Tekil Mesaj gösterimi
  #1
Alt 02.06.2006, 16:37
cihad2

 
cihad2 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 23.03.2003
Mesajlar: 458
Teşekkür etti: 0
8 Teşekkür 5 Mesaja aldı
Camiler kapanıyor kiliseler açılıyor




Camiler kapanıyor kiliseler açılıyor

Manevi tahribat tam gaz devam ediyor. Nevşehir’in Uçhisar İlçesi’nde evleri misyonerler satın alıyor, “Müslüman cemaat kalmadı” gerekçesiyle ezanlar susturulup, camiler ibadete kapatılırken, Kapadokya bölgesinde Hatay’da ve Mersin’de yeni kiliseler inşa ediliyor. Harabe halindeki kiliseler ise restore edilerek ayine açılıyor. Hatay’da gördüğümüz “Dinlerarası diyalog” afişinde ise, İslâm’ın sembolü hilalin içindeki Kelime-i Tevhid lafzından, “Muhammedün Resulullah” ibaresi çıkarılmış.

SELAMİ ÇALIŞKAN
Manevi tahribat tam gaz devam ediyor. Halkı Müslüman olan Anadolu şehirlerinde (Mesela Nevşehir’in Uçhisar ilçesinde) evleri misyonerler satın alıyor, “Cemaat ahali kalmadı” gerekçesiyle ezanlar susturulup, camiler ibadete kapatılırken, Hatay’da yeni kiliseler inşa ediliyor, harabe halindeki kiliseler restore edilerek ayine açılıyor.

Kelime-i Tevhid’de tahrifat
İş bununla da sınırlı değil. “Dinlerarası Diyalog” bahanesiyle dinimizin temeli olan Kelime-i Tevhid, tahrif ediliyor. Dinlerarası Diyalog ya da “İbrahimi Dinler” tabiriyle bir araya gelenlerin hazırladığı afişte İslamın sembolü Hilal, Hristiyanların sembolü Haç ve Yahudilerin kullandığı altı köşeli Siyon yıldızına yer veriliyor. Afişte Hilal’in içinde “La ilahe illallah” yazısı bulunurken, Tevhidin devamı olan “Muhammedün Resulullah” ibaresine yer verilmiyor.

Ezanları susturulan ve ibadete kapatılan camiler
Yine YÖK tarafından İmam-Hatiplilerin üniversitelere girmesi engellenirken (Taban puanlarının düşürülmesi), İlahiyat Fakültelerinin içi boşaltılarak yok edilmek istenirken, kiliselerde görev yapan rahipler ve rahibeler en az iki fakülte bitiriyorlar.
Anadolu’yu dolaşırken, Nevşehir’in Uçhisar ilçesinde yabancıların evleri satın alarak cemaatsiz kaldığı gerekçesiyle üç caminin kapısına kara kilit vurulduğunu gördük. Zarif minaresinden Ayasofya gibi artık ezan sesi duyulmayan Emine Hatun Camii, Hacı Ali Ağa Camii ve Hacı Ömer Camii ibadete kapatılmış.
Kiliselerin restore edilerek ayine açıldığı Hatay, Tarsus’da ve Mersin’de yeni kiliseler inşa ediliyor. Hatay’da Habib-i Neccar Camii’nin etrafındaki tarihi Hatay evleri Uçhisar’daki evler gibi misyonerler tarafından satın alınıyor.

Yeni yapılan ve restore edilen kiliseler
Aslen Güney Koreli, Amerika’da yaşayan bir rahibin liderliğinde, bir bina restore edilerek Protestan Kilisesi inşa edilmiş ve kilise 2000 yılında ayine açılmış. Kilise’de görevli Meri Farah isimli bir bayan görevli ile konuşabildik. Farah, asıl görevinin rahibelik olmadığını, sadece vakıfta yönetici olarak çalıştığını söyledi. “-Siz Ortodokssunuz, ancak Protestan Kilisesi’nde çalışıyorsunuz. Bu sizin için problem olmuyor mu?” şeklindeki sorumuzu Farah, şöyle cevaplıyor: “-Niye problem olsun ki. Avrupa ülkeleri bir araya geldi. İki farklı kilisenin ya da iki farklı mezhebin insanları bir arada niye çalışamasın ki. Mesela bu kilisenin lideri Güney Koreli”

İki fakülte mezunu papaz yardımcıları
YÖK, İmam Hatiplilerin üniversitelere girmelerini engelleyip, ilahiyat fakültelerinin içini boşaltırken, gittiğimiz yerlerde papazların yardımcılığı yapan rahip ve rahibelerin bile iki fakülte mezunu olduklarını öğrendik. Antakya (Hatay) Ortodoks Kilisesi’nin papaz yardımcısı Dimitri Doğum, 40 yaşında. Baba mesleği kuyumculuk olduğundan Kimya Fakültesini bitirmiş. Dört yıldır kilisenin ruhani kadrosunda yer alan Dimitri Doğum, Yüksek teoloji tahsilini Saint Jhons Manastırı’nda tamamlayıp, “Diagon” rütbesiyle (papaz yardımcısı), görev yapıyor. En basit sorularımıza bile cevap vermekten kaçınan Dimitri Doğum ile aramızdaki konuşma şöyle sürdü:

Soruları cevapsız bırakan papazlar
“-Irak işgal edildi. İran’a yönelik de tehditler sürüyor. Siz bir din adamı olarak bu tehditlerden rahatsız olmuyor musunuz?
-Bizler din adamları olarak siyasete girmeyiz. Bu sorunuz siyasi bir soru. Onun için cevap vermek istemiyorum.
-Ama ABD bunu din adına yapıyor. George W. Bush, “Bu bir Haçlı Seferidir” diyor?
-Biz burada siyaset yapmıyoruz. Din adamı olarak olaya objektif bakıyoruz. Siz siyasi sorularınızı siyasetçilere sorun.

“Büyüklerimiz ‘gazetecilerle konuşmayın’ diyorlar”
Hatay Katolik Kilisesi’nin 70 yaşındaki papazı Domenico (Valentino) Bertogli de, iki fakülte bitirmesine rağmen, sorularımızı cevaplamaktan kaçınıyor. Roma Üniversitesi, Teoloji (İlahiyat) Fakültesi ile Paris Üniversitesi, Tarif Fakültesi’nden mezun olan Bertogli, “Bizimle konuşmaktan niçin çekiniyorsunuz?” sorumuza da “Büyüklerimiz ‘gazetecilerle konuşmayın’ diyorlar” cevabını veriyor. 20 yıl İzmir’de papazlık yaptıktan sonra Hatay Katolik Kilisesi’ne tayin edilen ve 17 senedir Hatay’da papazlık yapan Bertologi, dini faaliyetleri 40 yaşındaki kendisi gibi iki fakülte mezunu olan (Roma’da Teoloji (İlahiyat), Milano’da Gazetecilik okumuş) bir rahibeyle sürdürüyor..

Gazeteci Rahibe Suriye’de
“-Rahibe hanımla görüşebilir miyiz?” sorumuza “-Görüşemezsiniz, çünkü o Suriye’de” karşılığını veriyor.
Bertogli: “-Savaş konusunda ne düşünüyorsunuz?” sorumuza şu cevabı veriyor:
“-Allah savaşmamızı istemiyor. Kim ki savaş yapıyor, insanları öldürüyor, O Allah’ın dostu değil”.
Bertogli: “-Önceden Müslüman iken, sonra din değiştirip Hristiyan olanlar var mı?” sorumuza ise şu karşılığı veriyor: “- Türkiye laik ve her şey serbest. Biz istatistik tutmuyoruz ama önceden Müslüman iken, sonra Hristiyan olanlar tabi var. Nasıl Hristiyanlar Müslüman oluyorsa, işte öyle Müslümanlar da Hristiyan oluyorlar.”

Protestan Kilisesi’nde Ortodoks görevli
Hatay’da aslen Güney Koreli, ancak Amerika’da yaşayan bir rahibin liderliğinde daha önce Fransızların banka olarak kullandığı bir bina restore edilerek Antakya Protestan Kilisesi inşa edilmiş ve kilise 2000 yılında İstemihan Talay’ın Kültür Bakanlığı döneminde ayine açılmış. Biz gittiğimizde kilisenin Güney Koreli, 2 fakülte mezunu rahibini bulamadık. Meri Farah isimli Ortodoks olduğunu belirten bir bayan görevli ile konuşabildik. Aslen Antakyalı olduğunu ve kilise dışında resmi teoloji tahsili almadığını söyleyen Meri Farah, kilisedeki asıl görevinin de rahibelik olmadığını, sadece vakıfta yönetici olarak çalıştığını söyledi.
Meri Farah: “-Siz Ortodokssunuz, ancak Protestan Kilisesi’nde çalışıyorsunuz. Bu sizin için problem olmuyor mu?” şeklindeki sorumuzu şöyle cevapladı: “-Niye problem olsun ki. Avrupa ülkeleri bir araya geldi. İki farklı kilisenin ya da iki farklı mezhebin insanları bir arada niye çalışamasın ki. Mesela bu kilisenin lideri Güney Koreli.
cihad2 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla