ilahi prensibin bir istisnası olarak insanlar arasında nadir de olsa, cinsiyet karışıklığı olan kimseler bulunur. Bunlardan bazılarında hem erkek, hem de kadın özellikleri bir arada olur.
İşte bu gibi insanlar hunsa adını alırlar. Bunların, erkek veya dişi oldukları ortaya çıkarsa problem kalmaz. İslam ibadet ve muâmelelerinde sonuca göre işlem görürler. Ancak erkek veya kadın oldukları belirlenemezse hunsa-ı müşkil adıyla haklarında aşağıdaki hükümler cereyan eder.
Bir insanın hunsa olması halinde; o kişide ya iki uzvun bir arada bulunması veya her iki uzvun da bulunmaması haline bakarak iki durum düşünülür. Şöyle ki: Bir hunsa da iki uzuv da bulunmazsa kendisinde sakal veya memenin varlığıyla şüphe ortadan kalkar. İki uzuv da mevcutsa, idrar yeri hakem kılınır. Eğer erkeklik uzvuyla idrar yapıyorsa erkek sayılır. Kadınlık uzvuyla bevlediyorsa kadın olduğuna hükmedilir; diğer uzuv, zaid sayılır. Eğer iki uzuvdan da idrar yapıyorsa, idrarın ilk çıktığı uzva itibar olunur: diğerine itibar olunmaz (es-Serahsî, el-Mebsut XXIX, 91-92).
İki uzuvla bir anda idrarını yapıyorsa, kendisinden daha çok idrar çıkan uzva göre hüküm verilir. Bu Ebû Yusuf'la, İmam Muhammed'e göredir. Ebu Hanife bu son durum hakkında susmayı tercih etmiştir (Ömer Nasuhi Bilmen, Hukuk-ı İslâmiyye ve Istılâhât-ı Fıkhiyye Kamusu V, 367).
İki uzuvdan eşit miktarda bevl çıktığı taktirde ise Ebû Hanife'ye göre diğer belirtilerin ortaya çıkması beklenir. Şöyle ki, Erginlik çağında erkekler gibi ihtilâm olur veya erkek gibi cinsel ilişkide bulunursa, yahut sakalı çıkarsa erkek olduğuna hükmedilir. Bunun aksine kadın gibi ay hali görür ve memesi kabarıp ortaya çıkar memesinden sut iner veya gebe kalırsa yahut da **** bulunursa kadın olduğuna hükmedilir. Bu son meselede Ebû Yûsuf ve İmam Muhammed susmayı tercih etmişlerdir (es-Serahsî, a.g.e, XXlX, 104).
Hunsanın, erkeğe veya kadına meyletmesi ve ihtilam olması, hayız görmesi gibi gizli konularda kendi sözüne itibar edilir. Bununla da durum ortaya çıkar. Ancak sonradan ortaya çıkan durum, onu yalanlarsa bu sözleri geçerliliğini kaybeder. Erkek olduğunu iddia ettiği halde çocuk doğurması gibi (Bilmen, a.g.e, V, 368).
Velhasılı kelam:
Bir kimse iki cinsiyetli ise hangi tarafı ağır basıyor ise o tarafa göre hüküm verilir... Kadın tarafı ağır basıyorsa kadındır, erkek tarafı ağır basıyorsa erkektir...
Fakat ne kadın-ne de erkek olduğu belli değil ise... bunlardan hem kadınların hemde erkeklerin sakınması gerekir... Bunlar namaz kılarken dahi ne kadınların- ne de erkeklerin safında yer alırlar... ikisinin ortasında bulunmaları gerekir... kadınların safında bulunurlarsa erkek olma ihtimalleri vardır... erkeklerin safında bulunurlarsa kadın olma ihtimalleri vardır..... Namazı fasit yaparlar...
Normal doğupta cinsiyet değiştirmek haramdır... Allahın yarattığını beğenmemezlik olur...
http://www.delikanforum.net/showthread.php?t=20057