| Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız Ninja_Kedi | | | |
| Bismillah....
iki zümre vardır ki cennetin kokusunu dahi duyamayacaklardır.Bunlardan birinci zümre başlarını deve hörgücü gibi kabartan bayanlar,ikincisi ise zalim yöneticilerdir.Sosyal hayatta sahip olduğu statüye göre herkes bir nebze yönetici konumundadır.Kimi ailesini yönetir, kimi bir şirketi kimisi de bir devleti.Yönetilen bir kurumun ayakta kalması için gerekli yegane unsur adalettir. Bir devlet ki bütün kurumları pörsümüş, bütün kuruluşları dejenere olmuş ama sadece adalet mekanizması sağlam; işte bu devlet bütün bozukluga ragmen ilelebet yaşar. Bir devlet ki, bütün kurumları kuruluşları düzgün amma ve lakin adalet mekanizması adil değil; işte bu devletin tarihin tozlu sayfalar arasına gömülmesi an meselesidir. Hakimler,yöneticiler uygulanacak karar verme makamında mevkisinde bulunanlar karar verirken nefislerini heva ve hevesatlarını değil adaleti baz almalıdırlar.
Hakimin biri bir ceza verir. Verdiği ceza isabetlidir.Doğrudur.Lakin Sultan Fatih bu insanı görevinden azleder.Sebebi ise ceza verirken suçluya duyduğu kızgınlıktır.Dolaysı ile içine heva hevesat ve nefis bulaşmış kararlar doğru olsa dahi adil değildir.
Yöneticilik,hakimlik; hadimliktir. Boyunun ölçüsünü,saçının rengini begenmediğin kişiyi Demoklesin kılıcı ile idam etmek değildir.
Yazılan 1500 küsur yazı şahiddirki bir tek kişiye gruba hakaret etmedik.Saygısızlık etmedik.Hakkında en ufak bir kötü beyanatta bulunmadık. Bunun yanında türlü hakaretlere ithamlara uğradık. Yunus misal "Dövene elsiz,sövene dilsiz" hareket edip hepsini sineye çekip helal ettik.Lakin hayatımızda ödün veremeyeceğimiz tek şey özgürlüğümüzdür. Özgürlüğümüze kast edilecekse buna itaat etmektense ölümü tercih ederiz.
Evet,haksızlığı hak zannedenlere karşı hak iddia etmek,hakkın kendisine haksızlıktır. Hak iddia etmiyoruz. Hakkı kuvvette görüp elindeki kuvvetle egosunu tatmin edenlerin değil kaderin mahkumuyuz. Bu mahkumiyetin cezasını da kendimiz veriyor ve bu forumdaki hayat hakkımızı burada sonlandırıyoruz.
Birilerinin iddialarına son kez gelince:
Kim ne söyler düşüncesi ile hareket eden hayatında çok fazla yanlış yapar. Biz şöyle desinler böyle desinler düşüncesi ile yazmadık hiçbir zaman. Nurullah,grunburg kardeşimizin yanında olmamız ise bir yazıda da ifade edildiği gibi "tahttaki zalim yöneticinin değil zindandaki mazlumun yanında yer almaktır"....evet...Nurullah kardeşimizle çeşitli mevzularda ihtilafımız olmuş.Çeşitli münazaralarımız olmuştur.Lakin biz ilim talebesiyiz. Bizden olmayanların bize karışmaya hakkı yoktur.Konuşmuş olmak için konuşanların ise karışmaya hiç hakkı yoktur. Kendileri, istifade ettiğimiz ve burada bulunma nedenlerimizden biri olan hakperest bir kardeşimizdir.
Bir kardeşimizin, hizmet-i Nuriye hakkında ileri geri konuşulduğu ve akabinde birşeyler yazılamadığını beyan edip davet etmesi ile bu foruma giriş yapmıştık. 1500 küsur yazı içerisinde kardeşlerimizle hakaık-i imaniyeye dair meseleleri münazara edememenin intizarı içerisindeyiz. Bir takım iddialara ithamlara karalama ve kötülemelere izahat yazmaktan, insanların sen-ben kavgalarına girme çabalarından buna fırsat bulamadık. İstedik ki; insanlar farklı şeritlerde olsa da aynı yolun yolcuları olduğunun farkına varsın.İstedik ki insanlar mezheb,meşreb,tarikat,cemaat mülahazaları ile "Benim babam senin babanı döver" kavgasında bulunmasın. Öyle bir biz denilsin ki iman-küfür çizgisinde bulunan bir faciri dahi kapsasın. Lakin gördük ki biz diyemiyoruz. Cemaati farklı tarikatı farklı diye insaf sınırlarının ötesinde tenkitler tekfirler...Varoluş için islamın her fakültesinin gerekliliğini dar akıllarına sığdıramamış insanların meslek meşreb inhisarı ile neticesi hüsran olacak bir kavga çıkarma çabalarına şahid olduk hep. Öyle ki kendi düşüncemizi destekleyen şeytan olsa ona rahmet okuduk. Kendi düşüncemize karşı çıkan melek olsa lanet ettik. Kısacası kendimizi bir türlü aşamadık.
