Tekil Mesaj gösterimi
  #1
Alt 26.10.2004, 14:10
Alperen

 
Alperen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 20.01.2003
Mesajlar: 4.731
Teşekkür etti: 20
37 Teşekkür 25 Mesaja aldı
Farkli AtatÜrk

Atatürk'ün şoförü Seyfettin Yağız'ın, dün Tercüman'da yayınlanan sözleri son derece önemli. Yağız, Atatürk'ün İsmet Paşa'yı (İnönü), İsmet Paşa'nın da Atatürk'ü pek sevmediğini söylüyor.


Doğru, zaten daha sonraki gelişmeler de bunu gösteriyor.


Atatürk, sağlığı sırasında İsmet Paşa'yı yanından ayırmadı. Ne istiyorsa emretti, İsmet İnönü de yerine getirdi. Mustafa Kemal'in de zaten bu yapıda bir insana ihtiyacı vardı. İnönü, O'na sağlığında herhangi bir sıkıntı vermedi. İstese de veremezdi. Çünkü, Atatürk ile İnönü arasında çap farkı vardı!


İnönü, Atatürk döneminde öyle ya da böyle bir "manevi kudret" elde etti. Çünkü, sürekli olarak Atatürk'ün yanındaydı. Daha sonra da o kudreti dilediği gibi kullandı.


Atatürk vefat etti...


İnönü bir sahne kurdu. "Atatürkçülük" adına bir perde oluşturdu. O perdenin arkasına geçip, ne istiyorsa onu yaptı! Sürekli olarak "Atatürkçülük" adına, bu millete kendi istediklerini empoze etti.


Ondan sonrakiler de aynısını yaptılar...


Herkes kendine göre bir "Atatürkçülük" icat etti. Bunu götürüp milletin önüne koydu.


Baksanıza şimdi de "Kemalizmde reform" denilen bir süreç başlatıldı. Atatürkçü düşünce sisteminin içi, AB sürecinde yeniden doldurulacakmış. Özellikle de "Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir" ifadesi!


Merak ediyorum, bu ifadenin içi nasıl doldurulacak acaba?..


"Hâkimiyet kayıtsız şartsız Avrupa Birliği'nindir" mi denilecek?


Eğer öyle denilecekse, bunun adı "Atatürkçülüğün içini doldurmak" olmaz. Bunu yapmak isteyenler, sadece milleti kandırmış olurlar!


* * *


Son günlerde sık sık tekrarlanıyor. Herkes, AB sürecinde Mustafa Kemal Paşa adına ahkâm kesiyor. Genellikle de hep aynı sözler söyleniyor:


- Atatürk'ün bize gösterdiği yol, Avrupa Birliği'dir.


Nereden çıktıysa!...


Atatürk ne zaman bize böyle bir yol gösterdiyse!..


Olsun, ne fark eder... Her zaman yapıldığı gibi yine "Atatürkçülük" oyunu oynanıyor. Atatürk'ün arkasına sığınılıp, onun adına birtakım işler kotarılmaya çalışılıyor.


Oysa tam tersi...


Sağlığında batılı bir gazeteci Atatürk'e soruyor:


- Siz Avrupalı olmayı mı hedefliyorsunuz?


Atatürk "hayır" diyor:


- Biz, kendimiz olacağız!


. . . . . . . . . .


Hele hele giderek yaygınlaşan "Avrupa her şeyin iyisini bilir" zihniyetiyle, Atatürk'ün hiç mi hiç ilgisi yok. Dünkü Tercüman'da yayınlanan olay bile bunun en büyük göstergesi...


Bir hizmetli Savarona Yatı'nda, Atatürk'ün ağırladığı Kralın üzerine kahve döküyor. Kral, "Sizin etrafınızda terbiyeli kimse yok" deyince de Atatürk cevabı yapıştırıyor:


- Ben bu milleti her şeye alıştırdım, ama uşaklığa alıştıramadım!


Bir yanda Atatürk'ün bu sözleri...


Diğer tarafta da Avrupa'nın her talimatını yerine getirmek için nöbette bekleyen sözde Atatürkçüler!


Hiç birbirlerine benziyorlar mı?


. . . . . . . . . .


Kim ne derse desin, Mustafa Kemal Paşa bu milletin dinine saygılı bir insandı. Milletin diniyle değil, hurafelerle uğraştı. Kimse O'na "Diyanet İşleri Başkanlığı'nı kur" diye baskı yapmadı. Kendisi istedi, kendisi kurdu. Vatandaşın ibadeti ile hiç uğraşmadı.


Peki İnönü dönemi öyle mi?


İnönü döneminde, vatandaş Kur'an okumaktan korkar oldu. Gerçi, kâğıt üzerinde bir yasak yoktu, ama pek çok insan takibata uğruyordu.


. . . . . . . . . .


Atatürk, bir gün kış kıyâmette arabasını Opera'nın önünde bıraktı. Türk Ocağı Binası'na yürüyerek gitti. Bina inşaatını yapan mimara, "Burası yüzde yüz Türk" olacak" talimatını verdi:


- Türk mimarisine göre inşa edilecek, Türk motifleri ile süslenecek. Bina inşaatında çalışan işçiler bile Türk olacak.


Şimdi nerede o hassasiyet?


Mustafa Kemal'in ardından bu ülkede pek çok yönetici Türk adını kullanmaktan bile kaçar oldu!


Mustafa Kemal Paşa çok farklıydı...


O'nun adını kullananlar çok farklı!


Maalesef, ölümünden sonra fikirleri öksüz ve yetim kaldı. Kimse, kendi Atatürkçülüğüne toz kondurmadı, kondurmasına da... Sadece ve sadece Atatükçülüğün istismarı yapıldı.



Emin Pazarcı

YAPAMAZ ERTUĞRUL EVLADI SENSİZ,CAN VERİR CANANI VEREMEZ TÜRKLER
EBEDİ HADİM-ÜL HAREMEYNİNİZ,ÖLSEK DE RAVZANI RUHUMUZ BEKLER
Alperen isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla