|
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız kalemyaprak |
|
|
|
|
her sey sanal degildir yazmissin...
gülümsedim...(konu ile ne alakasi var bilmiyorum )
sanal ortama en az ugrayan kisilerden biriyim.yani yazdiklarim ve icerigi sanal ile sInIrlI degil ve sadece ona öz degil!
Ayni yazilari bir degideye'de yayimlanmasi icin gönderebilirdim.
Velhasil:(Talep oldukca) iletisim her ortamda gerceklesebilir...
Kisinin kendi tercihine kalmistir,hangi ortami secip secmeyisi.
En rahat iletisimde anonym olani,bir perde mahiyetinde,haremlik selamlik sorunu olmaz yani.
Diyorsun ki yukarida..."sinirlarini bilen,bilgi ihtiyaci kisiyi taniyan,ve bu konuda egitim almis kisidir egitimi verecek olan."
Evet, SINIRLAR' a gelince:SInIrlarI insanlarimiz neye göre ciziyor,neye göre cizmeli; örf/adet,gelenek görenege göremi yoksa dini esaslarami dayanmali bunlar?
Yukarida yazilarimda bunu belirtmeye calismistim:ilk etapta ancak ve ancak dini sInIrlar baglar/baglamali bir mümini.Peygamber efendimiz bu durumlarda nasil davranmis?(Yukari yazilarimda yeterince belirttim saniyorum).
Sonra,elbette insan güvendigi, ve bilgilenmek istedigi konu hakkinda yeterince bilgiye sahip olan sahistan almaya calisir.Tersinide yazmadim ki,bilakis...
Sanal ortamda,karsi tarafin mimik ve hareketlerini görememek,ne düsündügünü o an bilmemek,bunlarla iletisimin sakincali yönlerini saymisin.Ki bu endisede haklisin elbette.Ama ayni sorun bir dergiye gönderilmis olunan yazidada mevcut.Biliniyormu,yazilan yazilar hangi tip insanlarin eline gectigi?
Ayni sorun, en-iyi-taniyorum dedigin kisiylede cikabilir.Biliyormuyuz karsimizda ki sahis (hemcinsimiz olsun yada baska cinsten olsun),ne düsündügünü?
Kisa ve öz sunu diyebiliriz sanirim:
1.Insan/Mümin pismanlik duyacaksa eger yazdiklarindan/sorduklarindan dolayi,
pisman olacagi durumdan uzak durmali
2.Rabbi,Dini ve kendi ile barisik bir sekilde soruyorsa/bilgi talebinde bulunuyorsa,kimsenin o kisiyi yadirgama hakki olmadigini bilsin |
|
|
|
|
@kalemyaprak kardesim senin yazina hicbir elestiri getirmemis sadece yazdigin yazida hosuma giden yeri alinti yapmistim.soyledigin her cumlenin altina ben de imzami atarim.
bilmem hatirlarmisiniz kadin ve aile dergisi vardi galiba 1987 yilinda evlilik ozel sayisi cikarmisti.ve bu baski yanlis hatirlamiyorsam 3 defa baski yapti ve derginin en cok satan sayisi idi.yine ayni zamanda laik kesimden duygu asenanin cikardigi baska bir derginin bir sayisinda cinsellikte kadina has tutumu anlatan(ar sinirlari olmadan) sayisi o derginin de en cok satan sayisi idi.buradan suna gelecegim,biz cidden ismimiz gibi degil tavirlarimizla musluman olabilseydik boyle bir meselenin konusulup konusulmamasi tartismasini dahi yapmazdik cunki mesru sinirlari biz degil islam ciziyor zaten.
ben sadece bu konularda ehil kimslere ihtiyac oldugunu ve birebir egitimin bence tercih edilmesi gereken en guzel metod oldugunu soylemeye calisiyorum.
muslumanlarin toplumu okuma adina pekte caba sarfetmedigi su ortamda bizim islami hareketler icerisinde dogru duzgun bir psikologumuzun veya sosyologumuzun olmamasi ne kadar da bu konulara onem verdigimizi gostermiyor mu???
toplumu okumak,insani okumak ve cozum yollari uzerinde kafa yorabilmek...