| Ağlayan Komutan Rahman Rahim Allahin adi ile...
Allaha hamd olsun.
Selam olsun onun secmis oldugu kullarina
AĞLAYAN KOMUTAN
Sevgili Kardeşlerim şunu hiç bir zaman unutmayınız ki Allahü Telanın dostu yani Evliyaullah bulunan bir ülkede savaş olmaz.Yani işgal edilmez.
Diyeceksiniz birinci dünya savaşında işgal edilmiştik.O zaman evliyaullah yoktu.
***Abdülhamit hanın (rh)vefatından sonra vuku bulmuştur.
Dikkat ederseniz ikinci Dünya savaşında hitler edirneden rusyaya geçmiştir.O zamanın evliyaullahı bir mektup yazar ve o zamanın iktidar partisi mensupları ile mektup hitlere ulaşır mektubu okuyan hitler edirneden direk rusyaya yönelir.Sizinde bildiğiniz gibi eğer türkiye üzerinden geçipte arkadan dolaşsa idi rusyayı düşüre bilirdi.
***Abdülhamit hanın(rh) büyüklüğü ile ilgili kısa bir hadiseyide milli şairimiz Mehmet Akif Ersoydan dinliyelim.
Her sabah Sultanahmed Camiine erkenden giden bir zat vardı. Mihrabın bir kenarında saçı-sakalı bembeyaz olmuş bu ihtiyar adam, ümitsiz bir şekilde durmadan ağlıyordu. Niyahet bir gün yanına sokuldum:
*** Muhterem, dedim. Allahın rahmetinden bu kadar ümitsizlik olur mu? Niye bu kadar ağlıyorsun? Bana:
*** Beni konuşturma. Kalbim duracak, dedi.
Çok ısrar edince anlattı:
*** Ben Abdülhamid han (rh) devrinde bir binbaşı idim. Anam-babam vefat edince sadarete bir dilekçe gönderdim. Dedim ki Mallarımız, gayrimenkullerimiz var. Bunların bir nezaretçiye ihtiyacı vardır. Kabul buyurulursa istifa etmek istiyorum.
Sadaret benim dilekçemi padişaha göndermiş. Bana doğrudan doğruya hünkardan bir yazı geldi. İstifa kabul edilmedi deniyordu.
Ben bir daha gönderdim. Yine aynı cevap geldi.
Bizzat huzura çıkıp şifahi görüşmek istedim. Ben o cehalet ile padişahın huzuruna çıktım:
***Sultanım, istifamın kabulünü istirham edeceğim. Durumumuz budur, dedim. Derin derin biraz düşündü. İstifa etmemi istemiyordu. Yüzünden belli idi. Israrıma da dayanamadı. Öfkeli bir edayla, elinin tersi ile:
*** Haydi! İstifa ettirdik seni, dedi.
Ben dönüp işimin başına geldim.
Gece mana aleminde orduların teftiş edildiğini gördüm. Rasullüllah Efendimiz (s.a.v.) Yıldız Sarayının önünde duruyordu. Bütün Türk ordusunu teftiş ediyordu. Osmanlı padişahlarının ileri gelenleri orada idi. Abdülhamid edeple Fahri Kainat Efendimizin arkasında duruyordu.
Derken benim birliğim geldi. Başında kumandan olmadığı için darmadağınıktı.
*** Nerede bunun kumandanı? Diye sordular
*** Ya Rasullallah çok ısrar etti. İstifa ettirdik, dedi. Rasullüllah (s.a.v.) da:
*** Senin istifa ettirdiğini biz de istifa ettirdik, buyurdular.
Ben ağlamıyayım da kim ağlasın?.. |