Dede Korkût Resulullah’ı Görme Lütfuna Ermiş,
Kavmine Meşhur Bir Sahâbe’yi Getirmişti!..
O devirde Oğuz kavminin ulularından, “Korkût Ata” veyâ “Dede Korkûd” adlarıyla tanınan kutlu kişi henüz hayattaydı. Oğuz kavminin her müşkilini danıştığı ve öğüt ve nasihatlerinden ayrılmadığı bu bilge kişi, Resulullah Aleyhisselâm’ın zuhûruna çok yakın bir zamanda doğmuştu; “Kitâb-ı Dedem Korkûd ‘alâ Lisân-ı Tâ’ife’-i Oğûzân”da: “Resûl - ‘aleyhi’s-selâm- zamânına yakîn Bayat boyından ‘Korkut Ata’ dirler, bir er kopdı. Oğûz’uñ ol kişi tamâm bilicisiydi, ne dir ise olur-idi, ğâyibden dürlü haber söyler-idi; Hakk Te‘âlâânuñ göñline ilhâm ider-idi.” denilerek,(20) Türkler arasındaki yüce mertebesine işâret ediliyordu.
Bâsû Hân’ın oğlu Kara Hân Oğuz kavminin başına
“beg oldukda ziyâde mü’min kopub ve Korkût Dede’yi Medîne’-i münevvere’ye gönderüb, nûr-ı dîdâr-ı Hazret-i Risâlet -‘aleyhi’s-selâm-la (Resulullah Aleyhisselâm’ın yüz nûruyla) müşerref oldukdan-soñra Selmân-ı Fârisî -radıya’llâhu ‘anh- Oğûz tâyifesine ta‘lîm-i şerî‘at-ı İslâm içün bilece (beraberce)ne geldügi ‘Oğûz-nâme’de” kayıtlı bulunuyordu.(21)
Bâyâtî’nin işâret ettiği üzere; Türk yurdunda İslâm’ın yayılmasına öncülük ettiği için, artık
“bu takdîrce buña ‘Kânlar kânı’ (Hânlar hânı, kağanlar kağanı) dinmek câyiz” olmuştu.(22) Bu dönemde Oğuz Türkler’i arasında İslâmiyet yayılmış, herkes tarafından duyulmuştu.
Selmân-ı Fârisî -radiya’llâhu anh- Türkler’e İslâm ahkâmını öğretmek ve dinin icâplarını tâlîm etmek üzere, Oğuz kavminin arasında bir süre misâfir oldu; onun sözlerine kulak verip öğrettiklerini kemâliyle idrâk edenler Müslüman Türk milletinin ilk
“fakı”ları oldu.
...
http://www.hakikat.com/anabuay.html