Üyelik tarihi: 02.08.2002
Teşekkür etti: 0
2 Teşekkür 1 Mesaja aldı
|
CE: Nişanlı çiftler için haram ve helal olan şeyler nelerdir?
|
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız patya7 |
|
|
|
|
haklisin memeoc@n önemli mevzu , benimde yeterli bilgim yok
o yüzdende yanlis bir sey söylemek istemiyorum
bu konuya belki ledunn kardes cevap yazar  |
|
|
|
|
Öncelikle Nişan Nedir.? Nişanlanma ne demektir.? Bunu Bir kavrayalım.
NİŞAN, NİŞANLANMA
Evlenme isteği üzerine verilen söz ile yapılan akit ve merasimler.
Nişan merasimi nikah sayılmaz. Evlenecek kadınla erkeğin birbirini daha iyi tanımaları, eksiklerin tamamlanması, öğrenim ve askerlik gibi bir kısım engellerin aşılması, resmi bazı formalitelerin tamamlanması, belli bir zaman tahsisini gerekli kılar. Yani söz kesilir kesilmez, hemen nikah akdi yapmak çoğu zaman mümkün olmaz. İşte, sözle nikah arasında geçen bu döneme *sözlülük veya nişanlılık* denir. Arapçada *hıtbe* kelimesiyle ifade edilen bu müessese, sözlükte; kız istemek, söz vermek, söz kesmek ve nişanlanmak anlamlarına gelir.
İslamda, ömür boyu beraber yaşayacak olan eşlerin, evliliğe karar vermeden önce gereken tedbirleri alması, iyi düşünmesi gerekmiş ve bunun için de evleneceklerin görüşmesi adet haline gelmiştir. Ancak nişanlıların nikahtan önce birbirlerine haram olduklarından dolayı görüşüp konuşmaları, beraber gezmeleri veya sohbet etmeleri caiz değildir.
Evlenecek eşlerin daha önceden birbirlerini görmeleri mümkün ve caizdir.
Bakılacak yerler ellerle, yüz ve ayaklardır. Muğire (r.a) bir kadınla evlenmek istemiş, Hz. Peygamber (s.a.s) kendisine: *O kadına bak, çünkü bakmak yıldızınızın barışması için daha uygundur* buyurmuştur (Tirmizi, Nikah, 5). Yine Allahın Elçisi, Ensar kadınlarından biriyle evlenmek isteyen bir sahabiye; *Git ve ona bak, zira Ensar kadınlarının gözlerinde bazı göz kusurları bulunabilir* (Müslim, Mesai)
İslam dini dünürcülük safhası ile ilgili bazı düzenleyici hükümler getirmiştir. Bu yüzden, kadın, dünürcülere müsbet cevap vermiş, söz kesilmiş, nişan yapılmışsa, artık bu kadına bir başka erkek dünür gönderemez. Hz. Peygamber (s.a.s) bu konuda şöyle buyurmuştur: *Sizden biriniz din kardeşinin dünürlüğü üzerine dünürlük göndermesin. Ta dünür gönderen ondan önce vazgeçinceye yahut kendisine izin verinceye kadar* (Buhari, Nikah, 45). Teklif kadın tarafından reddedilmişse, bu takdirde ikinci bir isteme caizdir. İlk teklif sahibi, ikincisine izin vermişse, bu takdirde ikinci teklif serbesttir.
İslam hukuku, nişanlıları evlenmeye mecbur etmemiştir. Ancak meşru bir sebep olmaksızın nişanı bozmak mekruh veya haram sayılmıştır. Nişanın bozulması halinde, daha önce mehir verilmiş ise, bunun iadesi gerekir. Nişanlıların birbirlerine verdikleri hediyelere gelince... Bu konuda hibeden dönme hükümleri uygulanarak, bunlar mevcutsa aynen iade edilir. Kullanılmış ve artık mevcut değilse bir şey gerekmez. Şafiilere göre, hediyeler duruyorsa aynen, kullanılmış ve yok olmuşsa bedeli bakımından iade edilirler. Malikilere göre ise, nişanlanma ve evlenme örf ve adetin çok rol oynadığı bir saha olduğu için, hediyeler konusunda o beldenin örfüne uyulur. Örf kaidesi yoksa ve nişanı erkek bozmuş olursa, kadın verilen hediyeleri iade etmek zorunda değildir.
