Tekil Mesaj gösterimi
  #13
Alt 09.12.2006, 23:34
ANTI_TAGUT

 
ANTI_TAGUT - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 09.06.2006
Mesajlar: 90
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Cuma namazı devlet namazıdır .
Şeriat devleti olmayanın cuma namazı olmaz .
3 mezhebe göre türkiyede cuma yoktur . Darulharbte (kuranla yönetilmeyen ülkeler) cuma olmaz.
Bundan dolayıdır ki Rasulullah mekkede cuma kılmamıştır. Fakat medineye gönderdiği Musab bin Umeyr'e orada müslümanlara cuma günü 2 rekat namaz kıldırmasını emretmiştir. fakat aynı cumayı kendisi mekkede öğle namazı kılmıştır .
Şurası bir gerçektir ki, Resulullah (s.a.v) Medine'ye hicret ettiği zaman ilk defa Kuba'da Amr b. Avf oğullarına indi ve orada Pazartesi, Salı, Çarşamba ve Perşembe günleri kalıp Kuba Mescidi'nin temelini attı. Sonra Cuma günü Medine'ye doğru yola çıktı, Salim b. Avf oğullarına ait bir vadiye geldiğinde Cuma namazı vakti girmişti; Resulullah orada hutbe okuyup Cuma'yı kıldırdı ki işte Hz. Peygamber'in ilk kıldırdığı Cuma budur.


İbn-i Nüceym'in "El Bahru'r Raik", İbn-i Hümam'ın "Fethü'l Kadir" ve İbn-i Abidin'in "Reddü'l Muhtar" isimli eserlerinde "- Gayr-i Müslimlerin galip, müslümanların mahkûm durumda bulunduğu ve mü'minlerin halifesinin olmadığı" durumlarda nasıl hareket edilmesi gerektiğini izah ederken şunları söylemişlerdir:
"- Gerekli olan müslümanların kendi içlerinden ehil olan bir ûlû'lemr (Harp emiri) olarak nasbetmeleridir. Onun üzerinde ittifak etmeleri vaciptir. Onu kendilerine idareci olarak seçerler ve o da Kadı (Hakim) tayin eder. Böylece kendi aralarında vuku bulan hadiselerin yargı organlarına (Mahkemeye) aktarılmasını sağlamış olurlar. Yine buralarda kendilerine Cum'a namazı kıldıracak bir imam nasbederler"
(İbn-i Abidin- Reddü'l Muhtar Ale'd Dürri'l Muhtar - Kahire: 1972 C: 4 Sh: 308 (Türkçe Nüsha İst: 1934 Şamil Yay. C: 12 Sh: 145).)

İbn-i Abidin bu hükümleri zikrettikten sonra: "- İnsanın mutmain olduğu ve kabul edebileceği görüş de bu olsa gerektir. Bu hüküm istikâmetinde amel edilmelidir" diyerek, tercih edilen kavilin bu olduğuna işaret eder. Kâfirlerin mü'minler üzerinde velayet hakkı olmadığı için, yapacakları tayinler geçerli olmaz. Mü'minlerin kendi içlerinden birine bey'at ederek cemaat olmaları gerekir
ANTI_TAGUT isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla