|
su kaynaginda temizdir
Üyelik tarihi: 12.07.2005
Teşekkür etti: 0
1 Teşekkür 1 Mesaj için aldı
|
Kabir Ziyareti Nasıl Olmalıdır
Kabir Ziyareti Nasıl Olmalıdır?
Peygamberimiz (s.a.v.), kabir ziyaretini tavsiye etmiş ve: “Kabirleri ziyaret ediniz, bu size ahireti hatırlatır.” (İbn Mâce Sünen, Cenâiz, 47) buyurmuştur. Kabir ve türbe ziyaretlerinde İslâm'ın özüne ve tevhid anlayışına ters düşen, itikâdî bakımdan da zararlı olan tutum ve davranışlardan uzak durmak gerekir. Bunun için dinimiz, kabir ziyaretleriyle ilgili bazı ölçüler koymuştur. Buna göre kabir ziyaretinde şunlardan sakınılması gerekmektedir:
1 - Türbelerde yatan kişileri beşer üstü varlıklar olarak görmek, bu kişileri “bunlar Allah’ın sevgili kullarıdır, bunların Allah’a sözü geçer, Allah bu zatları geri çevirmez” vs. diyerek Allah ile kendi arasında aracı kılmak.
2 - Bu ziyaretleri dini bir vecibe gibi telakki etmek,
3 - Çaput ve bez bağlamak, mum yakmak,
4 - Türbelere ve orada yatanlara adak adamak,
5 - Kurban kesmek,
6 - Şeker v.b yiyecek maddeleri dağıtarak onlardan yardım dilemek,
7 - Kabrin başında yüksek sesle ağlayıp gürültü yapmak,
8 - Kabrin etrafındaki demir ve taşları öpmek, onlara sarılıp ağlamak.
Bu gibi şeyler tevhit dini olan İslâmla bağdaştırılamaz. Ölen kişilerden medet ummak ve onlardan bazı şeyler beklemek ‘şirktir’. Şirk ise Allah’ın bağışlamayacağını bildirdiği tek günahtır. Allah Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurmuştur:
“ Allah kendisine şirk koşulmasını asla bağışlamaz. Ondan başka günahları dilediği kimse için bağışlar; Kim Allah’a ortak koşarsa büsbütün sapıtmıştır.” (Nisa, 5/116)
Kabir ziyaretinde bulunan kişi, ahireti hatırlamalı, dünyanın geçici olduğunu ve bir gün kendisinin de öleceğini düşünmelidir. Kabrin yanına gelince; “Müminler yurdunun sakinleri! Sizlere selam olsun. İnşâallâh biz de size katılacağız. Allah bizden ve sizden ölmüş ve ölmemiş olanlara ikramda bulunsun. Allah’tan bize ve size afiyet dileriz. Ey Allah’ım! Bunlara rahmet eyle, bunları bağışla. Cehennem azabından koru, onları Cennetine koy.” Şeklinde dualar edilebilir.
Hayızlı kadın kabir ziyaret edebilir mi? Edebilirse abdest almak kaydı ile kabrin başında Kur'an okuyabilir mi, dua edebilir mi?
Hayızlı olmak kabir ziyaretine engel değildir. Bu durumda olan bir bayan kabirde yatan kişi için dua edebilir. Kur’an-ı Kerim’den de dua ayetlerini okuyabilirsiniz. Özellikle dua ayetlerini dedik ki bu da kabirde yatan kişiye dua etmeniz içindir. Yoksa Kur’an-ı Kerim’in okunup sevabının ölülere bağışlanacağına dair ne bir ayet ne de bir hadis mevcuttur. Kur’an’ın sevabı ancak onu anlayarak okuyan ve yaşamaya çalışan kişiye aittir. Ancak ölen kimse hayatta iken başka bir kimseye Kur’an okumayı öğretmişse veya öğrenmesine vesile olmuşsa, o öğrettiği kimse Kur’an’ı her okuduğunda o kimseye de sevap yazılır. Bu da zaten o güzel amele vesile olmanın sevabıdır.
Bazı kimseler türbeleri ziyaret ederken bilinçsizce dua etmekte, orada yatan kişiden, bazı sıkıntıları veya olmasını istedikleri şeyler için yardım istemektedir. Kabirlerde bulunanlardan yardım istemek doğru olur mu?
İnsanlar öteden beri en çok dua ve ibadet konusunda yanılmışlar, büyük gördükleri kişilerin ve ölülerin ruhaniyetine sığınarak onlardan çeşitli konularda yardım talebinde bulunmuşlardır. Kur’an-ı Kerim dikkatle incelenirse bütün peygamberlerin bu konuda ümmetlerini uyardıkları görülür. Kıldığımız namazların bütün rekatlarında Fatiha suresini okumamız emredilmiş ve günde kırk kere “Yalnız sana ibadet eder ve yalnız senden yardım isteriz.” (Fatiha 1/5) ayeti tekrarlattırılarak Allah’tan başkasından yardım istenmeyeceği hususu zihinlerimizde canlı tutulmuştur. Havaya ve suya ve gıdaya olan ihtiyacımız, nasıl maddi hayatımızın canlı tutulması için gerekli ise Allah’tan başkasına ibadet edilmeyeceği, ondan başkasından yardım istenemeyeceği konusunun hava gibi, su gibi gıda gibi devamlı tekrarlanması manevi hayatımızın canlı tutulması için gereklidir.
