Üyelik tarihi: 09.12.2002
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
|
Adamın biri Şuayb peygambere:
- "Allah benim birçok günahımı ve hatamı gördüğü halde beni lütuf ve
keremiyle cezalandırmıyor."
Allah-ü Teala Şuayb'a şöyle vahyetti:
- "O kulum, ben bu kadar günah ettim de, Allah beni keremiyle
cezalandırmıyor, diyor. Ona söyle ki: Ey doğru yolu bırakarak, yanlışa
yönelmiş adam! Sen tersini söylüyorsun. Allah seni öylesine imtihan ediyor
ve cezalandırıyor ki, senin günahtan kararmış simsiyah kalbin ve günahların
etkisiyle zincirler içindeki bedenin bunu farkedemiyor. Fakat yine de Benden
ümidini kesmesin. Bana sığınsın, Bana dönsün."
Şuayb aleyhisselam Allah'ın kendisine bildirdiği sözleri "Allah beni
cezalandırmıyor" diyen kimseye söyleyince, o günahkar kimse de güzel tesir
uyandı. Şuayb aleyhisselama sordu:
- "Eğer beni cezalandırıyorsa hani belirtisi?"
Şuayb peygamber:
- "Ya Rabbi! O adam bu söze karşı savunmada bulunuyor ve Senin
verdiğin cezayı bilmek istiyor.
Cenab-ı Hak buyurdu:
- "Ben settarım, örtücüyüm. Fakat işaret söyleyebilirim. Onu
beğenmediğimin işareti: O itaat ettiğini sanıyor, oruç tutuyor, namaz kılıyor
fakat namazdan, zekattan ve başka ibadetlerin hiç birinden zerre kadar
zevk almıyor. Yüksek ibadetlerde ve amellerde bulunuyor, fakat zerre kadar
mutluluk duymuyor. İtaatlerin mahsul vermesi için
kalbde manevi bir zevk lazımdır."
|
|
|