| Halis hürriyet, Hakka köleliktedir...
Üyelik tarihi: 20.04.2005 Teşekkür etti: 0
1 Teşekkür 1 Mesaj için aldı
| Özlemlerimize dair.... Ramazan ayının yazın en sıcak zamanlarına denk geldiği günler... Babamın iş dönüşü ip fileyle getirdiği yemyeşil kocaman karpuzu yolda ağırlayarak elinden aldığımız, güç bela eve ıkına tıkına taşıdığımız çocukluk günleri.. Babam soğuması için bahçemizdeki kuyuya sallardı karpuzu. Teravih namazının bir bölümünü babamı taklit ederek, bir bölümünü de uyuklayarak bitirdikten sonra, büyük bir heyecanla eve koşardık.. Karpuz ziyafeti vardı çünkü.. Kuyudaki karpuzu çıkartmaya gücümüz yetmez ablalarımdan yardım ister, alamazsam ; ben uyuduktan sonra yiyecekler korkusuyla ipi keser kuyuya atardım .. (Babamın söylenmeleri.. kulakların bir iki santim uzaması, ablalarımın kapı ardından kıkırdamaları..) Bazen annem bizden önce davranarak, çoktan çıkartmış, dilimlemiş ve bahçemizdeki üzüm çardağının altındaki masaya servis yapmış olurdu.. oyyy.. oyyy.. oyyy.. oyyy.. Bütün aile bir masanın etrafında kardeşler arası şakalaşmalar, şikayetler mızmızlanmalar..Karpuzdan hisseye düşen payımızı çoğaltma telaşı ile yarı bütün yutayım derken boğaz tıkanmaları, bunun çıkardığı şapur şupurlar.. babamın ikazları.. çırcır böcekleri, ateş böcekleri....zıııııttt diyerek kulağımızın dibinde öten sivri ve sinsi sinekler.. Baldan tatlı, kan kırmızı ve buz gibi olan karpuzun tadını ve ılık yaz akşamlarını ne de çok özlemişim.. Karpuz mevsimi geldi yine, ramazan ayıda dolanıp gene yazın en sıcak günlerine gelecek.. kuyu ve çardağımız hala yerlerindeler.. Ama biz o çardağın altında kuyu suyu ile soğutulmuş karpuzu yemek için bir daha bir araya gelemeyeceğiz....
__________________ İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var.
|
| |