Tekil Mesaj gösterimi
  #8
Alt 25.01.2007, 13:53
egzotic1

 
Üyelik tarihi: 14.09.2005
Mesajlar: 1.287
Teşekkür etti: 0
2 Teşekkür 2 Mesaja aldı
Şimdi buldum ama ifk hadisesinden sonra inen ayetleri yalnızca:

Bu “İfk hadisesi” hakkında Hakk Celle ve Alâ Hazretleri şu Âyet-i kerime’leri inzâl buyurdu:


Nûr sûresi onuncu Âyet-i kerime’sinde şöyle buyuruluyor:


“Allah’ın size nimet ve rahmeti bulunmasa ve Allah tevbeleri kabul eden ve Hakîm olmasaydı suçlunun hemen cezâsını verirdi.”


Onbirinci Âyet-i kerime’sinde Allah-u Teâlâ münafıkların içyüzünü ortaya koyarak şöyle buyuruyor:


“O uydurma haberi getir(ip ortaya at)anlar, içinizden mahdut bir zümredir. Siz, onu sizin için bir şer sanmayın. Bilakis o, sizin için hayırdır. Onlardan her kişiye, kazandığı günah(ın cezası) vardır. Onlardan o (yalan)ın en büyüğüne elebaşılık yapana da büyük bir azap vardır.”


Onikinci Âyet-i kerime’sinde müminlerin hüsn-ü zan etmeleri ve iftiralara inanmamaları gerektiği şöyle buyuruluyor:


“Onu işittiğiniz vakit erkek ve kadın müminlerin kendiliklerinden hüsn-ü zanda bulunup ‘Bu apaçık bir iftiradır.’ demeleri lâzım değil miydi?”


Onüçüncü Âyet-i kerime’sinde şöyle buyuruluyor:


“Buna karşılık dört şahit getirmeleri gerekmez miydi? Madem ki onlar bu şahitleri getiremediler, öyle ise onlar Allah katında yalancıların tâ kendileridir.”


Ondördüncü Âyet-i kerime’sinde şöyle buyuruluyor:


“Eğer dünya ve âhirette size lütuf ve merhameti olmasaydı, içine daldığınız bu yaygaradan dolayı büyük bir azaba uğrardınız.”


Onbeşinci Âyet-i kerime’sinde şöyle buyuruluyor:


“O zaman siz o iftirayı dillerinize dolamıştınız, bilmediğiniz şeyleri ağızlarınıza alıyordunuz. Mühim bir şey değil sanıyordunuz, amma Allah katında önemi çok büyüktü.”


Onaltıncı Âyet-i kerime’sinde şöyle buyuruluyor:


“Onu duyduğunuz zaman ‘Bunu söylemek bize yakışmaz. Hâşâ bu büyük bir iftiradır.” demeniz gerekmez miydi?”


Onyedinci Âyet-i kerime’sinde şöyle buyuruluyor:


“Eğer siz mümin kimseler iseniz, böyle bir şeye bir daha dönmemeniz için Allah size öğüt veriyor.”


Onsekizinci Âyet-i kerime’sinde şöyle buyuruluyor:


“Ve işte size âyetlerini açık açık bildiriyor. Allah her şeyi hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.”


Ondokuzuncu Âyet-i kerime’sinde şöyle buyuruluyor:


“Mü’minler arasında hayâsızlığın yayılmasını arzu edenlere, işte onlara dünyâ ve âhirette can yakıcı azâb vardır. Allah bilir siz ise bilmezsiniz.”


Yirminci Âyet-i kerime’sinde şöyle buyuruluyor:


“Allah’ın size lütuf ve merhameti bulunmasaydı, Allah şefkatli ve merhametli olmasaydı hemen cezânızı verirdi.”


Bu Âyet-i kerime’lerin nüzulünden sonra hakikat ortaya çıkmış, münafıklara uyup iftirayı tasrih edenlere de hadd-i şer’i tatbik edilmiştir.

http://www.hakikat.com/nur/risaleler/refah/refah10.html
egzotic1 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla