| Bismillah....
beyanatlarda itidal vardır.....itidal ise iki halet arasında mutavassıt olmak demektir....yani haleter arasında "buda olabilir buda olabilir" diyerek ikisininde mümkün olabileceğini ifade etmektir....ve yazılarda Mehdi-i Azamın gelmiş geçmiş olabileceği gibi gelecekte olabileceği ifade edilmiştir....münazarada ithamda bulunmak çaresizliğin göstergesidir....aynı zamanda insanların itidal düsturu ile değil "kendi doğrularının kati doğrulugu" düşüncesinde hareket ettiğini gösterir....
bir diğer mesele.....Mehdiyet mevzusunu reddetmek başkadır....bir şahsın mehdiyetini reddetmek başkadır....
ve önemli nokta ise...insanların kainatın kıyameti ile çok alakadar olmasıdır....büyük dairedeki işlerle iştigal etmek kendi küçük dairemizdeki işleri aksatabilir....beklenen kıyamet kainatın kıyametidir...insanın kıyameti öldüğünde kopar.....Mehdinin vazifesi kainatın nizamını intizam etmektir...bizim vazifemiz yaşamımızı nizama sokmaktır....bu minvalde yaşantımızı intizam etmeye çalışan kim ise bizim mehdimiz odur....buna mürşidimiz hocamız şeklinde de bakabiliriz....Deccal ise kainatı fesada verecektir....bizim deccalimiz ise yaşatınımızda bizi dalalete götürenlerdir.....bu perspektifde gözler küçük dairemize dönmelidir....zira burdaki vazifeler en mühimdir.....ihmal helakiyetimize neden olabilir....
vesselam |