| Rabıta inkarcılarının başlıca dayanağı olan İbni Teymiyye şunları beyan etmekde..ki bu zat gavsu'l azam abdulkadir geylaniye şeyhim diye hitap etmişdir.!! "... Bu mertebe, kul için ancak Allah'ın yardımı ile olur. Bunu elde etmesini Allah'tan başkası takdir edemez. Dolayısıyla kul, daimi olarak "Ancak sana kulluk eder ve yalnız senden yardım dileriz" ayetinin hakikatine muhtaçtır. (...) Allah-u Tealâ dışındaki şeyleri ise, Allah-u Tealâ için sever; Allah-u Tealâ dışında hiçbir şeyi ve kimseyi, lizatihî (sırf zati sebebiyle) sevmez." (İbni Teymiyye, Mecmû'u'l-Fetâvâ, 10/194) Yine şöyle der:
"... Bu cümleden olarak sahîh hadis kitaplarında yaygın ve meşhur rivayet yollarıyla gelen İbni Mes'ud, Ebû Musa ve Enes(Radıyallahu Anhüm) hadisinde ReSUİUİlah (Sallahu Aleyhi ve Sellem) ŞÖyle buyurmuştur: "Kişi, sevdiği ile beraberdir." (Sh. 128 de geçti)
Bir diğer rivayette de şöyle gelmiştir:
"(Resulullah'a) "Henüz kendilerine katılmamış (onlar gibi amel edememiş) olduğu bir zümreyi seven bir kimse hakkında ne buyurursunuz." diye sorulduğunda, Resulullah (Saiialhhu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Kişi sevdiği ile beraberdir." Enes (Radıyallahu Anh) diyor ki: "Müslümanlar, İslam'dan sonra bu hadise sevindikleri kadar başka hiçbir şeye sevinmediler."
(Müslim, Bin, 50, No:2639,4/2032) İbni Teymiyye, sözlerini şöyle sürdürüyor: "Bu hadis haktır. Zira sevenin, sevilen ile beraber olması fıtrî bir iştir, başka türlüsü olamaz. Kişinin, sevdiği ile beraber olması demek, onun muhabbeti üzere devam etmesi demektir. Binaenaleyh muhabbet, mütevassıt seviyede veya buna yakın olursa, kişi de sevdiğiyle bu ölçüde beraber olur.
Eğer muhabbet kâmil olursa, kişi de sevdiği ile kâmil bir beraberlik içinde olur. Kâmil muhabbet, sevilenin sevdiği her-şeyde ona muvafakat etmeyi (sevdiğimizin sevdiği herşeyi sevmemizi) gerektirir. Tabii eğer seven buna kadir ise..." (İbni Teymiyye, Mecmû'u'l-Fetâvâ, 10/752 |