|
"İBN HALDUN'UN TASAVVUF FETVASI :
Tarikatin (yolunun) iki türlü olduğunu, bunlardan birincisinin Kur'an ve sahih sünnet yolu (İslam yolu) olduğunu belirttikten sonra, ikincisi icin şöyle demektedir: İkinci tarikat (yol) bid'atlarla doludur. "
Yukardaki yazınızdan aldığım bu kısım meselenin izahına yeter.
Birincisine talip olanlara tasavvuf ehli diyoruz.
********************
Ayrıca "Kalbe gelen her vesveseyi Allah’tan gelen bir vahiy zannederler. " iddası da şık ve doğru değil.
Tasavvuf ehli teslimiyetinden dolayı şüphe vesveseden uzaktır. Kalbte oluşacak tekamüller insanın kendini bağlar. Bu da doğaldır. Allah'a aşık olmuş biri ile günleri boş işlerle geçen gafilin kalb dünyaları bir olur nasıl denebilir.
********************
Bazı cemaat isimleri vererek bunların farklılıklar gösterebildiğini söylüyorsun.
Bu doğrudur ve doğaldır. Senin dediğin gibi mesele bir olmak değil birlik olamaksa bu farklılıklar bir zarar getirmez.
Burdan farklı bir konuya geçiliyor. Tasavvufun inasanlara faydalı olup olamadığı meselesinden, tasavvuf suistimale açıktır sahteleri var tartışmasına dönüyor.
Din adına başı boşluk, her dini mevzumuzda olduğu gibi bu mevzuda da suistimali teşfik edici oluyor. Bu tasavvuf kurumunun meselesi değil. Müslümanların inançlarını yaşayabilecekleri ortamları oluşturamamasından kaynaklanıyor.
__________________
" M a k s a d l a r ı n A n a s ı S a b ı r d ı r . "
|