Dinle beni güzel dolmuş kardeşim;
Tabuları yıkmak zordur... Ve ehl-i sünnet inanışına göre tefrika çıkaranların eski liderlerini kabul etmeleri imkansız gibidir. 2 yazımda da anlattığıklarıma inanıp inanmamak senin sorunun... Bunların dediğim gibi belgeleri var. Ayrıca hâlâ taviz diyorsun. Erbakan Hocam'ın neden düşürüldüğünü anlamamışa benziyorsun. Hem senin dediğklerine göre yani hocam tavizler veriyor (ki bunu düşünmek bile büyük bir yanlış,iftira) neden düşürüldü. Şevki Yılmaz'a gelince... Bilmiyorum sizlerin görüşü ne ama bence o gözü doymaz bir insan!!! Almanya'da ona verilern evi ve arabayı beğenmemiş bir insan!!! Daha ne vefası bekliyorsa???
Ayrıca yine LAİK basının uydurma haberlerinden birini taşımışsın... İFTİRLARINI!!! Sana birşey diyeyim mi? Müslüman kardeşine karşı yapılan bu KARALAMALARA ortak olmak insanı KÜFRE götürür.
Allah bilir sen:
-Harun Yahya'ya atılan manken iftiralarını...
-Ülkücü reislerinin teşkilattaki kadınlarla rahatça ilişkiye girme iftiralarını...
-Ve bunlar gibi müslümanlarla ilgili SİONİST KAFİRLERİN VE İŞBİRLİKÇİLERİNİN iddialarını da savunuyorsundur...
Eğer cidden böyleyse tek sözüm
Allah affetsin...
Ayrıca sana Adil Düzeni anlat desem, D-8 mantığını anlat desem, belediyelerdeki Milli Görüş damagasını anlat desem, Mücahid İzzetbegoviç'in Erbakan Hocam ile ilgili sözlerini anlat desem, el altından Bosna'ya-Çeçenistan'a-Filistin'e-Afganistan'a ve şimdi de Irak'a gönderilen yardımları ve oraya CİHAD'a giden Milli Görüşçüleri biliyormusun desem, Dünya'da ki 3 büyük Cihad Hareketi olan (Biri Milli Görüş) Cemaati İslami ve Ihvan-ı Muslimin liderleri olan Hasan el Benna, Yusuf El Kardavi'nin Erbakan Hocam hakkındaki görüşlerini anlat desem ve Hocam'a bi'ad'larını eminim söyleyeceğin hiçbirşey yoktur. Çünkü sen Milli Görüş'ü sadece bir siyasi hareket sanıyorsun.
İşte bir anektod daha:
Savaş sonrası Türkiye ziyaretinde, yemekli bir sohbet toplantısında Aliya İzzetbegoviç anlatıyor:
“Savaşın en şiddetli olduğu dönemde, Avrupa ve ABD öncülüğünde savaşan taraflara oldukça şiddetli bir şekilde silah ambargosu uygulanıyordu. Eski Yugoslav ordusunun tüm silahlarına sahip olan Sırp ve Hırvatlara zarar vermeyen bu ambargo, sadece elinde ancak çok hafif silahlar bulunan Boşnaklara uygulanıyor gibiydi. Uluslararası ambargo, her türlü savaş araç gerecinin bölgeye girişini engelliyordu ama paranın ve elektronik ortamdaki silah teknolojilerinin giriş çıkışlarını denetim altına alamıyordu. Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın işareti ile harekete geçen birkaç kişi Almanya’daki Milli Görüş Teşkilatı aracılığı ile bize para yardımı yapıyor, gereken teknolojinin transfer edilmesini sağlıyorlardı. Biz bu teknoloji ve parayla, ülkemizdeki birkaç ağır makine fabrikasını hafif ve orta ağır silah ve mühimmat üretecek tesisler haline getirdik.Çok kısa zaman içinde son derece etkili ve kaliteli silah üretmeye başlamıştık. Çünkü zaten bu işi yapabilecek yetişmiş kalifiye kadrolarımız vardı.Sadece paramız ve teknolojimiz eksikti. Eğer bize bu yardım o zaman yapılmamış olsaydı, BM ve NATO harekete geçinceye kadar biz tüm gücümüzü yitirecek ve Sırplara boyun eğmek zorunda bırakılacaktık. Bize kendi silahlarımızı üretme imkanını sağlayan tüm arkadaşlarımıza sonsuz şükranlarımı ifade ediyorum.”
Bu sadece bir örnek. Bunun gibi 100'lerce mücahid, komutan, devlet adamı ve cihad lideri hocam hakkında bu görüşlerini bildiriyorlar. Her fırsatta (Fetih Şölenlerinde, AGD'nin Müslüman Gençlik Programlarında, umarım basından takip ediyorsundur) Türkiye'ye gelip hocamı ziyaret ediyorlar.
Allah aşkına şu önyargılarını bir kenara bırak ve beraber araştıralım Erbakan Hocam gerçekten kimmiş? Hangi amaç uğruna çalışıyormuş? Kimlerce destekleniyormuş?
Senin gibi düşünen bikaç kardeşimiz (ama onlar en azında objektifti) benimle beraber AGD'nin bu programlarına geliyorlar. En son Bursa'da ki Müslüman Gençlik Teşkilatları'nın toplantısına gittik. Ondan önce IIFSO(International Islamıc Federatıon of Student Organizations) ya gitmiştik.
Neyse sen şimdi ön yargılı davranıp yeni iddialar sunacaksın.
Gerisini o zaman açılarım inşaAllah.. :)
Selametle...