| Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız ledunn | | | |
| Rahmetle anıyoruz..16.Eylül.1959 / 16.Eylül.2005 Herkesin kabuğuna çekilip baskıların hat safhaya ulaştığı bir dönemde Tunahan Hazretlerinin, kendisine, niçin kitap yazmadığını soranlara verdiği cevap, herşeyi ifade eder mahiyette idi; *Selefin mum ışığında yazdığı paha biçilmez hazine misali eserlerin toprağa gömülerek çürüdüğünü, bakkallara satılarak çöplüklerde çiğnendiğini, bir kısmının da kütüphane raflarında tozlanmış ve çürümeye terkedilmiş olduğunu gördüm. Medreseleri kapanmış, yazısı değiştirilmiş, din ilimleri yok olmağa yüz tutmuş olan bir zamanda kitap yazmaktansa, canlı kitap yetiştirmeyi daha lüzumlu gördüm*
*Süleyman Efendi Hazretleri dersiamlık vasfıyla başbaşa kalmıştı. Ya diğer arkadaşları gibi, maaşını alıp köşesine çekilecek ve hiç bir şeye karışmayacaktı, ya da dedelerinin uğrunda oluk oluk kan döktüğü, Kurânı ve Ondan neşet eden ilimleri öğretme davasını omuzlamak suretiyle ruhundan ve özünden koparılmaya çalışılan bu milletin evlatlarına feyz-i ilahiyi ve Nuru ilahiyi aşılama davasını üstlenecekti. Birinci yol ne kadar kolay ve rahatsa ikinci yol da en az o kadar meşakkatli ve zordu. Ama o büyük insan hiç tereddüt etmeden ikincisini seçti ve o günden sonra talebe okutmayı hayatının en büyük davası olarak gördü. Süleyman Hilmi Tunahan Hazretleri ilmiyle başına gelenlerin üzüntüsünü yaşarken, 1928 yılında babası Hoca- zade Osman Efendinin ölüm haberini almasıyla bu üzüntüsü bir kat daha artmıştı. Babasının ölüm haberiyle birlikte büyük bir acıya boğulan efendi hazretleri, bütün sıkıntıları göğüsleyerek ömrünü Kurana talebe yetiştirmeye vakfetmişti. Süleyman Efendi talebe okutmayı seçmişti seçmesine ama bu defa da okutacak talebe bulamıyordu. O günkü idarenin İslam Dini üzerine uyguladığı baskıdan korkan ve sinen insanlar bırakın Kurân okuyup yazmayı, Allah demekten bile korkar hale gelmişlerdi. Kaynak :MUHARREM COŞKUN - Milli Gazete | |
| | |
Allah rahmet eyleye.
O kiymetli insanin cemaati oldugunu söyleyenlere ve bizlere
Allah akil versin.
Gectigimiz cuma günü Namaz'dan sonra adi gecen cemaate ait bir camide sohbet ediyorduk.
Oradaki cemaaten birisi dediki; Farz'a zor yetistim, neden abi diye soduk, ben dedi falan semtten geliyorum onun icin. dedimki abi orada kac tane cami var buraya gelene kadar Cuma'yi tehlikeye sokana kadar birisinde kilsandinya namazi,(cünkü o camiiler baska kendi görüsünde degilmis) esas orada kilarsam namazim tehlike demezmi.