Kaz kafalı “Kaz kafalı” deyimi insanları aşağılamak için kullanılır. Maksat, eleştirilen kişiyi bir “kaz”la özdeşleştirerek onu gıyabında ya da yüzüne karşı rencide etmektir. Fakat bu aşağılayıcı tanımı kullanan insanlar göç eden kazları havada süzülürken görseydi acaba hiç bu benzetmeyi kullanabilirler miydi? Bilemiyoruz.
Onların nasıl bir takım ruhu içinde yaşadıklarını, sürünün her ferdi için diğer fertlerin nasıl kendi hayatlarını hiçe sayarcasına sorumluluklar üstlendiğini bilmek bu deyimin kullanım oranını mutlaka azaltacaktır. Kazlar, kainatta koyulmuş ilahi kanunlara uyarak milyonlarca yıldır kıtalar arasında mevsimler boyu gidip gelmektedir. En azından belgeselerde izlemişsinizdir. Kazlar, “v” şeklinde bir dizilişle uçarlar. Bilim adamları araştırmış, “Bu kazlar neden “v” şeklinde grup yaparak uçarlar?” diye...
Ve sonuçta kazların hiç de “kaz kafalı” olmadıkları ve bizlerin mutlaka ders alması gereken noktalar ortaya çıkmış. Kıtalararası süren ve bin bir meşakkatlerle dolu bir yolculukta, aynı hedefe yönelmiş bir kitlenin sergilediği örnek hareketler bilim adamlarını fazlasıyla heyecanlandırmış. Zor işler dönüşümlü yapılıyor Başta giden “v” lideri yorulduğunda en arkaya geçiyor ve hemen arkasındaki kaz lider konumuna geçiyor. Kazlar bu değişikliği göç boyunca sürekli yapıyorlar. Bilim adamları bundan, liderliği paylaşmanın ve zor işleri dönüşümlü yapmanın sür’at kazandırdığı sonucunu çıkartmışlar. Formasyondaki bir kuş hastalanırsa veya bir avcı ya da yırtıcı bir kuş tarafından uçamayacak hale getirilirse düşen kuşa yardım etmek üzere sürüden iki kaz ayrılıyor ve korumak üzere yanına gidiyor. Tekrar uçabilene veya yaralı kazın ölümüne kadar onunla beraber kalıyorlar. Her iki halin sonunda da gidip başka bir “v” formasyonuna katılıp kendi gruplarına ulaşıncaya kadar beraber uçuyorlar.
Bilim adamları bundan da şu sonucu çıkartmışlar: İşler zorlaştığında kenetlenmek gerekir. Bu anlarda zorda kalan üyeler için mutlaka başka üyelerin de fedakârlıkta bulunması gerekir. İçinde bulunulan gruba sonsuz derecede sadık olunmalıdır. Hedef aynı olduğu için kendi sürüsüne ulaşmak niyetiyle de olsa gruba katılan her yeni üyeye iyi niyetle yaklaşılmalıdır. Enerji kaybı yok Uçan her kuş, kanat çırptığında arkasındaki kuşa onu kaldıran bir hava akımı meydana getiriyor. “V” şeklindeki formasyonla uçan kaz grubu, birbirlerinin kanat çırpışlarındaki hava akımını kullanarak uçuş menzillerini yüzde 71 oranında uzatıyorlar. Yani tek başına gidebilecekleri maksimum yolu, grup halinde neredeyse ikiye katlıyorlar. Anlıyoruz ki, belli bir hedefi olan ve buraya ulaşmak için bir araya gelen fertler oraya daha kolay ve çabuk erişirler. Çünkü birbirlerinin çekimini ve pozitif enerjisini kullanırlar. Bir kaz “v” grubundan çıktığı anda uçmakta güçlük çekiyor, çünkü kaldıraçla hava akımının dışında kalmış oluyor. Bunun sonucu olarak hemen formasyona geri dönüyor ve “v”nin gücünü kullanıyor. Gerideki kuşlar ise öndekileri daha hızlı gitmek üzere sürekli bağırarak uyarıyor. Bu da bize bir grubun başarılı olmasındaki en önemli şey olan takım ruhunun önemini anlatıyor.
__________________ GELDİĞİN ZAMAN BOŞLUK DOLDURAN DEĞİL,
GİTTİĞİN ZAMAN YERİ DOLDURULAMAYAN OL |