| Beyin ölümüne karar verilebilmesi için çok mühim laboratuvar testleri ve her biri ayrı dallarda uzman dört ayrı hekimin tetkiki şarttır. "Beyin ölümü geri dönüşü olmayan koma durumudur ve kalp bir süre kendi başına çalışmaya devam etse bile, beyin denetimi olmadığı için çok kısa bir süre sonra durur. Kalp durduktan sonra da tüm organlar kısa bir süre içinde ölür. Örneğin böbrekler otuz dakika içersinde tüm işlevlerini kaybederek canlılıklarını yitirirler. Bu nedenle, kadavradan organ nakilleri, kalbi çalışan ancak beyni ölen kişilerden yapılır. Beyin ölümüyse, yasalarımızda beyin işlevlerinin tam ve geri dönüşsüz kaybı olarak tanımlanıyor. Temelde hekimin muayene ve gözlemine dayanan bir tanı bu. Hastanın bilincinin ve solunumunun olmaması, hiç bir beyin refleksinin bulunmaması ve bu durumun en az 24 saat sürmesi beyin ölümünün en önemli kriterleridir. Bu tanının bazı laboratuvar testleriyle de desteklenmesi gerekiyor. Bunlardan en önemlisi vücuda verilen radyoaktif maddeyle, beyin kan akımının durumunu gözteren sintgrafi tetkiki. Beyin ölümü raporu, içinde kalp uzmanı, anestezi uzmanı, sinir hastalıkları uzmanı ve beyin cerrahı bulunan en az dört kişilik bir ekip tarafından hazırlanır. Nakli yapacak ekibin hiç bir üyesi bu ekibin içine kesinlikle giremez. Beyin ölümü raporu verildikten sonra eğer hastanın organları kullanılabilecek durumdaysa, organ nakli ekibi dışındaki bir hekim tarafından aileden bağış için izin istenir. Görüldüğü gibi, beyin ölümü kararı geniş bir uzman ekibinin, gelişmiş cihazların yardımıyla yürüttüğü son derece ayrıntılı bir çalışma sonucunda veriliyor. (Dr. Ferda Şenel, İ. Baysal Ünv. Tıp Fak. Üroloji Ana Bilim Dalı, Bilim ve Teknik Dergisi, Mayıs 2001) |