| DOĞU TÜRKİSTAN’DA DİNİ BASKILAR_10 Doğu Türkistan’ı kendi toprağı olarak gören ve elinden bırakmak istemeyen Kızıl Çin hükümeti, Müslüman halka karşı acımasız bir soykırıma girişti. İlk savaş Müslümanların inançlarına karşıydı. Dini eğitim veren tüm okullar kapatıldı, din adamları tutuklandı, büyük kısmı da öldürüldü. Camilere Mao’nun resimleri ve Komünist Parti’nin bayrakları asıldı ve Müslümanlara bu resim ve bayraklara saygı gösterilerinde bulunmaları emredildi. Müslümanların bir kısmı Pan-Türkist, bir kısmı da Pan-İslamist oldukları gerekçesi ile gözaltına alınıyor ve idam ediliyordu. Toplu sürgünler ise zulmün bir diğer yüzüydü. Yurtlarından sürülen Müslümanların bir kısmı zorlu iklim şartları nedeni ile yolda hayatlarını kaybetti. 1949-1952 yılları arasında 2.800.000, 1952-1957 yılları arasında 3.509.000, 1958-1960 yılları arasında 6.700.000, 1961-1965 yılları arasında 13.300.000 Doğu Türkistan Müslüman’ı çeşitli yollarla öldürüldü.
Mehmet Emin Buğra’nın Yeğeni Meşhur Dini Alim Abdulahat Barat Mehdum 4. Defa Tutuklandı. Çin hükümeti birkaç yıldan beri “Yasa dışı Dini Unsurlara Darbe Vurma Hareketi” adı altında Doğu Türkistan’da tanınmış din adamlarına ve alimlere karşı zarar verme hareketlerini devam ettiriyor. Abdulahat Barat Mehdum bu yılın başlarında Hoten’de tutuklanan tanınmış din alimlerinden biridir.Alınan haberlere göre Çin Polisi Abdulahat Barat Mehdum’un dini bilgiler öğretmekte olduğu Hoten’deki bir evi basarak 74 yaşındaki Abdulahat Barat Mehdum’u, 7 öğrencisini ve ev sahibini birlikte tutuklayarak hapse attı.Dini eğitim vermekten başka hiçbir şey yapmayan Abdulahat Barat Mehdum’un ağır biçimde Böbrek hastalığına yalandığı, sağlık durumunun son derece ağır olmasına rağmen Çin hükümeti onu çok kötü şartlardaki bir cezaevine hapsederek akrabaları dahil hiç kimsenin ziyaret etmesine izin vermediği öğrenildi. Hayatının büyük bölümü Çin zindanlarında geçen Din alimi Abdulahat Barat Mehdum’un bu tutuklanışı ile birlikte 4. defa tutuklandığı ifade edildi.
Mao’nun, İslâm dinine karşı yürütmüş olduğu siyaset çok şiddetli olmuştur. Doğu Türkistan da mevcut Kurân-ı Kerîm, Hadis ve diğer dinî mevzulardaki kitaplar tamamen imha edilmiş; camiler kapatılarak kışla, parti binası, ahır, mezbaha olarak kullanılmış; din görevlileri tutuklanarak işkenceye tabi tutulmuş, kanalizasyon islerinde çalıştırılmış, hatta domuz eti yemeye, gütmeye ve kesmeye zorlanmışlardır.
|