Cenab-ı Hakk, Kur'an-ı Kerim'in bir çok ayetinde müşriklerin özelliklerini belirtirken “Allah'tan başkasına dua ettiklerini” (Nisa 4/117; En'am 6/40,41,56,71,108; Araf 7/37,194,195,197; Yunus 10/38,66, l06; Hûd 11/101; Ra'd 13/14; Nahl 16/20,86; İsra 17/56, 57,67; Kehf 18/14; Meryem 19/48; Hacc 22/12,13,62,73; Müminun 23/117; Furkân 25/68; Şuarâ 26/213; Kasas 28/64,88; Ankebût 29/42; Lokman 31/30; Sebe' 34/22; Fatır 35/13,14,40; Saffât 37/125; Zümer 39/38; Mümin 40/20,66; Fussilet 41/48; Zuhruf 43/86; Ahkâf 46/4,5; Cin 72/18. 26 Surede toplam 47 ayet.) vurgulamış ve Hz. Peygamber (sallalahu aleyhi vesellem)'e verdiği bir emirde şöyle buyurmuştur: “De ki: Ben yalnızca Rabbime dua ederim. Ona hiç bir şeyi ortak koşmam.” (Cin 72/20)
Konu ile ilgili ayetlerin bır kısmı şöyledir:
“Hak olan dua yalnız Allah'a yapılan duadır. Onların Allah'tan başka dua ettikleri ise, hiç bir isteklerine cevap veremezler. Böylesi, ağzına gelsin diye avuçlarını suya doğru uzatan, fakat ona bir türlü ulaşamayan kimseye benzer.” (Ra'd 13/14)
“Onların Allah'tan başka dua ettikleri şeyler bir nesne bile yaratamazlar; zaten onların kendileri yaratılmıştır.” (Nahl 16/20)
“...Bu böyledir. Çünkü hak olan yalnızca Allah'tır. Ondan başka dua ettikleri şeyler ise batılın ta kendisidir. Her şeyden yüce ve her şeyden büyük olan yalnız Allah'tır.” (Hac 22/62)
“De ki: Eğer duanız olmasa Rabbim katında ne ehemmiyetiniz olur?” (Furkan 25/77)
Kabirdekilerle ilgili olarak Allah Teâlâ şöyle buyuruyor:
“Dirilerle ölüler bir olmaz. şüphesiz Allah dilediğine işittirir. Ama sen kabirdekilere bir şey işittiremezsin. “ (Fatır 35/22)
Şu ayet, ölmüş bulunan büyük zatların ruhaniyetine sığınan ve onlardan yardım isteyenlerin yanlış yolda olduklarının delilidir.
“Allah'ı bırakıp da kendisine Kıyamete kadar cevap veremeyecek olanlara dua edenlerden daha sapık kim olabilir? Oysaki bunlar onların dualarından habersizdirler.“ (Ahkâf 46/5)
Hz. Peygamberi hatırladığımızda ve kabrini ziyaret ettiğimizde ona salat ve selam getiririz. Bu halimizle, Peygamberimize olan ikramını artırmasını Allah'tan talep etmiş oluruz. Ama hiç bir duamızda Hz. Peygamberden ve onun ruhaniyetinden bir dilekte bulunmayız. Çünkü böyle bir şey Hırıstiyanların Hz. İsa'ya yaptığını bizim Hz. Peygambere yapmamız olur ki; bu, yoldan çıkmaktan başka bir şey değildir.
Kabirleri ziyaret edenlerden bazıları “Allahım burada yatan büyük zatın yüzü suyu hürmetine duamı kabul et” diye dua ediyor. Bu şekilde dua edilebilir mi?
“Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemin yüzü suyu hürmetine.... şu veli zatın yüzü suyu hürmetine duamı kabul et.” diye Allah'a dua edenler vardır. Bazı kitaplarda da bu gibi dualar yer almıştır. Ama böyle dua yapılmaz. Bu konuda Hanefî mezhebine mensup alimlerden İbn Eb'il-İzz ed-Dimaşkî (öl.792 h. 1390 m.) şöyle demiştir:
“Kişinin, Allah'tan başkasını duasının kabulüne sebep kılması ve onunla tevessülde bulunması caiz değildir... O şöyle demek ister, “Falanca senin salih kullarından olduğu için duamı kabul eyle.” Onun Allah'ın salih kulu olmasıyla berikinin duası arasında ne ilgi, ne bağlantı olabilir? Bu, duada taşkınlıktır.
Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur: “Rabbınıza için için ve yalvararak dua edin. O, taşkınlık yapanları gerçekten sevmez.” (Araf 7/55) Bu ve benzeri dualar, sonradan uydurulmuş dualardandır. Böylesi ne Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemden, ne sahabeden, ne tabiînden, ne de imamların birinden aktarılmıştır. Allah onların hepsinden razı olsun. Bu, ancak cahillerin ve bazı tarikatçıların yazdığı tılsımlarda bulunur.” (Alib. Ali b. Muhammed b. Ebî'l-izz ed-Dimaşkî, Şerh'ül-akîdet'it-Tahâviyye, Beyrut, 1408/1988, c. I, s. 295-297.)
__________________
yorulduğumda"kalkveuyar"ayetinin oan bana nazil olduğunu hissederim,ya(inşirah-7)yi yaşamaya çalışırım,yada oturduğum yerde çakılır kalırım!
|