
(11) Mehmed Zihni Efendi-Münakehat ve Müfarakat-İst: 1324 Ş. Mürettibiye Mtb. Sh: 141-142, Ayrıca İbn-i Abidin- a.g.e. Sh: 187-194.
(12) Molla Hüsrev-A.g.e. C: 1 Sh: 367, Ayrıca İmam-ı Kasani-A.g.e. C: 3 Sh: 105 vd.
(13) İmam-ı Kasani-A.g.e. C: 3 Sh: 105, Ayrıca Molla Hüsrev-A.g.e.-İst: 1307 C: 1 Sh: 368, Şeyh Nizamüddin ve heyet-A.g.e. C: 1 Sh: 375, İmam-ı Merginani-A.g.e. C: 1 Sh: 243, İbn-i Hümam-Fethul Kadir-Beyrut: 1315 C: 3 Sh: 90-91.

Konu ledunn tarafından (21.04.2004 Saat 15:54 ) değiştirilmiştir..
ledunn isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla