Tekil Mesaj gösterimi
  #1
Alt 24.01.2006, 23:25
gençüsküdar

 
gençüsküdar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 07.05.2005
Mesajlar: 6.441
Teşekkür etti: 2
15 Teşekkür 9 Mesaja aldı
Eğitim...İslami Kavramlar

TAĞUT:

Allah’ın kitabı dışında hayat tarzları ortaya koyan ve kendi ürettikleri bu hayat tarzları için kendilerine hizmet ettiren her türlü siyasal, dini ya da kişisel güç tağuttur:

"De ki: Allah katında bir ceza olmak bakımından bundan daha kötüsünü size haber vereyim mi? Allah'ın lanet ve aleyhinde gazap ettiği, içlerinden maymunlar, domuzlar yaptığı kimselerle, tağuta ibadet edenler ki bunların mevkii daha kötü ve dümdüz yoldan daha sapıktır"

(Dipnot: Taberi Tefsiri 'nde, 111, 13'de Tağut kelimesi hakkinda bazi nakiller yaptiktan sonra şöyle diyor: "Bana göre sözün dogrusu, Allah'a isyan edip de, ya zor kullanarak veya karsi tarafin itaatiyle Allah'i birakip kendisine kulluk ettiren demektir. Bu kendisine kulluk edilen insan, şeytan, put, totem, veya herhangi bir şey olabilir. Ben, Tağut kelimesinin aslının şöyle kullanıldığını tesbit ettim: Bir kimse zulmettiği ve haddi aştığı zaman, onun hakkında "azdı, tuğyan etti" denir.)

(Maide, 5/60).
"Andolsun ki biz, her ümmete "Allah'a kulluk edin, tağuttan kaçının" diye (tebligat yapmasi için) bir peygamber göndermişizdir." (Nahl, 16/36).

Birincisi: Kişinin bir başkası için tapinma ve kulluk amacıyla secde, rüku, kıyam ve tavaf etmesi, kapı eşiğini öpmesi, adak ve kurban kesme vb. davranışlardan birini göstermesidir. Bu şekilde kendisine tapınılan kimsenin, başlı başına bir ilah (egemen) olduğuna inanılmış olsun veya tüm bu ibadetler, onun şefaat ve yakınlığının elde edilmesi için yapılmış olsun, yahut yüce ilaha ortak olduğuna ve bu dünya işlerinin yönetiminde yardımı ve katkısı bulunduğuna iman edilmiş olsun, bunun hiçbir önemi yoktur.

İkincisi: Kişinin bir kimseyi, bu alemde var olan nizam üzerinde egemen zannederek isteklerini gerçekleştirmesi için ona dua etmesi, zarar ve felaketler karsisinda ondan medet ummasi, korkulari esnasinda mallarin ve canlarin yok olusunda ona siginmasi.Kisinin bu türden tutumlarinin ikisi de, ilah edinip kulluk etmek manasina dahildir.


Bunun delili, asagidaki Kur’an-ı Kerim ayetleridir. "De ki: Bana Rabb'imden (akli delilleri takviye eden) apaçık ilahi deliller gelince, o sizin Allah'ı bırakıp dua ettiginizde, ibadet etmekligimden kesin olarak menedildim..." (Mümin, 40/66).

"Allah'i birakip da, kendisine kiyamete kadar cevap veremeyecek kisiye hizmet etmekte olan kimseden daha sapık da kimdir? Halbuki bunlar, onların duasından habersizdirler" (Ahkaf, 43/5).

"İnsanlar mahşerde bir araya toplandiklari zaman bunlar, onların düşmanları ve onların ibadetini inkar ediciler olurlar” Yani söyle derler: "Onlara bize tapmalarini emretmedik ve bize taptiklarini da bilmezdik." (Ahkaf 43/6-7)

Üç ayetin her birinde Kur'an-ı Kerim bizzat açıklamıştır ki, burada ibadetten maksat dua ve medet ummaktır. Bilakis onlar, cinlere ibadet ediyorlardı ve çoğu onlara iman edicilerdi..." (Sebe, 34/41).

Bu ayette cinlere ibadet ve onlara imandan kastedilen mananın ne oldugunu aşağıda gelen Cin Suresi'ndeki ayetler açiklamaktadir:

"Gerçekte şu da var: İnsanlardan bazı kimseler cinlerden bazı kişilere sığınırlar" (Cin 72/6).

Yukaridaki ayette açıklanmıştır ki, cinlere ibadetten maksat, onlara sığınmak, korkulardan, mal ve canların kaybından yine onlara sığınmaktır; keza cinlere imandan maksat da, muhafaza ve sığınma hususunda onların kudretine inanmaktır.

"Rabb'in onlari da, Allah'tan gayri ibadet ettiklerini de mahşerde bir araya toplayıp da: Siz mi şu kullarımı saptırdınız; yoksa kendileri mi yollarını sapıttılar? diyecegi gün" "Görürsün ki onlar şöyle demişlerdir: Seni tenzih ederiz. Seni bırakıp da veliler edinmek bize yakışmaz.. . " (Furkan, 25/17-18)

Bu ayetin ifadesinden, mabutlardan maksadın salihler, peygamberler ve veliler olduğu açıkça anlaşılıyor.

Onların ibadetlerinden maksat da onlarin kul olmaktan üstün ve yüce bir mevkide olduklarına inanmak, ilahlık sıfatı ile nitelenebileceklerine, kötülüğe son verip, gaybi yardim gibi şeylere güçleri yeteceklerine kanaat getirmek, sonra da onların huzurunda onları ilahlaştırmaya varacak şekilde tazim ve takdis etmektir.
"Onlar Allah'ı bırakıp, kendilerine ne bir zarar, ne bir fayda vermeyecek olan şeylere ibadet ederler. Bir de: "Bunlar (putlar) Allah yanında bizim şefaatçilerimizdir" derler. (Yunus, 10/18)."... kendilerine O'ndan başka bir takım veliler edinenler (derler ki): Biz bunlara, ancak bizi Allah'a daha fazla yaklaştırsınlar diye hizmet ediyoruz." (Zümer, 39/3) Bu ayette de ibadetten maksat, ilah edinmektir.
__________________
Ey İnsan! Kerim olan Rabbine karşı nedir seni aldatan (İnfitar,6)


İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var.

gençüsküdar isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla