Çeşitlemeler
Abenim bahtlı yarim
Gönlümün tahtı yarim
yüzünde göz izleri var
sana kim baktı yarim..
Evliliğe adım atan yiğit Müslümanların duygularını dile getiren Ahmet Yaşar Göktaş kardeşimizin şu ifadelerini hep birlikte okuyalım:
Nişanlıma!..
Şu coşkun çağımın hoş baharında,
Dinle, düşün derin derin, öyle gel...
Karda leke olsun, sende olmasın,
Hazret-i Fatıma’ya görün öyle gel...
Ne zamanın modası, ne de cilâsı,
Misk ü amberlerden sürün, öyle gel...
Domuz yağı sürme, o ruj belâsı
Kına yak, tesettüre bürün öyle gel...
Nişanlı hanımefendilerin müstakbel kocaya verdikleri cevabı da Sema Karagöz kardeşimiz şu duygularla dile getiriyor:
Nişanlıma cevap:
Geleceğim sana
Ellerimde kınam ile,
Başımda yaşmağım ile,
Namaz ve niyazım ile,
Geleceğim sana...
Kalbimde Aşk-u’llah’la,
Dilimde Zikr-u’llah’la,
Hasretim Rasulullah’a,
Geleceğim sana...
Moda rüzgârına kapılmadan,
Rasulün kalbini kırmadan,
Rabb’ın gazabına uğramadan,
Geleceğim sana...
Münkirler gelip geçse de,
Münafık alay etse de,
Bürünerek tesettürüme,
Geleceğim sana...
Sitemini kalbimde duyarak
Her an ilimle meşgul olarak,
İslam aşkıyla dolarak,
Geleceğim sana...
Müslüman gençleri tanımayan bir sürü bedbahta şu satırlar ne büyük şamar. Yine de anlayabilenlere aşkolsun...
Hadi sizlere bir-iki dörtlük daha aktarayım. İlk ikisi Abdullah Gülcemal’den:
Nelere şahid olduk, ibret ile bakalı,
Şafak attı farkettik Arslan ile Çakal’ı...
“Müslümanız” diyeni niye huzursuz eder,
Kızımın başörtüsü, kardeşimin sakalı?
Örtüsüz namaz olmaz,
Namaz dinin direği...
Örtünmek moda değil
İnancın gereği...
Bu mânâ yüklü dizeleri millî şairimiz Mehmet Akif Ersoy’dan iki mısra naklederek noktalayalım:
Kızımın iffeti batmakta rezilin gözüne,
Acırım tükrüğe billâh tükürsem yüzüne.
__________________
GELDİĞİN ZAMAN BOŞLUK DOLDURAN DEĞİL,
GİTTİĞİN ZAMAN YERİ DOLDURULAMAYAN OL
|