İsterdik ki Nur hizmetine ilişildiğinde bir başka kardeşimiz, mesela Mahmud Efendi hzlerinin müntesipi çıksın ve "yanlış biliyorsunuz...yanlış diyorsunuz...bunda da bildikleri bir hayır vardır" diyip gürlesin....Tarikatlara ilişildiğinde meydana ilk çıkan bir Nur talebesi olsun....Heyhat, bunca senedir bir hayalin peşinden koşmuşuz. Şu zaman ki ümmetin en çok uhuvvet-i islama ihtiyacı olduğu zamandır. Bizler ise avını kollayan bir yırtıcı gibi pusuya yatmış nasıl saldırsak diye düşünüyoruz. Nasıl ilişsek,nasıl kötülesek, insanların teveccühünü onlara karşı nasıl kırabilsek mülahazalarında olduk hep. İki arslan birbiri ile boğuşurken ikisini de bir çakal yenebilir. Mutaassıp müntesipler hep böyle arslanları kavga ettirme çabasında oldular.Yazık! Gerçekten çok yazık.
Biz gidelim ki bizden hayırlısı gelsin. Seviyesiz yazılarımızla birkaç senedir sizleri rahatsız ettik.Özür dileriz.
Her daim hakkımız olan herkese hakkımızı helal etmekteyiz. Hakkımız geçmiş olan var ise helal olsun. Bimukabele haklarınızı helal ediniz..
...ve Ninja'nın harakirisi....
vesselam | |
| | |
bismihi ve subhanehu
itiraf edeyim yazınız beni çok etkiledi.
Düzgün üslubunuzun, kimseye hakaret etmemenizin, be size gadapla yanaşana hiçbir zaman ağzınızı bozmamanızın şahidi bu fakirdir.
bu fakir kardeşiniz
Allah da biliyor ya sizi hep muvahhid bildi, ve sadece müslüman olduğunuzdan dolayı sevdi.hatta muhterem saidi nursinin bile genç molla saidken gençlik delikanlılığıyla eski said döneminde yaptıklarını bile arada nefsi olmadan herhangi bir müslümanı eleştirme mantığıyla tenkid etti ama yüreğinde onun hizmetine yüce şahsiyyetine ve ilmine devasa saygı muhabbet ve hürmet notunu düşerek...
ihvandan anlayışımız sadece muhammed s.a.v. ümmetidir.
Fakat tabiri caizse giderken doksanıncı dakikada öyle bir gol attınız ki.....
ben bu golun açıkçası sizden geleceğini tahmin etmiyordum.size bırakın rolcu desinler bırakın yaşananları dallasa benzetsinler biz sizin hayatı ve davanızı ne kadar ciddiye aldığınızı yazılarınızdan anlıyoruz.
evet sesinizin 1 günlüğüne bile kesilmesi mahiyetinde de olsa zulme uğradınız.
zulme uğradık ama o bunu yaparken ne yaptığını bilmiyordu diye hüsnü zan ediyorum...o kardeşime bu sebebten bugzetmiyorum.
hakkımı da helal ediyorum.
ama söylenecek sözlerin söylenmemesinin hasreti kalbimde kalmasın diye sadece sizin gitmenize sebeb teşkil etmekle bizlerin incinmesine- sebeb olduğu için kendisini fevri ve nefsi davranışı için kınadığımı beyan ediyorum.Yoksa nefsimden dolayı o kardeşe buğzetmiyorum zira nefsi emmaremiz kimseye buğzetmemizi gerektirecek kadar değerli değildir.
gönlüm gitmememizden yanadır...
yine de;affetmek insanların hata ve kusurları görmemek sabr affedicilik güzel hasletlerdendir.bir defa daha düşünün...
VE hakkınızı da bilmeden incittiysek araya nefsimizin kalitesizliği karıştıysa-ki muhakkak karıştı-helal ediniz...
siz bu foruma kalite katanlardandınız..en azından tartışma kültürünüzle adabınızla.ledün kardeşimiz gibi..
İYİ ADAMLAR İYİ ATLARA BİNİP GİTTİLER