Tekil Mesaj gösterimi
  #20
Alt 06.03.2005, 08:36
Hikaye

 
Hikaye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 29.05.2003
Mesajlar: 848
Teşekkür etti: 24
50 Teşekkür 20 Mesaja aldı
“Gavvâs olana Kur’an, inciler dolusu ummân..”

KUR’AN ÜZERİNE BİR HASBIHAL

Hatim nedir, nasıl yapılır?..

Kur’anı baştan sona okuyup, bitirmeye “hatmetmek” diyoruz..

Kelime anlamıyla; hitâma erdirmek yani sona erdirmek, bitirmek..

Efendimiz’in, Aleyhisselam vefatından önceki son Ramazan’da Cebrâil as, 3 kez gelip karşılıklı “mukabele” dediğimiz biçimde Kur’an’ı 3 kez hatmetmişlerdir..

Bu, tabii ki Son Peygamber’den sonra Kur’an’ın ebediyyete kadar muhafazası için “son gözden geçiriş” oluyor bir anlamda..

Bizim güzîde insanlarımız, sürekli Kur’an okuyarak, onunla taçlanmışlar; yüreklerini, evlerini, yaşadıkları devirleri nurlandırmışlardır..

Hatta İmam-ı Âzam gibi öyleleri gelmiş ki 1 gecede hatimle namaz kılmışlar.. 1 hafta- 1 gün- 1 ayda- 1 senede hatmedenler olmuş..

KUR’AN NE KADAR SÜREDE HATMEDİLMELİDİR?..

En erken, 1 haftada hatim yapılması münasiptir..

Yalnız bu şart değil.. “İlla çok okuyacağım” diyenler içindir..
Gerisi insanın yüreğine kalmıştır.. Kur’an’la olan irtibâtına göre..

“Yârânım Kur’an’dır” diyorsa; tabii ki çok okuyacaktır..

İşte bu çok okuyanlar için, anlaşılması için “en az 1 haftada olmalı” denilmiştir..

Bu arada şunu hiç aklımızdan çıkarmamalıyız;

Hz. Ömer gibi bir dâhi, sadece Bakara Sûresini –yanlış hatırlamıyorsam- 10 yılda ezberlemiş..

Ki o zaman hafızalar, kafa ve gönüller süfliyâtla – bugünkü gibi- dolu değildi; ne internet ne tv, ne sinema yoktu.. Kafa ve gönüller temizdi..

Ve o zamanın bereketi ve ol Resûlun himmeti, İbn-i Mes’ud gibi bir şahıstan-Ki deve çobanıydı- müthiş bir âlim çıkarıyordu..

Ve koca Ömer -RA- soranlara, hayret edenlere demiş ki;

“BEN HER EZBERLEDİĞİM ÂYETİ UYGULUYORUM, O ÂYETLE AMEL EDİYORUM”..
BURADAN ALINACAK ÇOK DERSLER VAR..

Ben çoğu yazılarımda belirttiğim gibi yine derim ki;

Kur’an, sadece papağan gibi okunup kaldırılmak, süslü kaplarda muhafaza edilmek için, mezarlıkta ölülere okunmak için gönderilmedi..

O insanın kataloğu..

Adım adım hayatımıza, yolumuza ışık tutan rehber..

Her alanda başvuru kitabımız..İçinde dünya hayatımıza dâir herşey var..

Eğer bugün biz, Kur’an’ı sadece orjinalinden okuyor, uygulamıyorsak; Kur’an metruk kalmış demektir..

İngilizce, bilgisayar öğrenmek için ne kadar zaman, para harcanıyor..

Neden dinimizin dili Arapçayı öğrenmek için çaba sarfetmiyoruz?..

Bakınız Yusuf İslam’a.. Bir zamanların Cat Stevens’i..

Müslüman olur olmaz, dininin dilini öğrendi, ki biz kaynağın içinde büyümüşüz.. Hiç bir özlemimiz yok dinimizin dilini öğrenmek için.. Neden?..

En azından namaz sûrelerinin ne dediğini öğrensek.. O da yok..

Gaflet perdeleri, ülfet perdeleri yırtılmalı!..

Yeni bir şuurla Kur’an’a yeniden yönelmeliyiz..

BUGÜN ÇOKLARI 30 KUR’AN CÜZÜNÜ ARALARINDA PAYLAŞIP, HATİM YAPIYORLAR.. SONRA DUASI YAPILIYOR.. CÂİZ MİDİR?..

Maksat Kur’an’la yakınlık kurmaksa...

Yaratıcı ile BİREBİR ilişkiye geçmek ise.. Neden olmasın?..

Ve.. Kur’ânın nuruyla, gözyaşlarıyla BU İRTİBAT kurulduğunda,

O EN YÜCE’DEN bazı şeyler talep edilse NE OLUR YANİ..

Dünyamız için CENNETLER istesek..

Öteler için cennetler istesek..

Ölülerimiz için bağışlanma istesek..

Bu dini ve müslümanları aziz et desek..

Hizmet edebilmek için O’ndan yardım dilesek..

KAPILAR, O KUR’AN’IN NURUYLA AÇILMIŞKEN,
İSTEKLERİMİZİ GÖZYAŞLARIYLA SIRALAYIVERSEK....
NE OLUR SANKİ?.....


Bakın ne anlatacağım sizlere;

Yıllar oldu, pek sevgili anneciğim vefat etmişti.. Hemen yarım kalan hatmimi tamamlamak için okumaya başladım..

Hem ayetler, gönlüme bir serinlik oluyor hem gurbet içre gurbet beni kucaklıyor, hem de anneciğime takdim edebileceğim en makbul hediye olması beni rahatlatıyordu..

Çünkü o hep derdi;

”Kızım! Ardımdan oku!.. Kabirde beni yanlız bırakma!..Kabrimi ışıksız bırakma!” ve anlatırdı, evliya hikayelerinden; hani kabirde azap çeken birisinin, oğlu Kur’an öğrenmeye başlayıp ta besmele çekince, azabı kaldırılmış, duymuşsunuzdur..

Tâziye için gelen Filistin’li bir komşumdan Kur’an okuyup, annem için dua etmesini rica ettim. O, “Ölüye Kur’an gitmez” dedi.. Biliyorum bu ve başka konulardaki katı tutumlarını..

“Tamam” dedim.. “Sen oku, sana gitsin”.. Anlamadı..

Dedim; “Sen şimdi okuyunca bundan istifade etmeyecek misin?..
Kendin için oku, anneme de dua et o aydınlıkta..”

Güldü.. “tamam” dedi ve birlikte okuyup, annnem için dualar ettik..

..........................

Bu konuya bakarken mânâ planında da bakmak lazım..

Gönülle düşünmek lazım..

Resûlullah Efendimiz şöyle buyuruyor; Tirmizi /Fedâilil Kur’an /16

“Bu Kur’an Allah’ın ziyafet sofrasıdır..Gücünüz yettiği kadar O’nun ziyafetine icâbet edin..Muhakkak ki Kur’an Allah’ın kopmaz ipidir.. Apaçık nurdur.. Şifadır.. Kendisine yapışana tam bir koruyucudur.. Uyana kurtuluş yoludur..Siz Kur’an’ı okuyun.. Allah sizi her harfin okunmasına karşılık 10 hasene ile mükafatlandırır; ama ben elif-lam-mim bir harftir demiyorum. Belki elif 1 harf, lam 1 harf, mim de 1harftir”

Yine Zafer'de okumuştum;

ABD nin Florida eyaletinde ki Akbar Kliniğinde, Arapça bilmeyen ve müslüman olmayan 210 kişiye, Kur’an’la alakası olmayan Arapça cümleler aynen Kur’an gibi tecvidle okunarak bir deneme yapılmış;arkasından da Kur’an okunmuş..

Denekler her ikisinide dinlemişler ve adalelerindeki kas gerilimleri ve elektrik potansiyelleri özel monitörlerde gözlenmiş.

Ayetlerden olmayan, fakat Kur’ana benzetilerek tecvidle okunan metinler, kişilerin %35 inde stres azaltıcı etki yapmış..

Görüyor musunuz Arapçanın lisanlara üstünlüğünü?..

Kur’an ayetlerinin okunmasıyla bu %35 lik oran birden % 65 e çıkmış..

Ve ilginçtir;

Cenneti ve mükâfatı va’deden ayetlerin, cezayı va’deden ayetlerden daha çok rahatlatıcı olduğu görülmüş..

Demek ki gönüllere de bakmak lazım..

İşte bunun içindir ki; ümmîlerden bile evliya vardır..

Kurbiyetin AŞK boyutudur bu..

Kur’an okurken, her ne kadar çoklarınız onaylamasa da, inci inci ağlayan müstesna gönüller vardır, anlamaz ama ağlar..

Bunlardan birine sorulmuş; “Anlamıyorsun neden ağlıyorsun?..”

Ne demiş biliyor musunuz;

-Yüreğim anlıyor..

Allahu ekber!..

İşte bizler,

Kur’anı her iki anlamda da çözenlere+böyle yüreklere talibiz..

Birde konu açılmışken şunu belirtmek lazım ki dikkat çekicidir, ibret vericidir; -Bu yazacaklarim mutevelli Sa'ravi'nin Kur'an Mucizesi adli kitabindan-

Cenab-ı Hakk buyuruyor;

“Kur’an’ı biz indirdik ve onu elbette biz koruruz”

Burada bir mesele var ki, sanırım hepinizin dikkatini çekmiştir;

Görmekteyiz ki Kur’anın tatbiki ve onunla amel etmek azalmakta ama buna karşın aradan zaman geçtikçe Kur’anın korunması hayret verici bir şekilde artmaktadır..
BU ALLAH’IN MUCİZELERİNDENDİR..

Öyle ki her iş yerinde, her arabada, her evde, hatta hanımların çocukların boyunlarında hemen her yerde Kur’ana rastlıyoruz..

Bazen Kur’ana inanmayanlar bile, o’nun süslenmesinde olmadık emekler harcıyorlar..

Bakıyorsun bir Alman, Kur’anın tamamını bir sayfaya yazmış ve süslemiş..
Belki bu işi yapan kişi, hayatı boyunca Kur’an okumuş değildir..

Yine bakıyorsun; Japonlar öyle Kur’anlar basıyorlar ki san’at şâheseri..

Niçin diğer kitaplara bu emeği vermezler dersen, derim ki;

Onlar bu işe musahhar kılınmışlardır..

Çünkü Kur’anı koruyan Yüce Allah’tır..

Gördüğün tüm bu korumalar Allahın işidir.. İnsan işi değil..

Yanında Kur’an bulunduran kişiler, belkide namaz kılmıyorlar, Kur’anın emrine itaat etmiyorlar, o halde neden Kur’anı evde bulunduruyorsun desen; sana vereceği bir cevap bulamayacak veya bereketiyle bereketlenmek için diyecektir..

Bundan şunu çıkarıyoruz;

Günlük hayatımızda Kur’anın mesajından gafil kalmamız, Kur’anın korunmasıyla uyum içinde değildir..

Kardesler!

İnandığımız yürek devletini kurabilmek için,

Hem madde -çok okumak-

Hem mânâ - çok okumak anlamak, amel etmek-

Planında Kur’an’a sahip çıkalım..

O’nu metruk bırakmayalım..

muhabbetle
__________________
“ Yalnız hüznü vardır, kalbi olanın… "

İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var.
Hikaye isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla