Tekil Mesaj gösterimi
  #2
Alt 27.01.2007, 10:21
serra

 
serra - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 23.04.2006
Mesajlar: 673
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız emreersoy
Mesajı göster
Fatma K. Barbarosoğlu
fkbarbaros@gmail.com


Kim kime resim verir?

Bir okuyucu tesettürlü genç kızlar ve kadınların uzun ojeli
tırnakları ve
ulu orta sigara içmeleri karşısında duyduğu üzüntüyü dile
getirdikten sonra,
bu konuda yazsanız diyor. Ve ilave ediyor: “Biliyorum siz vaize
değilsiniz.
Ama yazsanız muhakkak etkilenirler. Çünkü üslubunuz o kadar
etkileyici ki!”

Esasında bendeniz, okuyuculardan aldığım mesajları buraya
taşımıyorum. Uzun
uzun yazmak pahasına neredeyse kişiye özel köşe yazıları
sayılabilecek
yazılar kaleme almaktan çekinmiyorum. Bu iletiyi sizlerle
paylaşmamın
nedenlerinden birisi iki gün ara ile “tesettürlü öteki
kadınları” hizaya
çekme kriterlerine muhatap olmam. Bir İmam -Hatip lisesinden gelen
röportajda da şu soruluyordu: “Tesettürlü kadınların gidişatı
çok kötü.
Onları durdurmak mümkün değil mi?”

Bu soruyu soranlar genç kızlar. Onlara kimseyi durduramazsınız
dedim. Sorun
şu, siz “durmak” istiyor musunuz? Siz durmak istiyorsanız bu
duruşu bozan
şeyler nelerdir onun üzerinden konuşalım. Başkalarını durdurmak
üzerinden
konuşmayalım.

Üslubumu etkileyici bularak yazacağım bir yazının bazı türbanlı
kadınların
sokaklarda sigara içmesini engelleyeceğini düşünen sevgili
okuyucum herkesi
kendisi gibi zannediyor. Kendisinin severek okuduğu başörtülü bir
yazarı
bütün başörtülü kadınların da okuduğunu zannediyor. Kendi
kalbine değen
satırların, bütün türbanlı kadınların kalbine değeceğini
umuyor. Kadınların
böyle davranma sebebini bu konuda hiç uyarıcı yazı yazılmamış
olmasına bile
bağlıyor belki. Bu konuda laik kesim de aynı yanılgıyı yaşıyor.
Bendenizin
etkilediği bir kitle olmadı. Çünkü benim hareket noktam etkilemek
üzerine
inşa edilmiş değil. İnsanlarla kurduğum ilişki bir
etkileme/etkilenme
ilişkisi değil. Katıldığım nadir toplantılarda bile
hayranlığın mayasını
değil düşüncenin mayasını katmayı önemserim.

İki sene önce, üniversiteli bir grup genç kız sohbet için davet
etti.
Gittim. Soruları “karşı tarafı nasıl etkileyecekleri”
üzerineydi.
Etkilemenin dilini bilmiyorum dedim. Hayatım boyunca hiç üzerinde
durmadım.
Manevi açıdan kendimi nasıl şarj edeceğimi dert edindim daima.
Layıkıyla
nasıl sünnetullaha uyacağımı düşündüm. Dünyadaki
varlığını aşk ile
bereketlendirmiş, kendi nefsine katı, başkalarına latif olandan
daha
etkileyici kim olabilir? Neticede hidayet Allah'tan.

Bu giriş onları pek açmadı. Soru sorarak bu noktadan derinleşmek
yerine
gündelik hayatın dilinde takılı kalmayı tercih ettiler. Giyim
kuşam, vücut
dili, yazarlık. Sormak istedikleri ne varsa hepsini sordular. Ve ben
bütün
soruları cevapladım. Çok özel olacak ama diye başlayan soruları
bile, hiç de
özel sayılmayacak muhtevalar eşliğinde.

Ama yine de pek memnun olmadılar. Onların tabiriyle o keskin
yazıları yazan
kadın, “mücahide” kimliği ile karşı tarafı etkilemenin yolunu
yöntemini öyle
bir anlatacaktı ki, bütün kaleler feth edilmiş olacaktı… Halbuki
karşılarında ötekini ikna etmeyi hiç önemsemeyen bir kadın
duruyordu. Oysa
onların baş meselesi ille de ötekini ikna etmekti.

İki yıl sonra, o sıra son sınıfta olan ama
karşılaştığımızda iş hayatının
içinde yol almaya çalışan genç kız “Biz bir mücahide
bekliyorduk. Gümbür
gümbür konuşacaktınız. Hayal kırıklığına uğradık” dedi
önce. Sonra
“arkadaşlarla hâlâ o gün bize sormuş olduğunuz sorulara yeniden
yeniden
cevap bulmaya/cevap üretmeye çalışıyoruz” diye ilave etti. Soru
şuydu niye
“ötekini” etkilemeye bu kadar önem veriyorsunuz? Siz esas kimin
nezdinde yer
tutmaya çalıştığınızı sorun kendinize.

Sevgili okuyucum şunu kabul etmek zorunda ki, bu satırların yazarı
değil de
mesela Pakize Suda, başı bağlı tırnakları ojeli kızların ne
kadar sakil
durduğuna dair arka arkaya birkaç yazı yazsa çok daha etkili
olacaktır.
(Neden Pakize Suda dedim? Aşağılamak kastıyla yazmadığımı
bilmenizi isterim.
“Öteki” tarafta olup da her yazısını okuduğum, kendi değer
yargıları içinde
tutarlı bulduğum için belki.)

Uzun tırnaklı elde sigara dolaşan kızlar bu satırların yazarıyla
“resim
vermek istemez” ama, Pakize Suda ile resim vermeye itirazlarının
olacağını
sanmıyorum.
güzel bir yazı...niyetler rızayı ilahi olmalı...her adımda sadece onun razı olmasını hedef almalıyız.ziraa o razı olsa bütün dünya küsse ehemmiyeti yok.o isterse halklarada kabul ettirir zaten bizleri.işte bütün mesele burda etki edeyim derken etkileniyoruz ve yaşantımız islam olmaktan çıkıyor.ve sonra yaşadığımız gibi inanmaya başlıyoruz hafizenallah...

rabbim bizleri günahlardan korusun.muhafaza buyursun.hatalarımızdan bizi döndürsün.istikametten ayırmasın.nefsimizle ve şeytanla bizleri başbaşa bırakmasın...amiiiinnn...
serra isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla