| ‘Şu çılgın Kürtler’ ‘Şu çılgın Kürtler’ ‘Bir hilal uğruna’ birlikte savaşmış ve can vermiş o yüzbinlerce şehidin hatırası, Türkiye’nin bölünemezliğinin en dramatik işareti olsa gerek. O çılgın Türklerin arasında onbinlerce isimsiz Kürt kahraman da var. İki etnik milliyetçiliği de yenmemiz gerek.
Turgut Özakman’ın ‘Şu Çılgın Türkler’ kitabı satış rekorları kırıyor, çünkü her Türk’ün gurur duyacağı kahramanlık öykülerini anlatıyor. Ancak bu öyküleri okurken herkese hakkını vermek ve ‘o çılgın Türklerin’ arasında onbinlerce isimsiz Kürt kahramanın da olduğunu teslim etmek gerek.
Sultan Abdülhamid, kendi adını vererek kurduğu ‘Hamidiye Alayları’ ile Kürtleri bölgede önemli bir askeri güç haline getirdi. Hamidiye Alayları özellikle Ermeni çetelerine karşı başarılar sağladı, 1. Dünya Savaşı yıllarında ise (adları ‘Aşiret Alayları’ olmuştu) Rus işgaline karşı direndiler.
Zaten genel olarak 1. Dünya Savaşı’nda Kürtler imparatorluğa büyük bir sadakat gösterdi. Doğu Anadolu’daki Osmanlı kuvvetlerinin büyük bölümü Kürtlerden oluşuyordu. Binlerce Kürt asker, Sarıkamış’taki Üçüncü Ordu’da, Çanakkale’de ve diğer cephelerde şehit düştü. Merkezi Elazığ’daki 11. Fırka (Tümen) ve merkezi Musul’da bulunan 12. Fırka Kürtlerden müteşekkildi.
Mustafa Kemal Paşa Samsun’a çıktığında Kürtlerin sadakatinin farkındaydı ve daha önce Diyarbakır’da 16. Kolordu’da görev yaparken tanıdığı bu insanlara güveniyordu. 16 Haziran 1919’da Kâzım Karabekir Paşa’ya yolladığı şifrede, “Doğu vilayetleri halkının, Ermeni çetelerinin acımasızlığına ve taarruzlarına hedef olmuş, en büyük felaketi görmüş bir unsur olmak sıfatıyla, birlik ve fedakârlık lüzumunu en önce takdir ettikleri iftiharla görülmektedir” diyor ve şöyle devam ediyordu: “Bu sebeple ben Kürtleri de bir öz kardeş olarak ağuşumuza (bağrımıza) katıp tekmil milleti bir nokta etrafında birleştirmek ve bunu dünyaya Müdafaa-i Hukuku Milliye cemiyetleri vasıtasıyla göstermek karar ve azmindeyim.” Bediüzzaman Said Nursi, Ahmet Arif ve Mehmet Sıddık, Kürtler adına yayımladıkları ortak yazıyla, Sevr Anlaşması’nı lanetledi. Kürt din âlimleri de Milli Mücadele lehinde Anadolu müftülerinin yayımladığı fetvayı imzaladılar.
‘Soy ve din kardeşi’ oldukları Türklerle birlikte Türkiye için canlarını ortaya koyan tüm bu ‘çılgın Kürtler’in bugün kemikleri sızlıyor olmalı. Çünkü Kürtlük adına hareket ettiğini ileri süren bir terör örgütü 30 binden fazla vatandaşımızı katletti ve hâlâ da kan dökmeye devam ediyor. Türkiye’ye ve Türklüğe karşı fanatik bir nefretle dolu etnik Kürt milliyetçiliği, hem Türklere hem de Kürtlere acı ve ölüm getiriyor. Öte yandan da bir grup marjinal Türk ırkçısı, ‘tarih boyu Kürt ihaneti’ masalları uydurarak, Kürt vatandaşlara karşı husumet körüklüyor.
Türkiye’nin etnik bir gerilime sürüklenmemesi için, iki etnik milliyetçiliği de yenmemiz gerek. Ve bunun bir yolu ‘çılgın Türklerin ve Kürtler’in gerçek hikâyesini yeniden hatırlamak. ‘Bir hilal uğruna’ birlikte savaşmış ve can vermiş o yüzbinlerce şehidin hatırası, Türkiye’nin bölünemezliğinin en dramatik işareti olsa gerek.
20 4 2006 / MUSTAFA AKYOL / MİLLİYET
__________________ Ey İnsan! Kerim olan Rabbine karşı nedir seni aldatan (İnfitar,6) İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var.
|