İrşad sahibi bir mürşidde aranan vasıfları şöyle sıralayabiliriz:
1. Şeri’at-i mutahharanın gereklerini, tam bir istikamet içinde, kıl payı kadar sağa sola sapmaksızın,ilahi emir ve yasaklardan bir an bile yüz çevirmeden eksiksiz icra ve ifa etmek.
2. İnsanları şer’-i şerife uymaya, İslam’ın hayat veren prensiplerini yaşamaya,
Allah ü Teala’yı her hal ve karda kalb huzuru ile zikertmeye yöneltmek.
3. İnsanların durumlarına düşünce seviyelerine göre, imkanlarının el verdiği ölçüde nasihat etmek, onlara takva ve istikamaet yolunu göstermek, çirkin ve yasak olan davranışlardan uzaklaştırmaya çalışmak.
4. Bütün mahlukata şefkat ve rahmet nazarı ile bakmak. Küçüklere sevgi, şefkat ve merhameti, büyüklere hürmet ve saygı göstermek.
5. Müridlerin ihtiyaçlarını giderecek ve gönüllerindeki tereddüt ve şüpheleri silecek silecek kadar fıkıh, akaid,v.b. konularda alim olmak. Zira bu tür duygu ve düşünceler başlangıçta müridin iç dünyasında arız olur. Onun gönül huzurunu allak, bullak ederek ibadetten zevk almasını engelleyebilir.
6. Müridlerinin muttali olduğu sır ve kusurlarının gizlemeli, ikaz için zaman ve zemini beklemelidir.
7. Müridlerinin kalblerinin kemal ve edeplerini, nesin tehlike ve tuzakları ile hastalıklarını, eğer keşf ehli ise keşfen, aksi halde hal, tavır ve davranışlarından çıkararak hal’en bilmeli, irşad ve nasikatını onun ihtiyaçalarına göre yapmalıdır.
8. Bütün hareketlerinde ifrat ve tefritten uzak durmalı, orta hal ve itidali muhafaza etmelidir.
9. Mutmain ve müstağni bir nefse sahip, ahlakın en güzeline malik olmalıdır. İrşad arzusu ile gelen bir müridini asık çehre ile karşılamamlı ve asla ona kızmamalıdır. Hakk rızası için olursa kızıp, darılabilir. Müridlerine karşı celali cemaline , kahır lutfuna karışık bir tavır takınıp, yerine göre her ikisini de gösterebilmlidir.
Netice olarak “ Emrolunduğu gibi dosdoğru olmak ve istikamet üzre bulunmak” bu vasıfların hepsini ihtiva eder.