Hayrettin Karaman Hoca efendi dahil İslam Alimleri bu konuda intihar eylemlerini tasvip ettiklerini söylüyorlar.Bende 100 de 1 00 000000 katılıyorum.
Filistin’de Yahudilerin yaptığı katliamları bütün çıplaklığıyla anlatmasına eş – Yahudilerin yetişkin erkek bulunmadığı bilinen, yaşlı, kadın ve çocukların kaldığı kampları napalm bombaları atarak çocukları diri diri yakması gözü yaşlı, katliam manzaraları çizmesindeki ıstırap kaldı akıllarda. Ve bir şey daha; Filistin kamplarında bulunmuş 68 kuşağından bir solcunun anlattıkları... Savaşmanın Filistin’de gayet tabiî olduğu, 12 yaşındaki çocukların dahî ellerinin silâhlı olduğu, savaşmanın bir hayat tarzı hâline gelmiş bulunduğu... Öyle ya, Filistin kamplarında, futbolcuların, film artistlerinin değil, fedaîlerin posterleri asılı... Savaşmanın bir hayat tarzı hâline geldiği Filistin’de, savaş gayet sıradan bir hadise. Yemek yemek, çalışıp para kazanmak, evlenip çoluk çocuğa karışmak gibi, savaşmak ve bu savaş sırasında da ölümle tanışmak, gayet sıradan ve günlük bir olay... Onlar için ihtiyaç kelimesinin belirtiği mana, bizler için belirttiğinden çok farklı..ısrarla, Batı kafası ve sosyolojisi ve psikolojisiyle izâh etmeye –keyfiyetini, hakikatini örtmeye- çalıştığı fedâî eylemlerinin hiç de öyle olmadığı, bu şartlar ve bu hayat anlayışı karşısında apaçık gözükmekte.
Yahudilerin o topraklarda ne işi var? Şayet ölmek istemiyorlarsa, defolup geldikleri yere geri dönsünler. Onları misafir olarak biz davet etmedik, işgalci olarak hanemize tecavüz ettiklerini, çoluk-çocuk demeden, katlettiklerini, namusumuza el uzattıklarını gördük..
Şehadet eylemleri, sizlerin zannettiğ çaresizlikten dolayı değil, taktik bir anlayış gereği bu eylemlere girişmektedirler . Tankların karşısında ellerindeki silâhların kafi gelmediği yerde fedaîler devreye girmiştir diyor. Ölmenin ve savaşmanın gayet sıradan olduğu, fedairuhunun bu kadar şuurlaştığı bir ortamda, bu eylemleri bu şekilde vasıflandırmanın, fedai ruhunu örtmek, görmezden gelmek için yapılmış olacağınıysa ifade etmiyor. Tanklara, işgalcilere karşı fedaîlerin bu kadar sık kullanılmasındaki asıl mesuliyetin, düşmanın ordusu karşısında kendilerini silahsız bırakan müslümanların üzerinde olduğunu da ifade etmiyor. Mesuliyetimizi hatırlatırsa, utanırız diyedir belki, utandırmamak için söylememiştir belki, kim bilir? Evet, bu taktik bir tercih meselesidir ve fedai ruhiyatının bütün bir toplum tarafından, topyekun kuşanılmış olduğunun ispatıdır da... Conilerin, filimlerde aradığı kahramanlık ruhiyatını, bir toplumun her ferdinin tek tek kendi şahsında yaşattığının ifşasıdır... İşin burasında, karalama sebepleri arasına kıskançlık da girmiyor değil...
İnşallah, bu dava yolunda kendini fedâ eden tüm MÜSLÜMANLAR şehit olmuşlardır. LAkin, orada işgalciye karşı çarpışanlar, yalnız müslümanlar değil... Vatanseverler, solcular, marksist gerillalar da fedâ eyleminde bulunabilir. İşin bir yönü bu... Diğer taraftan, şehitliğin ne demek olduğunu, dışımızdakine anlatmanın zorluğu... Onların anlayış ve gerçeklik seviyesi, zaman üstü hakikat ve gerçeklik seviyesiyle irtibatlı değil... Ve genel anlayış seviesi de aslında bu... Yani, Filistindeki gibi, savaşın hayat tarzı olduğu bir ortamda, bunu izâh etmenin bile lüzûmu yokken, parya psikolojisi içerisinde, Tom Amca ruhiyatına haiz ve eşi ile dişi, dişi ile işi arasına sıkışmış bir hayatın mahkumlarına, şehadet, 70 huriden başka ne çağrıştırıyor ki? İnsan olmak, müslüman olmak çilesi kaybolmuş... Hayvan adamın tek saktığı, hayvani hazlarına hitap eden yön...
Mahallesindeki Ermeni azınlığa ait evleri berhava etmenin yolunu düşünen, cepheden saldırarak, karakol vazifesi gören bu evleri ve içindekileri temizlemenin imkanı olmadığını görünce de, kendi evine soktuğu kundakla bütün bir mahalleyi yangına veren ve bu sayede işgalcilerin evlerini ateşe havale eden Mıllış Nuri’de o evlerdeki çocukların ölümüne sebebiyet verdiği için masumları katleden bir teröristtir..Deyilmi.Bak bu adam da TÜRK ne tesadüf..
Ve son olarak...
Allah Resûlü’nün şanlı Sahâbîlerinden biri... Savaş arasında, bir ağacın altına oturmuş, azığı olan hurmaları yemekte...
Allah Resûlü’nün, şehit olmanın her şeyden üstün olduğunu belirten hadîsini duyuyor. Yemekte olduğu hurmaları olduğu yere bırakıp, şeksiz ve şüphesiz, şehit olmak üzere, yalınkılıç, kâfir ordusu içine dalıveriyor... Ve fedâî Sahâbî şehit... İntihar etmiş değil... Yaptığı işle düşmana korku vermiş olduğundan dolayı da,
Allah Resûlü tarafından övgüye mazhar oluyor...
İnsan olmak için, mucahid ruhiyatına bürünmeye bakmak lazım... Filistinlileşmek lazım... Savaşmak lazım... Sıcak döşeklerde eleştiri yapmak gerekmiyor bize...Unutmayalım: “Cennet, kılıçların gölgesi altındadır!”