Tekil Mesaj gösterimi
  #2
Alt 22.03.2005, 12:46
AsRi-SaaDeT

 
AsRi-SaaDeT - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 15.01.2003
Yaş: 58
Mesajlar: 2.696
Teşekkür etti: 1
5 Teşekkür 5 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız itimat
“Tecavüz olaylarında kadının rolü ve saldırganın motivasyonu” konusunda yapılan araştırmada yer alan “Kadınların dış görünüşü ve davranışları ırza geçmeyi kolaylaştırır mı?” şeklindeki soruya:





* Psikologların % 18’i

* Psikiyatrislerin % 27’si,

* Hâkim-savcıların % 38’i,

* Adli tıp uzmanlarının % 40’ı,

* Avukatların % 44’ü,

* Stajyer Hakim ve Savcıların % 52’si,

* Polislerin de % 66’sı “EVET” cevabı vermiş.

Herkesin dış görünüşü, ne olduğunu, nasıl bir zihniyete sahip olduğunu, karakter yapısını, ahlâk ve namus anlayışını ifade eder, en azından bu hususlarda kendisi hakkında bir ipucu verir.

Uzun yıllar Türk basınında makaleler yazan gazeteci Ahmet Kabaklı bir yazısında şöyle yazmıştı:“Kendini teşhir eden kadınları gördükçe giyinmenin ne büyük bir nimet olduğunu bir daha kavradım.

Meğer kadınların en fazla gizledikleri yerleri, belki de en mahrem değil de en çirkin yerleri imiş.” (Tercüman Gaz. Ağustos-1988)

Avret: Görülmeyecek şekilde örtülmesi gereken vücudun belli yerleridir.

Ahlâk: İçimizdeki şehvet ve gazab kuvvetlerini örter. Giysilerimiz ise, özel olanlarımızı, mahremiyetlerimizi örter. Herkesin örtüsü kendisine ait olanı örter. Başkalarına da örtüye saygı duyulmasını hatırlatır.

Çünkü, giyim-kuşam bir bayraktır. Nasıl ki milletler varlıklarını bayraklarıyla ifade ederlerse, insanlar da kendi varlığını, kişiliğini, imani yaşayışlarını, hatta imansızlıklarını elbiseleriyle, örtüleriyle ortaya koyarlar.

Tesettüre karşı çıkanlar kadını kişiliksiz yapmak hevesinde olanlardır.
Kadını kişiliksiz görmek isteyenlerin tamamına yakını nefislerine kul olmuşlardır.

Çünkü bu kişiliksiz bir kadının bedeninin daha çabuk istismar edilebileceğıi düşüncesinin ilk adımıdır.

Tesettüre yönelik her düşmanlık kadının bedenini istismara açmak isteğinden kaynaklanmaktadır.

Kendi değerlerini dalgaya alan kadınları kim ciddiye alır ki!


Günümüzde örtünmek için giyilmesi gereken giysiler “görünmek” için giyiliyor.
Müslüman kadın, tesettürü dişiliğini öne çıkarmanın bir aracı yapıyorsa, o tesettür demek değildir. Bu harekete “örtülü çıplaklık” denir. Bu böylelerinin kendi değerlerini dalgaya almasının aksisedası olur.Giyilen elbiseler kendi kurallarını ve yaşam tarzına uymaya zorlar.


Bu zaviyeden baktığımızda bugün Avrupai tarzdaki giysiler büyük-küçük ilişkisini ve saygıyı ciddiye aldırmayan bir yaşam biçimini ön plana çıkartıyor.Avrupai giyim tarzı:

* Asi,

* Özgür ve çılgın,

* Yaşamı ve olayları hafife alan,

* Hayatta giyinme, yeme-içme ve

* Cinsel arzuları yerine getirmek dışında başka bir ideali olmayan bir nesli, yaşam biçimini oluşturuyor.

Kadın gerçekten “bedenim benim” diyorsa ve bedenini korumayı önemsiyorsa, bedenini “hırsız” bakışlardan korumayı ve yaşantısında bu bakışları hesaba katmayı düşünmelidir. Giyimde sınır tanımamak, cinsel gücü tahrikte de sınır tanımamak anlamına gelir.

Caddelerde, sokaklarda, kaldırımlarda ve pazarlarda daracık, vücut hatlarını iyice ortaya çıkaran “elbise”ler giymiş genç, orta yaşlı, yaşlı kadınlar hızla çoğaldı.

Ortada bir çelişki var: Ziynet-örtü çelişkisi. Örtünün emredildiği ayette ziynetten de bahsediliyor.

Kadın, ziynetlerini gizleyecek, ailesi dışındaki erkeklerin dikkatini çekmeyecek.

Peki bugünkü hali/çelişkiyi kim açıklayacak?

Baştaki istatistiğe dönüyorum:

Sizce, “kadınların dış görünüşü ve davranışları onları rencide etmeyi kolaylaştırır mı?”



Siz ne dersiniz.



Katiliyorum ama bu her açik dolasana saldirmak haktir demek degildir..
__________________
Kullu ma fi-l kevnu vehmun ev hayal.. ev ukusun fi-l meraya.. ev zilal...
AsRi-SaaDeT isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla