s.a
sevgili kardeşimizin açtigi başligi okuyunca biraz tebessüm ettim dogrusu ,
çünki bu tip siyasi oyunlar yahudilerin dünya siyasetinde en çok kulandigi demokrasi denilen rejimin zafindan faydalanip yada kuruculari olduklari için sisitemi kendilerine uygun şekilde dizayn ettikleri ve bu anlamda iktidarda muhalefetde kendilerinden olmasini sagliyarak (ekonomik ve teknolojik güç)
toplumlari güdmeleri anlayişinin bir yöntemidir...
dunya üzerinde demokratik yada başka rejimler olsun neticede siyonistler yada dünyanin sahte ilahlarinin menafaati varsa o beldelerde orda mutlaka en güçlü iktidarda muhalefetde onlarin kontrolunde olmalidir.
bunun yolu parasal güç ve kara bilim elerinde olmasi ve sisitemin kuruculari olmalari onlara avantaj saglar medyanin güçünüde ellerinde oldugunu bilirsek
anlariz zaten neyin ne oldugunu
şimdi tayib yada erbakan böyle bir gizli bir birliktelikleri olsaydi menfii anlamda inanin bana bu kafirler ahmaktir ama aptal degillerdir...ve dünyada rastlantiya ve tesadüfe dayali bir sistem asla kabuletmezler,(ancak toplumlara kainat tessadüfen oluşmuştur derler:)) kontrol edemedikleri ülkelere savaş açarlar yani asla bu gibi anlaşmalara göz yumazlar ve su uyur düşman uyumaz sözünden bakarsak ve elerindeki teknolojik güçüde düşünürsek bu gibi oyunlari yemezler bakin bir zina suç olmasin diye aldiklari tavir ortadadir....
kisacasi düşman aptal degil ve demokrasi denilen rejim onlarin uzmanlik alani
zaten çikiş amaci kendi iktidarlarini saglamlaştirmak ve kendilerini gizlemek ve toplumlarin kendilerini yönetigini sanmalarini saglamak :)))))
açmak lazim gözleri görmek için bakmak degil anlamak için bakmak lazim olaylarin arakasindan ne var kim var sonuç kime yariyor bunlara dikat edersek
görecegimiz şudurki perdedekiler sadece oyuncu artis aktirst fügran asil yönetenler fildişi gök delenlerden bakiyor insanliga haberimiz ola
birde bizim ölçümüz kuran ve sünnet anlayişinda olmali her ne olursa olsun bu ölçüden sapmamak gerekir nedenmi ?
allah aziz dir ve galib olan odur ...geris angarya (yüz üstü çok süründün ayaga kalk sakarya )
hz allahin ne tayyibe ne erbakana nede ona buna ihtiyaci yoktur nurunu tamamliyacaktir.. burda bize düşen onun ölçülerine ne kadar sadik oldugumuzdur...kimin yaninda oldugumuzdur.. rüzgara göre yön degiştirmez müslüman, güce tapmaz müslüman, müslümanin allaha dayandikça güvendikçe güçlüdür...onun için politika siyaset bunlara fazla itibar etmemek lazim gelir ..
siyasetin şerinden allaha siginmak lazim degilmi ..hem Allahin bİzden istediklErini yapsaidik hiç başimiza bunlar gelirmiydi.
bir toplum neye layiksa onla yönetilir...ozaman kendimizi nefsimizi temizlemekten başlamali insan göreve, camiye gitmeyen adami siz cepheye nasil süreceksiniz? ...namazi kilmayan adami
allah için nasil cepheye süreceksinzi? iman dan nasibsiz insandan nasil hak ölçülerinden mücadele bekliyeceksiniz.? ve dayanagi
ALLAH C.C OLAMAYAN HAREKETDEN NASİL GALİBİYET BEKLİYE BİLİRİZ...?
tabi burda siyasi alanda mücadele verenlerin niyetlerini bilemiyoruz .. tam anlamiyla ancak demokrasi içinde mücadele etmek strançta rakibinize karşi bir hamle geriden gitmek demek yani siz bir hamle atacaginiz zaman zaten karşinzidaki sizin hamlenizi sizden öncebiliyor demek ve ona göre tedbirini almiş demektir. bu sisitemde böyle mücadele etmek çok zordur yani bana kalirsa yanliştir...
dikat ederseniz bizdeki politikacilar nediyor batiya gidince örnegin tansu çiller
aaa sakinha bizi desteklemezseniz bizi avrupaya almazsaniz bu islamcilar yer altina iner, imam hatipleri kaparsaniz kontrol edemezsiniz falan filan ....
kendi meşhuriyetini müslümanlari ifşa etmekte bulan politikacilar varken ne beklenir bu sistemden degilmi ?
birde müslümanlar yek bir vücud olsalar demokraside olsa başka bir rejimde olsa viz gelir tırıst giderdi şöyle düşünün tek bir vücud olmuş bir ümmet neler yapardi ? ve birlikte hareket edebilen uyumlu bir ümmet oy oy neler yapardi
hak ka dayanmiş saf saf olmuş bir ümmet neler yapardi ?
FAKAT ŞU ALTA EKLEDİGİM ŞİİRDEKİ ŞUURDAKİ BİR MÜSLÜMAN BİR ÜMMET NELER YAPABİLİR?
NECİP FAZİL ÜSTADİMİZDAN
Bir genclik, bir genclik, bir genclik...
"Zaman bendedir ve mekan bana emanettir!" suurunda bir genclik...
Devlet ve milletin büyük capa ermis yedi asirlik hayatinda ilk ikibucuk asrini ask, vecd, fetih ve hakimiyetle süsleyeci; üc asrini kaba softa ve ham yaboz elinde kenetleyici; son bir asrini, Allah’in, Kur’an’inda "belhüm adal" dedigi havyandan asagi taklitcilere kaptirici; en son yarim asrinida isgal ordularinin bile yapamayacagi bir cinayetle, Türkü madde planinda kurtardiktan sonra ruh planinda helak edici tam dört devre bulundugunu gören... Bu devreleri yükseltici ask, cürütücü taklitcilik ve öldürücü küfür diye yaftalayan ve simdi, evet simdi... Besinci devrenin kapisi önünde dimdik bekleyen bir genclik...
Gökleri cökertecek ve yeni kurbaga diliyle bütün "dikey" leri "yatay" hale getirecek bir nida kopararak "mukaddes emaneti ne yaptiniz" diye meydan yerine cikacagi günü kollayan bir genclik...
Dininin, dilinin, beyninin, ilminin, irzinin, kininin, öcünün davasi bir genclik...
Halka degil hakka inanan, meclisinin duvarinda "Hakimiyet hakkindir" düsturuna hasret ceken, gercek adeleti bu inanista ve halis hürriyeti Hakka kölelikte bulan bir genclik...
Emekciye "Benim sana acidigim ve yardimci oldugum kadar sen kendine aciyamaz ve yardimci olamazsin! Ama sende, zulüm gördügün iddiasiyle, kendi kendine hakki ezmekte ve en zalim patronlardan daha zalim istismarcilara yakani kaptirmakta basibos birakilamazsin!" kapitaliste ise "Allah buyrugunu ve Resul ölcüsünü kalbinin ve kasasinin kapisina kazimadikca serbest nefes bile alamazsin!" ihtarini edecek... Kökü ezelde ve dali ebedde bir sistemin, askina, vecdine, diyalektigine, estetigine, irfanina, idrakine sahip bir genclik...
Bir bucuk asirdir yanip kavrulan, bunca kesfine ve oyuncagina ragmen buhranini yenemeyen ve kurtulusunu arayan Bati adaminin bulamadigini, Türkün de yine bir bucuk asirdir iste bu hasta Bati adaminda buldugunu sandigi seyi, o mübarek olus sirrini cözecek ve her sistem ve mezhep, ortada ne kadar hastalik varsa tedavisinin ve ne kadar cennet hayali varsa haikatinin Islam'da oldugunu gösterecek ve bu tavirla yurduna, Islam alemine ve bütün insanliga numunelik teskil edecek bir genclik...
" Kim var " diye seslenilince, sagina ve soluna bakinmadan, fert fert " Ben varim !" cevabini verici, her ferdi "benim olmadigim yerde kimse yoktur!" duygusuna sahip bir dava ahlakini pirildatici bir genclik...
Can tasima liyakatini, canlarin cani ugrunda can vermeyi cana minnet sayacak kadar gözü kara ve o nisbette strateji ve taktik sahibi bir genclik...
Büyük bir tasavvuf adaminin benzetisiyle, zifiri karanlikta, ak süttün icindeki ak kili farkedecek kadar gözü keskin bir genclik...
Bugün, komik Üniversitesi, hokkabaz profesorü, yalanci ders kitabi, cikartma kagidi sehri, muzahrafat kanali sokagi, fuhs albümü gazetesi, saskina dönmüs ailesi ve daha nesi ve nesi, hasili, güya kendisini yetistirecek bütün cemiyet müesseselerinden aldigi zehirli tesiri üüzerinden silkip atabilecek, kendi öz talim ve terbiyesine, telkin ve temmiyesine memur vasitalara kadar nefsini koruyabilecek, tekbasina onlara karsi durabilecek ce cetinler cetini bu isin destanlik savasini kazanabilecek bir genclik...
Annesi, babasi, ninesi ve dedesi de icinde olsa, gelmis ve gecmis bütün eski nesillerden hicbirini begenmeyen, onlara "Siz Günesi ceketinizin astari icinde kabetmis marka müslümanlarisiniz! Gercek müslüman olsaydiniz bu hallerden hicbiri basiniza gelmezdi!" diyecek ve gercek müslümanligin "ne idügü" nü ve "nasil" ini gösterecek bir genclik...
Tek cümleyle, Allah'in kainati yüzüsuyu hürmetine yarattigi Sevgilisinin alemleri manto gibi bürüyen etegine tutacak, On'dan baska hicbir tutanak, dayanak, siginak, barinak tanimayacak ve O'nun düsmanlarini ancak kubur farelerine denk muamaleye layik görecek bir genclik...
Bu gencligi karsimda gärüyorum. Maya tutmasi icin otuz küsür yildir, devrimbaz kodamanlarin viski cektigi kamistan borulara cigerimden kalemime kan cekerek yirtindigim, kivrandigim ve zindanlarda cürüdügüm bu genclik karsisinda, uykusuz, susuz, ekmeksiz, basimi secdeye mihlayip bir ömür Allah'a hamd etem makamindayim. Genc adam! Bundan böyle senden bekledigimi, manevi babanin tabutunu musalla tasina, Anadolu kitasi büyüklügündeki dava tasini da gedigine koymandir.
Surda bir gedik actik; mukaddes mi mukaddes !
Ey kahpe rüzgar, artik ne yandan esersen es!.
Allah'in selami üzerinize olsun
Necip Fazil KISAKÜREK
s.a