ﺪﻗ ﺎﻬﻧﺈﻓﺮﺒﻨﻤﻟا ﻰﻠﻋ ﻮهو ىﺮﺧأ ةﺮﻣ نﺎﻤﺜﻋ لﺎﻗو ،ﺎهﺮﺴﻜﻳ وأ ﺎﻬﻗﺮﺤﻴﻠﻓ ﻪﺘﻴﺑ ﻲﻓ ﺖﻧﺎآ ﻦﻤﻓ ،ﻢﻜﻨﻣ سﺎﻧ تﻮﻴﺑ ﻲﻓ ﺎﻬﻧأ ﻰﻠﻋ تﺮآذ
ﻲه ﻦﻳﺬﻟا تﻮﻴﺑ ﻰﻟإ ﻞﺳرأ ﻢﺛ ﺐﻄﺤﻟا مﺰﺤﺑ ﺮﻣﺁ نأ ﺖﻤﻤه ﺪﻘﻠﻓ ،ﺎهﻮﻤﺘﺟﺮﺧأ ﻢآرأ ﻢﻟو دﺮﻨﻟا اﺬه ﻲﻓ ﻢﻜﺘﻤﻠآ ﺪﻗ ﻲﻧإﻢﻬﻴﻠﻋ ﺎﻬﻗﺮﺣﺄﻓ ﻢﻬﺗﻮﻴﺑ ﻲﻓ
32 - Bir kere Hazreti Ali (Radiyallahu Anh) satranç oynayan bir kavme rastladiginda onlara: "Oynadiginiz bu heykeller nedir? Sizin birinizin bir ates közünü sönünceye kadar tutmasi bu heykellere tutmasindan onun için daha hayirlidir. Vallahi siz bu oyunlar için yaratilmadiniz, vallahi âdet olacagindan korkmasaydim bunu suratiniza vururdum." buyurdu. (Beyhatf, Sünen-i Kübra, No:20930,32,10/358)
"ﻞﺘﻗ ﺎﻣو ﺖﻠﺘﻗ ﻢهﺪﺣأ لﻮﻘﻳ سﺎﻨﻟا بﺬآأ ﺞﻧﺮﻄﺸﻟا ﺐﺣﺎﺻ"
33 - Hazreti Ali (Radiyallahu Anh) söyle buyurmustur: "Satranç oynayan, insanlarin en yalancisidir, onlardan biri öldürmedigi hâlde 'Öldürdüm' der." (Beyhakî, Sünen-i Kübra, No:20931,10/358)
Ibni Sihap
(Rahimehullah) a satranç soruldugunda: "O batildandir,
Allah ise
batili sevmez" diye Cevap verdi. (Beyhakî, Sünen, No:20939,10/359)
Ishak ibni Râhûye (Rahimehullah) a: "Satrançta bir beis görüyor musun?" diye soruldugunda O: "Bütün beisler ondadir." buyurdu.
Bunun üzerine ona: "Askerler harp taktigini ögrenmek için onunla oynuyorlar." denildiginde, "O facirliktir." buyurdu.
Muhammed ibni Ka'b el Kurazî (Rahimehullah) a satranç oyunu soruldugunda: "O oyunun en az zarari kiyamet günü onunla oynayanlar batil ashabi ile hasrolunurlar." buyurdu.
Ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) ya soruldugunda ise: "O kumardan daha beterdir." buyurdu.
Imam-i Malik (Radiyallahu Anh) a soruldugunda ise: "O, tavladan da serlidir." buyurdu. Bunun izahi iki yöndendir:
1- Tavla oyunu satranç kadar kalbi mesgul etmez, zira satranç uzun düsünmek gerektirdiginden çok vakit zayiatina sebep olur.
2- Tavlacilar arasinda santranç oynayanlar kadar çekisme olmaz, zira santranç oyuncularinin fuzuli konusmalari daha fazla, mücadeleleri daha siddetlidir, üstelik insanlarin satranca olan meyilleri daha kuvvetli oldugundan bu oyun daha kötü görülmüstür.
Bütün bu hadis-i serif ve rivayetlerden yola çikarak dört mezhep imami tavla oynamanin kumar olsun olmasin haram oldugu hususunda icma' etmis (görüs birligine varmis) lardir.
Satranç oyunu kumar olmasa da üç mezhep imamina göre haram sayilmis, Imam-i Safiî (Rahimehullah) ise mekruh görmüstür. Ancak kumar oldugu veya bir farzin zayi olmasina sebebiyet verdigi takdirde Imam-i Safiî (Rahimehullah) a göre de haramdir. Nitekim Imam-i Nevevî, "Fetâvâ" sinda bunu böylece beyan etmistir.
Bu oyunlarla oynayanin sahitligi geçerli sayilmaz. Imamü'l-Haremeyn (Rahimehullah) m fetvasina göre, bu oyunlar en büyük günahlardandir.
Rivayete göre Ibni Abbas (Radiyaliahu Anhuma) bir yetimin babasinin biraktigi mallar içinde rastladigi satranç takimini yakmistir. Eger onunla oynamak helâl olsaydi yetim mali oldugu için onu yakmak caiz olmazdi. Nitekim yetim malinda bulunan sarabin da dökülmesi gerekir, (ibni Hacer el Heytemî, ez Zevacir, 2/397-404, Feyzû'l-Kadir, 6/7, Ibni Kesir, 2/86)
Kurtubî tefsirinde zikredildigine göre, bu ayet-i celile kumar olsun olmasin tavla ve satranç gibi oyunlarin haramiyetine delâlet etmektedir. Çünkü Allah-u Tealâ içki ve kumarin haram olusunun sebebini beyan ederken, seytanin bu suretle insanlar arasina kin v e nefret soktugunu ve zikirle namazdan insanlari alikoydugunu açiklamaktadir.
Dolayisiyla insanlara aliskanlik veren, aralarina düsmanlik ve nefret sokan ve onlari zikirden ve namazdan alikoyan her eglencenin içki gibi haram olmasi gerekmektedir.
Eger burada: "Içki içmek insani sarhos edeceginden, insani namazdan meneder, fakat tavla ve satranç oyununda böyle bir sey söz konusu degildir" denecek olursa, buna karsi söyle denilir:
"Allah-u Tealâ haramlik hususunda içki ile kumari birlestirmis ve ikisini de insanlar arasina kin ve düsmanlik sokmak ve onlari zikirle namazdan menetmekle vasiflamistir.
Içki insani sarhos ederse de kumarin sarhos etmeyecegi herkesçe malûmdur, yine de ikisinde bulunan ortak vasiftan dolayi Allah-u Tealâ haramlik hususunda onlari birbirinden ayirmamistir. Yine böylece tavla ve satranç oyunu sarhos etmedigi gibi sarabin azi da sarhos etmedigi hâlde çogu gibi haram kilinmistir.
O hâlde sarhos etmese de içkinin bir damlasi haram oldugu gibi tavla ve satranç oyununun haram olmasi inkâr edilemez, ayrica bu oyunlara baslamak insana gaflet getireceginden bu gaflet te ayni sarhosluk yerine geçer, sarap sarhos ettiginden namaza engel oldugu gibi bu oyunlar da verecekleri gaflet yüzünden namaza manidirler.
Nitekim silsilemizin büyüklerinden, Ebu Bekr-i Siddik (Radiyallahu Anh) in torunu Medine-i Münevvere fukahasinin ulularindan Kasim ibni Muhammed (Radiyallahu Anh) a: "Tavlayi yasakliyorsun, satrancin durumu nedir?" diye soruldugunda:
"Allah'in zikrinden ve namazdan alikoyan hersey kumardandir." diye cevap buyurmasi da bu görüsün dogrulugunun en açik delillerindendir. (Süyûtî, Dürrül Mensur, 3/168, Ibni EbîHatim, No:6750,4/1197, Kurtubî, 6/275-76)
Bu beyanlardan da anlasildigi üzere ayet-i celilede geçen meysir sadece kumar manasinda anlasilmayip, insani zikirden ve namazdan gafil eden her oyun, eglence ve fuzulî isler olarak tanimlanabilir. Nitekim:
3433- ﺮﺴﻴﻤﻟا ﻦﻣ ثﻼﺛ: مﺎﻤﺤﻟﺎﺑ ﺮﻴﻔﺼﻟاو ،بﺎﻌﻜﻟﺎﺑ بﺮﻀﻟاو ،رﺎﻤﻘﻟا["بﺎﻌﻜﻟﺎﺑ بﺮﻀﻟاو": دﺮﻨﻟﺎﺑ ﺐﻌﻠﻟا. "مﺎﻤﺤﻟﺎﺑ ﺮﻴﻔﺼﻟاو": ﺎهؤﺎﻋد(ﺮﻴﻔﺼﻟﺎﺑ) ﺎﻬﺑ ﺐﻌﻠﻴﻟ] ﺞﻳﺮﺨﺘﻟا ـ(ﻼﺼﻔﻣ): ﺢﻳﺮﺷ ﻦﺑ ﺪﻳﺰﻳ ﻦﻋ ﻪﻠﻴﺳاﺮﻣ ﻲﻓ دواد ﻮﺑأﻲﻃﻮﻴﺴﻟا ﺢﻴﺤﺼﺗ ﻲﻤﻴﺘﻟا: ﻦﺴﺣ
34 - Yezid ibni Süreyh es Samî (Radiyallahu Anh) dan rivayet edilen: "Üç sey meysirdendir, (bunlar da) kumar, zar atmak ve güvercine islik çalmak." (Ebu Davud, Merasil, No:518, Sh.350) hadis-i serifi de bunun en açik delillerindendir.