Burçlara bakışımız nasıl olmalıdır? Burç, güneş sisteminde bulunan on iki takımyıldızından her birine verilen isimdir. Kur’an-ı Kerim’de üç defa zikredilmekte ve 85. surenin (el-Buruc) de ismi olmaktadır. Bu takımyıldızlarının her biri halk tarafından bir şeye benzetilerek isimlendirilmiş ve yaklaşık ikibin yıldan beri günümüze kadar sürüp gelmiştir. Kur’an-ı Kerim’de bunlardan söz edilmesi, bizi daha doğruya ve gerçeğe yöneltmek, hurafeden uzak tutup İlahi kudret ve saltanatın göklerdeki yansımalarından birine dikkatimizi çekmek içindir.
Nitekim zamanla insanlar, burçları doğdukları ayı itibar ederek fal kapsamına sokmuş ve birtakım hükümler çıkarmaya başlamışlardır. İlgili ayetle burçlardan ahkâm çıkarılamayacağı, onların da birer cisim oldukları, dünyamızı süslemek ve kâinattaki dengeye bağlı kalıp İlahi kudreti yansıtmak için düzenlendiklerine işaret edilerek onlarla kader çizgisini belirlemeye kalkmanın yanlış bir inanç olduğu belirtilmek istenmektedir. Burç falı, bütünüyle efsaneden başka bir şey değildir. Dinimiz bu gibi batıl şeylerle amel etmeyi haram kılarak büyük günahlardan saymıştır.
Sevgili Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimiz yıldızlardan hüküm çıkarmayı kesinlikle yasaklamış ve o gibi şeylere inanmanın, gaipten haber verdiğini iddia eden kâhini tasdik etmenin küfür sayılacağını belirtmiştir. Her gün gazetelerde böyle yıldız ve burç falları ile bir takım yorumlar yapılarak insanların ruhi dengelerine olumsuz etki yapılmaktadır. Biz bunlar yerine, gökteki burçlara bakınca, onlarda İlahi sanatın yüceliğini, kudretin eşsizliğini görüp Cenab-ı Hakk’ın önünde eğilmemiz, secdeye kapanarak O’nu tenzih etmemiz gerekmektedir.
__________________ GELDİĞİN ZAMAN BOŞLUK DOLDURAN DEĞİL,
GİTTİĞİN ZAMAN YERİ DOLDURULAMAYAN OL |