"bizi de bulur mu ölüm bir cami avlusunda..." bir şehadet...
nurdan damlalar:
“Ey insanlar!
Fani, kısa, faydasız ömrünüzü baki, uzun, faydalı meyvedar yapmak ister misiniz? Madem istemek insaniyetin iktizasıdır; Baki-i Hakiki’nin yoluna sarf ediniz.
Çünkü, Baki’ye müteveccih olan şey, bekanın cilvesine mazhar olur.”
Kendisine hayat nimeti verilen her insan, sonunda ölümü tatmaya mahkumdur. Hatta, günlük yaşantımızdaki hastalıklar,
• Ölümün keşif kolları ve pençesidir.
İslâmî bir perspektiften bakıldığında, ölüm korkulacak bir olay değildir. Zira ehl-i iman için ölüm;
• Vazife-i hayat külfetinden bir terhis
• Dünya meydanındaki imtihanda, talim ve talimat olan ubudiyetten bir paydos
• Öteki âleme gitmiş yüzde doksan dokuz ahbap ve akrabasına kavuşmak için bir vesile
• Hakiki vatanına ve ebedi saadet makamına girmeye bir vasıta
• Dünya zindanından cennet bostanına bir dâvet
• Şefkatli Yaratıcının fazlından, kendi hizmetine mukabil ücret almaya bir nöbet
• Yüzde doksan dokuz ahbabın toplandığı yer olan âlem-i berzaha bir kavuşma kapısı
• Ebedi hayata ünvan ve başlangıç.
• Yer değiştirmek
• Ruhun serbest kalışı
• Ebedi hayata bir dâvet
• Sonsuz hayatın başlangıcıdır.
****
necip fazıl kısakürek gibi:
ölüm ölene bayram ,bayrama sevinmek var,
oh ne güzel bayramda tahta ata binmek var ...
rahatlığında ve umudunda olabilmek dualarımla...
Allah son nefeslerimizde imanla ruhumuzu teslim etmeyi nasip etsin.(amin)