Tekil Mesaj gösterimi
  #1
Alt 27.01.2007, 15:24
itimat
Kusursuz dost arayan, dostsuz kalır.....
 
itimat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 08.04.2004
Mesajlar: 17.046
Teşekkür etti: 9
176 Teşekkür 94 Mesaja aldı
Wink Aşure Günü

29 Ocak Pazartesi günü Aşûre günüdür. Aşûre, on mânâsına gelen "aşr" kelimesinden alınmıştır. Hicrî senenin birinci ayı olan Muharrem ayının onuncu gününe: Aşûre günü denilmiştir. Muharrem ayının onuna rastlayan aşûre gününün fazileti de o günde cereyan edegelmiş olaylardan kaynaklanmaktadır ki, Cenâb-ı Hak, bu mübarek günde on peygamberine on büyük ihsanda bulunmuştur. Şöyle ki:

1- Hz. Adem (A.S.)ın tevbesi bu gün kabul edilmiştir.
2- Hz. Nûh (A.S.)ın gemisi bu günde, Cudî dağının üzerine, karaya oturmuştur.
3- Hz. İbrahim (A.S.) bu günde dünyaya gelmiştir.
4- Hz. Yakub (A.S.)ın gözleri aşûre günü tekrar görmeye başladı.
5- Hz. Yunus (A.S.) balığın karnından bugün kurtulmuştur.
6- Hz. Yusuf (A.S.) kuyudan aşûre günü çıkarılmıştır.
7- Cenab-ı Hak, Musa (A.S.)a aşûre gününde mucize ihsan etmiş, denizi yararak Firavun ve askerlerini sulara boğmuştur.
8- Hz. Davud (A.S.)ın tevbesi bu gün kabul buyrulmuştur.
9- Hz. İsa (A.S.) aşûre günü doğmuş ve o günde de göklere kaldırılmıştır.
10- Hz. Peygamberimiz (S.A.V.) Efendimizin tasavvur edilebilen gelmiş geçmiş bütün günahları aşûre gününde afv edilmiştir.
Ayrıca, Hz. İdris (A.S.)ın göklere kaldırılışının, Hz. Eyyüb (A.S.)ın hastalıktan kurtuluşunun ve Hz. Süleyman (A.S.)a saltanatının ihsan edilişinin de aşûre gününde vaki olduğu rivayet edilmektedir.

Aşûre günüyle birlikte ya ondan bir gün evvel ya da ondan bir gün sonra olmak üzere iki gün oruç tutmak sünnettir. Sadece aşûre günü oruç tutmak ise mekruhtur.

Aşûre günü, ziyafet hazırlamak, aile halkını sevindirmek, sene boyunca bereketlere vesile olur.
Ebû Saidi'l-Hudrî (R.A.)den rivayete göre Peygamberimiz (S.A.V.): "Aşûre günü, aile efradına yeme-içmesini bol yapan kimseye, Cenâb-ı Hak sene boyunca rızkını genişletip bollaştırır," buyurmuşlardır.

Aşûre günü, bir de aşûre isimli bir tatlı pişirilir. Menşei şöyle rivayet edilir: Hz. Nuh (A.S.)ın gemisi, aşûre günü Cudi dağının tepesine oturunca, gemidekiler tufandan kurtuluş gününü kutlamak istemişler ve geminin ambarında arta kalan erzakı karıştırıp bir yemek pişirmişler. İşte aşure pişirme âdeti buradan kalmıştır.

Evet, Aşûre günü, izah edildiği gibi bir çok peygamberin hayatında önemli ve olumlu olayların gerçekleştiği bir gündür. Ne yazık ki, İslâm tarihinde Resûl-i Ekrem (S.A.V.) Efendimizin sevgili torunu Hz. Hüseyin'in Kerbelâ'da şehit edilmesi de bu güne tevafuk etmiştir. Hicretin 61. yılında vuku bulan bu elim olay, bütün müslümanlar için büyük üzüntü sebebi olmuştur. Gerçekten, Sünnî-İslam dünyası, Yezid’in Kerbela’da Hz. Hüseyin’e yaptığını asla kabul etmezler. Hz. Hüseyin’i Resul-i Ekrem (S.A.V.)in mübarek bahçesinin nazlı çiçeği olarak tavsif ederler, her hatırlayışlarında Hz. Hüseyin’e yapılan zulmü tel’in ederler, yürekleri kabarır, gözleri yaşarır. Ancak bunu bazı insanlar gibi şekilciliğe ve merasime dökmezler.

Aşûre orucunun bu elim olay ile hiç bir alakası yoktur. Aşûre orucunun bu olay ile irtibatlandırılması yanlıştır. Böyle bir niyetle oruç tutulması bid'at olur.
__________________
GELDİĞİN ZAMAN BOŞLUK DOLDURAN DEĞİL,
GİTTİĞİN ZAMAN YERİ DOLDURULAMAYAN OL
itimat isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla