Üyelik tarihi: 09.08.2004 Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
| Genclige hitabe Gençliğe Hitabe
Müslüman'ın çocuğu Azer`lerin nesine;
O halde gel kulak ver; İbrahim`in sesine!
Kâh bir Fenerbahçe`de, sen kâh Beşiktaş`tasın;
Bu sevdâ sevdâ değil; bir beyhûde aşktasın!..
Bırak küçük işleri; top peşinde koşmayı;
Şanlı ecdâdında gör sen çağlayıp coşmayı!
Ecdattaki o şevki şimdi göremem sende;
Haçlı boza pişirir yıllar var ki ensende!..
Dün cihana hükmeden Süleyman`dı; Sinan`dı;
Eyvah ki bugün ümmet gam ateşine yandı!..
Nokta kadar karınca bir bak nasıl çalışır?
Yürümekle a çocuk menzile ulaşır!..
Kimseler ekmek vermez hep sırtüstü yatana;
O bir belâlı yüktür ömür boyu vatana!..
Sünnetine sarıl ki Peygamber-i Zişânın;
İki âlem bağında arttıkça artsın şânın!..
Kör nefsin pençesine bırakırsan kendini;
Artık o bulanık su hemen yıkar bedenini!
İşte Cihad-ı Ekber!... Her nefes savaştasın;
O zâlimin belini tam kıracak yaştasın!..
Zaman gösterdi bize bu âlemde çok belâ;
Zannetme ki ben gencim; benim için yok bela!..
Bitsin şu kör sıtmalar, oyunlar bitsin artık;
Gayesine koşuyor dünyada her yaratık!...
Cihanı doldurmalı Dâvud gibi âvâzın,
Yoksa Yusuf olsan da Züleyha çekmez nazın!..
Kaç büyük gördüm ise ötelere sevdâlı;
Mârifet bir ağaç ki; onun cennette dalı!...
Seni bekliyor minber, seni bekliyor mihrab,
Aşk, îman, ihlâs, vefa, kulluk istemede Rab!..
Kaç günün oldu heder, bir dönüp bak arkana,
Âdem devrinden beri bu toprak doymaz kana,
Hangi selvi gölgesi bilir misin mezarın?
Şahlar, sultanlar gitti nerde ibret nazarın?
Ben bir delikanlıyım; daha günüm çok benim,
Eğer böyle diyorsan; sana sözüm yok benim!..
Sabah, akşam, gece, gün, her nefes telâştasın,
Fakat sen Ali gibi, Mus`ab gibi yaştasın!..
Şâmil`in yiğitleri dağlara kurdu çadır,
Candan cânandan geçti bu bahadır!..
Kalemin gücü yetmez, bunun hikâyesi zor,
Delikanlım, milletin senden Fetih bekliyor!..
Niye küçük işleri, iş edinirsin niye?
Yedi tepe üstüne dik bir Süleymaniye!..
Melekler alkış tutsun, seni tarihler yazsın,
Bedr`in arslanı gibi destanlara sığmazsın!...
Kaş vermek, can vermek var, ermek için murâda,
Öyle zaman olur ki, gemi yürür karada!...
Bir bak ki Yüce Fatih devirdi nice şâhı,
İşte ben ona derim yeryüzü pâdişahı!...
Kır atın terkisinde dünyayı taşıdı o;
Yürekler dolu aşkı, sevdayı taşıdı o!...
Ordusunun önünde ak yüzlü Pîr`ler vardı,
Şu Feth-i Mübîn çin hep Allah`a yalvardı!...
Îman, ihlâs, aşk varsa, yetişir dâd-ı Hudâ!..
Fatih`in ordusuna bu bir imdâd-ı Hudâ!...
Fakat senin yolunda şeytanın oyun taşı,
Gelin el ele verin, bir yere koyun taşı!...
Sinan'ın ustalığı, Yunus`un aşkı lâzım,
Hep top peşinde koşmak, böyle olmaz cancazım!
Kâh bir Fenerbahçe`de, sen kâh Beşiktaş`tasın,
Delikanlım, dağları devirecek yaştasın!..
Nasıl çırpınır kuşlar, nasıl bal yapar arı?
İnsan bir kere olsun düşünmez mi bunları?
Destanlarımız vardı, bir zamanlar ne idik?
Cihadı terk edince surda açıldı gedik!...
Kalplere kazma vurdu, içteki sinsi düşman,
O ay yüzlü Leylâ`ya kolay değil kavuşman!..
Ateşten deryalarda sanki mumdan bir gemi,
Ben tıpkı onun gibi görmedeyim ülkemi!
İçki, kumar ve fuhuş, daha binlerce belâ,
Kuş misâli avladı nesilleri evvelâ!..
Su yerine alırsa viskiyi ve esrarı
Büyük küçük bilir mi; koca tanır mı karı?
Böyle bir felaketi hiç kimse umar mıydı?
Hayasızlık, çıplaklık ecdadında var mıydı?
Benim iffet örtümün derdine düştü zâlim,
Ecdadın mirasını tek tek bölüştü zâlim!..
Safa sarayımızı Timsahlar etti talan,
Hiç olurmu sen topa , sen oyuna sevdalan!..
Tek bir yüreğin kârı değilken acımız,
Seni nasıl bu türlü sarhoş eder maçımız?
Kazanan kaybeder kim? Silahlar patlar güm güm!
Talihime ağlasın:rahlem , kılıcım, süngüm!..
Artık caddeler teslim çılgınlığın seline,
Ne geçti senelerdir delikanlım, eline?
Şu beyhûde sevdâna, senin terine yazık,
Eğer böyle gidersen olur yerine yazık!
Sen beşikten mezara kadar bir savaştasın,
Ecdâdının rûhunu şâdedecek yaştasın!..
Ayasofya hep mahzun, hicranı beni yakar,
Bunun bir mânâsı da Feth-i Mübini inkâr!
Kör mühür vurulurken doğmamıştın daha sen,
Onu bir Fatih gibi hibe et Allah' a sen!..
Sanki can mumu sönmüş, sanki îmanlar türab,
Mescide hor bakana merhamet eder mi Rab!..
Hani niyazın, şükrün, secdelere varışın?
Sana ne faydası var, şu çığlınca yarışın?
Benim kuşlarım kendi gülistanında garip,
Mazluma ve yetime sen olacaksın sahip!..
Merhametten şefkatten kör vicdanlar haz almaz,
Onun kara kinini bahar almaz, yaz almaz!..
!.. İnci inci gözde yaş, göğsünde derin yara,
Okumak için kızın gitsin hangi diyara?
Küçük görme kendini, delikanlım başı çek,
Yıllardır bekliyoruz, yolumuzdan taşı çek!..
Hâla mı maç derdinde, Fener, Beşiktaş'tasın?
Bize o gül devrini sen açacak yaştasın |