Şimdide NİŞANDA NİKAH Kavramını ele Alalım.
Şeri ölçüleriyle kıyılmış bir nikahın, nişanda olması ile düğünde olması arasında bir fark yoktur. Nikah nikahtır.
Artık nikahlılar birbirleriyle istedikleri gibi görüşür ve ilişki kurabilirler. Ancak günümüzde böyle bir nikahın mahzurlu yönleri de vardır. Eğer Nikah Kıymışlar ise Onlar Nişanlı Değil Bilakis Karı-Kocadır.Asla Ama asla Nişanlı Kimseler gibi davranamazlar.Nişanlılık Döneminde nikah kıymışlarsa Anne Babalar bu Kişilere Artık Nişanlı değil Karı-Koca Gözü ile bakmalı Ataçakları adımları bu doğrultuda atmalıdır.
Nişanda Nikah yaptılar Fakat Nişanı attılar.Başka birisi ile evlenme hazırlığı yapıyor veya evlendi.
1.Nişanlı Çift nikah yaptıktan sonra nişanlı değil karı koca yani evlidirler.Nişan atma söz konusu olamaz.
2.Nişan Atma değil Boşanma söz konusudur.Bunuda iki kısımda ele Alabiliriz.
1- ) Kadının Nikahtan Sonra Ayrılmadan Başka birisi ile Evlenmesi Haramdır.Bunun Vebali Büyüktür.İlk Eşi ile İsterse Cinsi münasebette bulunmasın.
2-) Eğer normal boşama olmuş ise cinsi münasebette bulunmamışlarsa İddettini beklemeden başka birisi ile evlene bilir.
***Fakat Cinsi münasebette Bulunmuşlarsa Kirlenmesi Sona eren günden başlayarak 3 ay iddet bekledikten sonra başka birisi ile evlene bilir.Eğer Hamile ise Bebek doğduktan sonra evlenir.
****
Nice nişanlılar nişanları bozularak ayrı ayrı kimselere varmışlardır. Bunun için nişanlıların ciddi davranmaları ve İslamın yasakladığı hududu aşmamaları gerekir.Dikkat Ederseniz Nişanlılar denmiş Evliler denmemiştir.Nikah kıyıldımı Talak Kısmına dahildir.Ancak Talaklar vuku bulursa ayrıla bilirler.
Eğer nişanlılık Döneminde İllaki nikah yapmayı arzu ederseniz.Kadına Boşanma hakkı verebilirsiniz.Tevfizi Talak.
Tevfiz-i Talak : Mutlak olarak verildiği takdirde erkek için vazgeçme hakkı yoktur.Her iki tarafda (Hem erkek, hem kadın) talak (boşanma) hususunda irade sahibi olur.
Bununla ilgili Geniş Açıklamayı Aşağıdaki Kadının Boşanma Hakkının Üzerine tıklayarak Ulaşabilirsiniz.
Kadinin BoŞanma Hakki
Ayrıca;
MÜKREHİN (ZORLANAN KİMSENİN) BOŞAMASI: Hanefi fukahası; *Akıllı ve büluğa ermiş her kocanın; isteyerek veya ikrah altında iken yaptığı her talak (boşama) muteberdir.* hükmünde müttefiktir. Sahabe-i Kiramdan bir zat, öğle uykusunda iken; karısı göğsüne binmiş ve hançerini çekerek: *Beni üç defa boşa, aksi takdirde öldürürüm* demiştir. Bu tehdit karşısında, üç defa boşamak mecburiyetinde kalmış ve daha sonra Resul-i Ekrem (sav)e müracaat ederek, maruz kaldığı durumu izah etmiştir. Bunun üzerine Resul-i Ekrem (sav): *Boşamada öğle uykusunun hükmü yoktur* buyurarak talakın muteber olduğunu zikretmiştir. Hanefi fukahası *İkrah rızayı kaldırsa dahi ihtiyari ortadan kaldırmaz. Zorlanan kimse iki şerrin evhenini tercih ederek irade ve ihtiyarını beyan etmiştir. Rızanın bulunmaması neticeyi değiştirmez* hükmünde ittifak halindedir.
|