| BU siir Ustad Sezai Karakoc'a ait, buraya savastan önce koymustum, kimse farketmemis...yeniden koyalim bizde.
ALINYAZISI SAATI 2
Ne kadar uzaktik Dicle'den
Çok yakininda dogmusken
Dicle ki asagilarda köpüklerinden
Bir sehir dogurmus Bagdat'tir bu senin ülken
Bagdat'tir bu kardesim senin ülken
Ayin Dicle'ye düsüp topraga yükselmesi yeniden
Ayna koparmak boyuna ayna koparmak günesten
Açik ve seçik bir fetih kiliçla yarilan günesten
Senin sehrin benim sehrim ve hepimizin sehri
Bir nehrin sehri ki bizi yikamistir ruh ve beden
Içimizde akmistir gece ve gündüz demeden
Gövdesinde izler benekler tasir Kara Âmid kalesinden
Yaralar kaplan derisini cam gibi süsleyen
Gönül yaralari fizikötesinden
Ve bir sehir ki haber verir
Gök yaratilmadan önceki gökten
Zebercet seslerin ev kafesi olusu
Dis dis bahçe parmakliklari gümüsten
Hurmalar Dicle'nin çiçekleri peygamber armagani
Veliler armagani Bagdat'a dogru gelen
Boyuna gelen bin yildan beri
Bin bin yil daha öteye giden
Altin palmiyeler sulh ve sükûn defneleri
Görmedim Bagdat'i ne kadar görmek istemisken
Bizi mahrum birakmislar birbirimizden
Kendimiz mahrum birakmisizdir kendimizi kendimizden
Bagdat ki Kerbelâ sehitlerinin kanidir harci
Islâm Uygarliginin Baskenti
Harun Resit barisi
Imam-i Âzam adaleti
Cüneyd'in gözleri
Geylâni'nin gönlü
Ve Halid'in zikri
Binbir gece ülkesi
Binbir gündüz gerçegi
Fuzuli'nin günü
Leyli vü Mecnun nefesi
Ve Hallac-i Mansur'un kaniyla besli
Gece melegi
Yaksam bütün lâmbalari
Çagirmak üzere ates pervanelerini
Fitili kissam isik baharini
Yanmasin asiklarin yüregi
Bir aldanisla bir yanisla
Ulu bir kanisla bir yanisla
O çocugun kederini biliyorum
Kaderi bir agit gibi sizdiran gönlüne
Bagdat bir sarnica ine ine
Yaklasiyor yeniden derinden derine
Çarpilmanin mermerine
Alçilar kiriliyor Lût gölü tuz gibi
Dicle kara bir firtinada dönüyor firdolayi
Çatlayan toprak karanligin anasi
Ve su, kurumus çiçeklerin damittigi
Kitap yüklü develer boguldu
Ates yüklü atlar yüzerken yandi
Kördügümdür halifenin sirri
At nallarinin altinda
Kuslar ki bogazlari tikanmis mercandan
Kiyamet habercisi çikardigi seslerle
Zeytin ezmesi sergisi sonsuz bir asfaltta Bilyeler üstünde kayan otomobiller göçünde
Bir halk gidiyor burdan bilinmeyen bir yere
Hâtiralarini savurarak sicak bir rüzgârin küllerine
Ve haberci diyor ki: n'oldu Bagdat
Nerde onu koruyan sur ve perde
Insan ki yasar eserde
Insan nerde ve eser nerde
Devrilen her tas benim tasim
Yikilan her ev benim
Benden yikiliyor hepsi ben yikiliyorum
Yikilan benim
Ve haberci diyor ki: yikilan benim
Tasta suda hurmada
Kus bogazinda
Otomobil tekerinde petrol zerresinde
Her zerrede ölen benim
Ölen Bagdat benim
Ve diyor ki haberci:
Yanan ay sönen gün benim
Çöken aksam gelen geceyim ben
Neden anlamadin bütün bunlari sen
Ey Bagdat'in altin anahtarini küle çeviren
SEZAI KARAKOÇ
__________________ "Insanlar hayra davet edildigi zaman, seytanlar da seytani duygular da kendilerini tehdit altinda hissediyorlar" I.Özel |