Tekil Mesaj gösterimi
  #2
Alt 12.10.2004, 00:30
tarik167

 
tarik167 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 31.01.2004
Mesajlar: 227
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
CE: AB yolunda, Kur’an nasıl tahrif ediliyor?

Bu ne biçim din kitabı?

İlköğretim 7. sınıfta okutulan “Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi” ders kitabına bakınca yeni bir “devrim”le karşı karşıya olduğumuzu farkediyorum. Milli Eğitim Bakanı, “Sadece İslamiyeti öğretmek olmaz. Bütün dinleri öğreteceğiz.” Demişti. Söylediğine uygun bir kitap hazırlatmış. Ne kadar batıl din varsa, ne kadar beşerî inanç manzumesi varsa, din adı altında onlar da anlatılmış. Bu anlatmada açıkça “taraf” tutulmuş. Allah indinde yegane hak din olan İslamiyet, son derece kuru ve yavan bir üslupla anlatılırken, beşerî sistemler övülerek, pohpohlanarak anlatılmış. Kullanılan resimler hep Avrupa menşeli. Bütüne bakıldığında, “batılı tasvir safi zihinleri idlâldir” kaidesine uyulduğu ve saf zihinleri bulandıracak yığınla bilgi ve fotoğrafların kitabın sayfaları arasına doldurulduğu görülmekte.

AKP iktidarı bu cihette de devrim yaptı. 1982 Anayasası ile okullarda din dersi öğretmek mecburî hale gelince, epey bir müddet din derslerinde -yarım yamalak da olsa- İslâmî bilgiler öğretilmişti. Bu iktidar zamanında durum değişti. “Yalnızca İslâmiyetten bahsedilmesine” son verildi. Allah’ın dinini tahrif eden, bozan, Kur’an-ı Azimüşşan’ın nüzulüyle birlikte hükümleri bütünüyle nesholan hıristiyanlık ve yahudilik, bol resimlerle anlatılmaya; Hinduizm, Budizm de öğretilmeye; fotoğralarda sık sık Avrupa kadınlarına yer verilerek zihinlere “örnek kadın modeli” diye bu şekilde tesettürsüz kadın imajı telkin edilmeye başlandı.

AKP Türkiye’yi Avrupa’ya uydurmak adına pek çok şey yaptı. Ama artık bu son yaptıklarıyla bardağı taşırdı. Doğrudan çocuklarımıza, ciğerpârelerimize el atması ve onları “zorla” bizim istemediğimiz tarzda yetiştirmek istemesi düşündürücüdür.

Bu ülkede yaşayan hıristiyan ve yahudi vatandaşlar kendi çocuklarına dinlerini -yaş sınırı olmaksızın- en mükemmel şekilde öğretebilmektedirler. Sıra Müslümanlara gelince bu mümkün değildir. Bundan iki sene önceydi, çocuğumu camideki yaz Kur’an kursuna göndermiştim. Bir müddet sonra ağlaya ağlaya geri geldi. Hoca efendi, “yaşın tutmadığı için seni kabul edemeyeceğiz!” demiş. Hoca efendiye ne diyecektik, o emir kuluydu. Peki çocuğum Kur’an’ını, dinini nereden öğrenecekti? İş başa düşmüştü. Oğlumu, yeğenlerimi ve komşuların çocuklarını topladım, onlara iki ay boyunca Kur’an ve temel dinî bilgileri öğrettim. Yeni TCK’ya göre artık bu da mümkün olmayacak.

Okullarda okutulan “din kültürü” derslerinden bahsettik. Orada İslâmiyetten başka herşeyden bahsediliyor. Yani bu dersler vasıtasıyla Müslüman çocukların dinlerini öğrenmeleri mümkün değil. Binlerce Kur’an kursu da kapandı. İlköğretimi bitirmeden de çocukların mevcut Kur’an kurslarına gitmeleri yasak. 12 yaşından öncekilere yaz Kur’an kursları da yasak. Şimdi yeni TCK’ya göre insanların hoca tutarak kendi çocuklarına ve yakınlarına dinlerini öğretmeleri de yasak!. Peki söyler misiniz, bu ülkenin Müslüman halkı çocuklarına dinlerini nasıl öğretecekler?

Şu anda ülkemizde tatbik edilen “mecburî tek tip eğitim modeli”nin dünyada bir benzeri var mıdır? Komünist sistemin hakim olduğu demirperde ülkelerinde uygulanmış olan bir modeli aynen devam ettirmenin kime ne faydası var?

Resimlerle dolu, İslâmî bilgi ve şuur vermekten fersah fersah uzak ”Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi” ders kitabına bakarak şu soruları sormaktan kendimi alamıyorum:



“Benim çocuğum bu kitabı okuyarak hangi dinin kültürünü ve hangi ahlakı öğrenecek? Ben çocuğuma İslam dininin ve İslam ahlakının öğretilmesini istiyorum. Bir baba olarak bu da benim en temel hakkım. Peki çocuğumuza güzel dinimizi nerede öğreteceğiz?”

Sayın bakanla ve sayın ilgililerle, bu eğitim modelinin ne derece “millî” olduğunu da tartışabiliriz. Ama şimdi sırası değil. Diğer ders kitaplarındaki yanlışlıkları, çocuklarımızın kafasına fuzûlî yığınla bilginin zorla doldurulmasını şimdilik şöyle bir tarafa bırakalım. İnancımıza göre, “hayatın hayatı” olan dinimizi bu şekilde sulandıran bir müfredatın ve ders kitaplarının âcilen gözden geçirilmesi gerek. “Avrupa Birliğine Uyum” adı altında bir neslin heder olmasına nasıl rıza gösterilebilir?

Amerika şimdi Afganistan, Pakistan ve Irak’ta okullarda ve hatta “medreselerde” okutulan ders kitaplarını dahi kendisi Amerika’da bastırıyor ve o ülkelerde dağıttırıyor. Bizim ülkemizde şimdilik böyle bir durum mevzubahis değil. Baskı yerlerine baktığımızda, bu kitapların bu ülkede basılmış olduğunu görmekteyiz. Ama Amerika’da bastırılmış olsaydı, durum çok mu farklı olurdu? Niyet, hıristiyanlığa veya “yahudi hıristiyanlık” da denilen Bush’un evangelizmine “yumuşak geçiş” ise onu da bilelim...

Sayın ilgililer, “sadece İslamiyeti öğretmekten” vazgeçerek, AB’den ve bilmem nerelerden ”âferin” almış olabilirler. Ama şunu unutmasınlar, bu davranışlarıyla bu ülke insanının “âhını” alıyorlar.
__________________
o geliyor müjdeler olsun
tarik167 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla