|
Muhammed Mustafa -sallallahu aleyhi ve sellem-e İman İmanın Şartıdır.
Onun Peygamberliğini Kabul Etmeyen Allah-u Teâlâ'ya İsyan Etmiş Demektir,
Necistir, Murdardır, Karanlık İçindedir:
Allah-u Teâlâ Âyet-i kerime'sinde şöyle beyan buyurmaktadır: "İman edip sâlih ameller işleyenleri, karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için, size Allah'ın apaçık âyetlerini okuyan bir Peygamber göndermiştir." (Talâk: 11)
Karanlıklardan aydınlığa çıkmak iman ile mümkündür. İman ise Allah-u Teâlâ'nın "Peygamber"ine tâbi olmakla mümkündür. Zira Allah-u Teâlâ başka bir yol tayin etmemiştir. Peygamber'ine -sallallahu aleyhi ve sellem- iman etmeyen Allah-u Teâlâ'ya iman etmemiş demektir. Kâfirdir. Karanlıktadır, necistir.
Zira Resulullah Aleyhisselâm'ın bizzat kendisi nûrun kaynağıdır. "Ey Peygamber! Biz seni bir şahid, bir müjdeci, bir uyarıcı, Allah'ın izniyle Allah'a çağıran ve nûr saçan bir kandil olarak gönderdik." (Ahzap: 45-46)
Kur'an-ı kerim'in indirilmesi ve Muhammed Aleyhisselâm'ın gönderilmesi ile, hak ve hakikate tâbi olanlar; zulmetten nura, şirk ve küfürden imana, bâtıldan hakka, gafletten uyanıklığa, cehâletten ilim ve irfana nâil olmuşlar, ebedî saâdete erişmişlerdir.
Hiçbir müminin Resulullah Aleyhisselâm'ın yolundan başka yollara gitmesine Allah-u Teâlâ'nın aslâ rızası yoktur. "İnkâr edenler ve Peygamber'e baş kaldırmış olanlar, kıyamet günü hak ile yeksan olup yerin dibine geçirilmeyi ne kadar isterler ve Allah'tan hiçbir söz gizleyemezler." (Nisâ: 42)
Peygamber Aleyhisselâm'a isyân etmek Allah-u Teâlâ'ya isyan etmek demektir. Akıbeti ebedî cehennemde kalmaktır. "Kim de Allah'a ve Peygamber'ine isyân eder, O'nun koyduğu sınırları çiğneyip aşarsa, onu da içinde ebedî kalacağı ateşe koyar. Onun için hor ve hakir edici bir azap vardır." (Nisâ: 14)
Binaenaleyh Resulullah Aleyhisselâm'ı kabul etmeyen bu gibi imansız, isyânkâr kâfirler Allah-u Teâlâ'nın ihsan ve ikramından, nûrundan, aydınlığından, nezâfetten mahrumdur. Karanlıklar içerisindedir, pistir, murdardır, necistir.
|