Üyelik tarihi: 10.07.2004 Teşekkür etti: 0
5 Teşekkür 2 Mesaja aldı
| İki Köle Padisah iki köle almisti ucuza. Konusup degerlerini anlamaya çalisti. Çünkü âdemoglu dilinin altinda gizlidir. Evde inci mi var , bugday mi , akrep-yilan mi dolu , yoksa altin hazinesi mi?... Kapi açildiginda içerisini gösterir ya!... Bedenin kapisi da agizdir. Kölenin biri konusmaya basladi, zeki ve tatli sözlü idi. Düsünmeden öyle sözler söylemekteydi ki , baskalari bes yüz defa düsünüp ancak öylesini söyleyebilirlerdi. Sanki içinde denizler var, onlarda incilerle dolu idi. Onda parlayan her incinin nûru, Hak ile bâtili ayirir, o nur kimde olsa her sualin cevabini da verebilirdi.
Diger köleyi yanina çagirdi padisah, huzura getirildi. Agzi kokuyor, disleri de kapkaraydi. Yokladi biraz, pek hoslanmadi ama, nesi var nesi yok anlamak için sirlarini arastirmaya basladi. Önceden yokladigi zeki köleyi :
-Haydi hamama git, yikan , temizlen. Yeni elbiseler giy , diyerek uzaklastirirken , agzi kokan köleye dedi ki :
-Bak bu gönderdigim köle senin hakkinda :
"Hirsizdir, dogru adam degildir. Münasebetsiz hareketlerde bulunur, ahlaksizdir, lânetin tekidir, söyledir, böyledir..." diyerek az kalsin beni senden sogutacakti, ne dersin arkadasinin sözleri hakkinda?...
-Padisahim , olabilir ki bende bazi ayipli seyler görmüstür. O daima dogruyu söyler. Onun gibi dogru sözlü adam görmedim. Yaratilisinda var dogruluk. Ne derse desin , asli yok diyemem. Kusuru üzerime alirim dogrusu. Göremedigim kusurlarimdir derim. Kendi yüzümü göremem lâkin senin yüzünü görürüm, sende benim yüzümü görürsün. Kendi yüzünü görene ; ne mutlu!... Ölse bile nûru bâkidir. Çünkü onun görüsü Hak görüsüdür.
Padisah dedi ki :
-Simdi o senin ayiplarini söyledigi gibi , sen de onun ayiplarini söyle ki , dostum oldugunu bileyim.
Köle dedi ki :
-Padisahim , o benim iyi bir kapi yoldasimsa da, kusurlarini söyleyeyim : Sevgi , vefa , insanlik , dogruluk , zeka , ve dostluktur. En önemsiz kusuru cömertlik ve düskünlere yardim etmektir. Ama ne cömertlik ?... Canini bile verir.
Padisah dedi ki :
-Arkadasini ögmede bu kadar ileri gitme. Onu ögerken de kendini de methetmeye kalkisma. Çünkü onu imtihana çekersem utanirsin?...
Köle dedi ki:
-Hüküm ve kudret sahibi , bagislayan ve aciyan Allah’a andolsun !... Nebi ve Resulleri ihtiyaci oldugundan degil, fazlindan , kereminden gönderen , ayaklar altinda ki topraktan yüce padisahlar yaratan , onlari topraktan yaratilan mahlûkatin tabiatindan aritan , gök ehlinin derecelerinden üstün kilan Allah’a andolsun ki ; kapi yoldasim ve dostum , bu benim sözlerimden yüz kat daha üstündür. Ben ancak onun vasiflarindan bilebildiklerimi söyledim. Fakat ey kerem sahibi ; inanmiyorsan ne yapa bilirim ki ?...
Padisah dedi ki :
-Simdi artik kendi halinden bahset. Ne vakte dek sunun bunun durumunu anlatacaksin?... Söyle bakalim , senin neyin var?... Ne elde ettin , denizin dibinden ne inciler getirdin?...
Ölüm günü duygu kalmaz; can nûrun var mi ki gönlüne yar olsun?..
Mezarda göze toprak dolar; kabrini aydinlatacak nûrun var mi?..
Bu elin ayagin gidince;can kusunu uçuracak kanadin var mi?...
Bu hayvâni can gidince;yerine koyacak bâki canin var mi?...
Her sey bir sebepler ve sonuçlari seklinde zuhura çikar ama Allah bunu avamdan gizledi, kendi haslarindan degil. Ben de bir emiri tuzaga düsürmek istersem emirlerden gizlerim ama, vezirden saklamam. Ben bilirim ama, sen de bir nisane ver?...
Köle dedi ki :
-Madem ki olani biteni oldugu gibi biliyorsun , peki beni söyletmeden amacin nedir?...
Padisah dedi ki :
-Dünyayi izhar etmekte ki hikmet, Allah’in ilmindekileri izhar etmektir. Fiilleri açiga çikarma zorunlulugu, sirrinin açiga çikmasi içindir.
Öbür köle hamamdan gelince padisah, onu da digerinin bulunmadigi zamanda huzura çagirdi, dedi ki :
-Sihhatler olsun, afiyetler olsun. Ne de lâtif, zarif ve güzelsin. Fakat yazik , öbür kölenin söyleyip durdugu kötü huylarin da olmasa ne olurdu?...
Köle dedi ki:
-Padisahim , o dinsizin hakkimda söylediklerini bir parçacik anlat!...
Padisah:
-Önce ikiyüzlülügünü anlatti. Güya sen görünüste deva, ama aslinda bir dert imissin!... dedi.
Köle, dostunun nasil kötüledigini bu sekilde padisahtan duyunca derhal kizdi, köpürdü!... Onun aleyhinde bulunma dalgasina düstü. Nihayet hadden asti dedi ki:
-O önceleri benimle dosttu!... Kitlikta kalmis köpek gibi hayli pislik yemisti!...
Durmaksizin onun aleyhinde konusmaya devam edince padisah, elini agzina götürüp:
-Kâfi!... dedi. Bu sinamayla onu da anladim, seni de!... Onun agzi kokmus ama, senin canin kokmus!..
Ey kokusuk canli !... Uzakta otur.
O âmir olsun , sen onun memuru ol!...
Mesnevi : 2. Cilt - Sayfa : 64 - .... - 80 |