Üyelik tarihi: 26.10.2004 Teşekkür etti: 6
13 Teşekkür 7 Mesaja aldı
| Müslümanların durumu -1 ve akp Müslümanların durumu -1 31 Aralık gecesi, Gölcük Anadolu Gençlik Temsilciliğinde bir konuşmam vardı. Birazdan okuyacağınız şekilde hazırlık yapmıştım. Fakat sorulan sorular konuşmanın şeklini değiştirince, bunları değil, başka şeyleri anlatmak zorunda kaldım. Hem oradakiler, hem de okuyucularım için, kafamda kurduğum konuşmayı, köşemde yazmak istiyorum... Türkiyeli Müslümanların durumunu nasıl görüyorsunuz? Bu sorunun cevabı, kişinin durup baktığı yere göre değişir. Sözgelimi Türkiye’ye Beyoğlu gibi bir yerden bakınca, durum pek parlak görünmüyor. Ama ben, durulan bu yerin doğru bir yer olduğunu düşünmüyorum. Zaten biz, Beyoğlu’nu hiçbir zaman “bize ait” bir yer yapamadık. Arşivlere, eski fotoğraflara baktığımızda göreceğiz ki, Beyoğlu, Osmanlı’da da pek farklı değildi. Türkiyeli Müslümanların durumunu daha iyi görebilmek için Anadolu’dan bakmak gerekiyor: Erzurum, Elazığ, Sivas, Konya gibi illerden... Türkiyeli Müslümanların durumu, otuz kırk yıl öncesine göre çok daha iyi. İşte bir kaç örnek... 1950’li yıllarda camiye genç biri girince, bütün cemaat ayağa kalkarmış. Şimdi, cemaatin önemli bir kısmı gençlerden oluşuyor. 1960’lı yıllarda, başörtüsü sorunu yoktu, çünkü başını örten talebe yoktu. Şimdi, sadece üniversitelerde ya da imam hatiplerde değil, düz liselerde bile bu sorun yaşanıyor. 1970’li yıllarda mini etek modası vardı. O mini etekler, şimdi sadece defilelerde ve malum davetlerde giyiliyor. 1970’li yıllarda seks flimleri furyası vardı. Şimdi, halkın tepkisini alırız diye, böyle flimleri çekmeye, böyle filmlerde oynamaya herkes cüret edemiyor. Bundan otuz sene öncesine kadar Müslümanların sesi soluğu yoktu. Şimdi televizyonları, gazeteleri, radyoları, türlü türlü kuruluşları var. Bir ayrıntı daha: Geçen yıl yapılan bir araştırmaya göre, oruç tutma oranı, Cumhuriyet tarihinin en yüksek oranına ulaşmış. Tam yüzde yetmiş!.. Bütün bunları yan yana koyduğumuzda, Türkiyeli Müslümaların her geçen gün iyiye gittiğini görüyoruz. Dolayısıyla Türkiye her geçen gün iyiye gidiyor. Ve bu gidişin lokomotifi, Milli Görüş camiasıdır. (Muhafazakâr bir yazar, “Türkiyeli Müslümanlar son otuz yılda bozulmuştur” diye bir cümle kurmuştu. Böylece, bu iddiaya da cevap vermiş oluyorum.) Ama durum hiç böyle görünmüyor? Gazetelerde, televizyonlarda görünen, bunun tersi bir Türkiye? Malum odaklar Türkiye’deki dengenin Müslümanlar lehine değiştiğini, Müslümanlardan daha iyi görüyor, biliyorlar. Ve insanları yanıltmak, kafalarını karıştırmak için de vargüçleriyle bunun tersini göstermeye çalışıyorlar. Mesela 31 Aralık gecesinde, Mekke’nin fethini kutlayanları değil, Noeli kutlayanları gösteriyorlar. Camileri değil, diskoları ekrana getiriyorlar. Evlilikleri, mutlu yuvaları değil, boşanma hikayelerini anlatıyorlar. Ellerinden geldiğince, Müslümanları ve İslamiyete ait kutsalları küçük düşürmeye çalışıyorlar. Dikkat edin; Türkiye’de hidayete eren insanların sayısı arttıkça, malum gazetelerde yayınlanan çıplak kadın fotoğraflarının sayısı da artıyor. Yani, “biz Türkiye’yi öyle değil, böyle görmek istiyoruz” diyorlar. Ve dışarıya da böyle gösteriyorlar... Yine, Milli Görüş’ü temsil eden partilerle uğraşmaları, her fırsatta “irtica” adı altında Müslümanları sindermeye çalışmaları da bu durumun bir parçasıdır... Peki, Adalet ve Kalkınma Partisi bu sürecin neresinde duruyor? Bu partinin, uyanan, uyandırılan Müslümanların, doğru adrese gitmelerini engellemek için kurulduğuna inanıyorum. Zaten, bunun böyle olduğunu, son zamanlarda iyice görür olduk... Dünya Müslümanlarının durumunu nasıl görüyorsunuz? Bu soruya da farklı cevaplar verilebilir. Sözgelimi, 1918 yılı itibariyle, dünyadaki bağımsız Müslüman devleti sayısı üç imiş: Osmanlı, İran ve Afganistan. Şimdi, elli kadar bağımsız Müslüman devlet var. Bu örnekten yola çıkarsak, dünya Müslümanlarının durumunun iyi göründüğünü söyleyebiliriz. Ama, hem kurulan bu devletlerin güçlü olmaması, hem de tam anlamıyla devlet kimliği taşımaması, ayrıca basiretsiz ve kukla idareciler tarafından yönetilmesi; Müslümanları zayıf duruma düşürüyor. Yine, İslam dünyasına bakarken, sadece Ortadoğu’ya ve Afrika’nın bir bölgesine bakmamak gerekir. Sadece buralara bakarsak, yanılmış oluruz. Evet, Müslümanların kurduğu devlet sayısı her geçen gün artarken, Müslümanların yaşadığı coğrafya her geçen gün daralıyor. Mesela vaktiyle Kırım bir İslam beldesiydi. Şimdi orada haç var. İspanya bir İslam beldesiydi. Şimdi orada haç var. Balkanlar bir İslam beldesiydi. Hatta Kazakistan, Azerbaycan gibi ülkeler bile elimizden çıkmak üzere. Yani, hem Müslümanların elinden devasa toprak parçalarını almışlar, hem de Müslümanları kendi içlerinde devletçiklere bölmüşler. Sözün özü şu: Dünya Müslümanlarının durumu hiç iyi değil. Şu an Müslümanlar, sayıca fazla devlete sahip olmalarına rağmen, siyasi olarak en zayıf dönemlerinden birini yaşıyorlar. Ve Müslümanların işaret beklediği yegane yer, Türklerdir, Türkiye’dir... Olayın nereye geldiğine dikkat edin. Türkiye, İslam dünyasının baktığı, beklediği bir yer ve Türkiyeli Müslümanlar büyük bir uyanış içinde... İşte tam bu noktada, AKP kuruluyor. Ve AKP, İslam dünyası değil, Avrupa’yı işaret ediyor. Yukarıda dediğim gibi; hem Türkiyeli Müslümanların doğru adrese gitmesi engelleniyor, hem de İslam dünyasının beklentisi boşa çıkarılıyor... Böylece, bu partinin niçin kurulduğunu öğrenmiş oluyoruz: Türkiye’deki uyanışı ve İslam dünyasındaki beklentiyi boşa çıkarmak! |