Tekil Mesaj gösterimi
  #1
Alt 14.02.2007, 12:33
ibrahimem

 
Üyelik tarihi: 24.07.2006
Mesajlar: 303
Teşekkür etti: 0
9 Teşekkür 3 Mesaja aldı
ORGAN NAKLi KESiNLiKLE CAiZ DEĞiLDiR, HARAMDIR!

ORGAN NAKLİ VE VASİYETİ CÂİZ MİDİR?

Ömer Öngüt efendi hazretleri buyuruyor ki:



Bu Hususta Mahlûkun Hükmü Yoktur.

Allah-u Teâlâ Âyet-i kerime’lerinde Böyle Buyuruyor:

“Kendi kendinizi katletmeyin.” (Nisâ: 29)

Bu bir emr-i ilâhî’dir.

“Kendi elinizle kendinizi tehlikeye atmayın.” (Bakara: 195)

Bu da bir emr-i ilâhî’dir.

“Kim bir mümini kasten öldürürse, onun cezası, içinde devamlı kalacağı cehennemdir.” (Nisâ: 93)

Bu ilâhî bir hükümdür.

KİM BU ÂYET-İ KERİME’LERİ GÖRÜP CÂİZ OLDUĞUNU SÖYLERSE KÜFRE KAYAR.

...


İlahi Hüküm:

Bir kimse organlarının alınmasını vasiyet etmekle, kendisini katlettiği için bu bir intihardır.

Allah-u Teâlâ Âyet-i kerime’lerinde şöyle buyuruyor:

“Kendi kendinizi katletmeyin!” (Nisa: 29)

Bu bir emr-i ilâhi’dir.

“Kendi elinizle kendinizi tehlikeye atmayın!”(Bakara: 195)

Bu da bir emr-i ilâhi’dir.

Bu mesuliyet organlarının alınmasını vasiyet edenlere âittir.

İkinci mesuliyet ise vasiyet etmediği halde, vârisin de haberi olmadığı halde, öldü diye organlarını alan doktorlara ve bu fetvâyı verenlere âittir.

Bu husustaki Âyet-i kerime’de ise Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

“Kim ki bir mümini kasten öldürürse, onun cezası, içinde devamlı kalacağı cehennemdir.”(Nisa: 93)

İşte bunlar bu Âyet-i kerime’nin kapsamına girmektedirler. Hem bu fetvayı veren, hem de bu katli yapan aynı mesuliyetin içine girer. Bu bir katldir, bunlar katildir.

İşte Âyet-i kerime! İtirazınız varsa Âyet-i kerime ile cevap verin! Bu böyledir!

...


Vasiyet Katliamdır:

Organ nakli ve vasiyeti hususunda mahlukun hükmü yoktur. Allah-u Teâlâ Âyet-i kerime’sinde kesin olarak emir buyuruyor:

“Kendi kendinizi katletmeyin!” (Nisa: 29)

Kim ki bu Âyet-i kerime’yi görüp caiz olduğunu söylerse küfre kayar.

Bu doğrudan doğruya bir katliamdır. Kişi kendisine en büyük eziyeti yapıyor. Ve kendi eliyle kendini katlediyor.

Bir insan kendini katlederse ebedi cehennemdedir. Şöyle ki,

Organ nakli ve vasiyetinde bulunmak bir intihardır.

Bir kimse organlarının alınmasını vasiyet etmekle, kendisini katlettirdiği için, bu bir intihardır.

Zira organ nakli daha kişi ölmeden, organlar canlı iken yapılıyor. Beyin fonksiyonlarının durmuş olduğuna hükmedilerek nakil yapılıyor. Halbuki o anda kalb çalışır vaziyettedir. İşte bu kişinin takdir-i ilâhi ile bitkisel hayattan çıkma imkanı ve ihtimali de vardır. Misalleri de çoktur. Fakat daha kalb durmamışken organlar alındığı için, bu bir intihar oluyor.

Halbuki Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz bir Hadis-i şerif’lerinde buyururlar ki:

“Bir adamın yarası vardı. (Istırabına dayanamayıp) kendisini öldürünce Allah-u Teâlâ:

‘Kulum acele ederek bana geldi, ben de ona cenneti haram kıldım.’ buyurdu.” (Buhari. Tecrid-i Sarih: 668)

Ashab-ı kiram’dan Câbir bin Semüre -radiyallahu anh- der ki:

“Resulullah Aleyhisselâm’a kendisini öldüren bir adam getirilmişti, üzerine namaz kılmadı.” (Müslim: 978)

Bununla birlikte Ashab-ı kiram’ına “Arkadaşınızın cenaze namazını kılın.” buyurduğu da rivayet edilmiştir.

Diğer bir Hadis-i şerif’lerinde ise şöyle buyuruyorlar:

“Her kim kendini bir demir parçası ile öldürürse, demiri elinde, onu karnına saplar bir halde cehennem ateşinde ebedi ve daimi olarak kalacaktır.

Her kim zehir içer de kendini öldürürse o kimse de zehirini cehennem ateşinde ebedi ve daimi kalarak içecektir.

Her kim de dağdan yuvarlanır da kendini öldürürse, o da cehennem ateşinde ebedi ve daimi olarak yuvarlanacaktır.”
(Müslim: 109)

“Cezâ amel cinsinden olur.” kaidesine göre, intihar eden kimse, ne suretle canına kıymışsa, o şekilde azaba maruz kalacaktır.

Bu gibi kimselerin cehennemde ebedî kalması, haram olan intiharı helâl saydığı takdirdedir.

Bir Hadis-i şerif’te şöyle buyuruluyor:

“Kendi kendini boğan kimse, cehennemde kendini boğa boğa, kendini vuran kimse de cehennemde kendine vura vura azab eder.” (Buhari. Tecrid-i Sarih: 669)

Kişi emr-i ilâhi gelmeden kendini öldürdüğü için Allah-u Teâlâ’nın takdirine karışmış oluyor. Bunun için de cehenneme giriyor. Çünkü O’nun verdiği canı ancak O alır.

Bir insan da organlarını vasiyet etmekle; ilâhî takdire müdahale etmiş, kendisinin öldürülmesine izin verdiği için takdire karışmış, Hazret-i Allah’ın emanetini çiğnemiş ve kendisini katletmiş, böylece de azaba müstehak olmuş olmaktadır. O’nun verdiği organı yine O alır. Kimin malını kime ve ne sıfatla veriyorsun? Halbuki Hazret-i Allah belki ona sıhhatini tekrar iade edecekti, sağlık verecekti. Diğer taraftan kendisinin adına karar veren varisleri de böyle bir işleme izin verdikleri için bu katliama sebep oluyorlar.

Binaenaleyh organ nakli organlar canlı iken yapılıyor, çünkü kalp durduktan sonra organlar işe yaramıyor. Nice insanlar bitkisel hayattan (beyin ölümü) çıktıktan sonra dirilmiş, yaşamışlardır.

Bu yüzden organın işe yaraması için kalp durmadan organların alınması icab ettiğine göre, insanın da hayata dönmesi muhtemel iken bu esnada alınan organlar veren kişi için intihardır, kişi vermediği halde zorla alınırsa katilliktir. Her ikisi de haramdır.

...


Hadis-i Şerif’e Dikkat!:

Câbir bin Abdullah -radiyallahu anh-den rivayet edilmiştir:

Tufeyl bin Amr ed-Devsî -radiyallahu anh- Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz’e gelerek “Yâ Resulellah! Muhkem bir kal’aya ve muhafızların yanına gitmek ister misin?” demiş. (Câbir ‘Cahiliye devrinde Devs kabilesine ait muhkem bir kal’a vardı.’ diyor.)

Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz buna râzı olmamıştı. Çünkü Allah muhafızlığı Medine’li Ensar’a ayırmıştı.

Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz Medine’ye hicret edince Tufeyl bin Amr -radiyallahu anh- de Medine’ye hicret etti. Onunla birlikte kavminden bir zât da hicret etti. Fakat Medine’de sıkıldılar. O zât hastalandı ve sabırsızlık ederek oklarını aldı, onlarla parmak eklerini kesti. Derken ellerinden kan fışkırmaya başladı, sonra da öldü.

Daha sonraki günlerde Tufeyl bin Amr -radiyallahu anh- onu rüyasında gördü. Kılık kıyafeti güzel olmasına rağmen elleri sarılı idi. Tufeyl -radiyallahu anh- ona “Rabbin sana ne yaptı?” diye sordu. O da “Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-in yanına hicret ettiğim için beni affetti.” diye cevap verdi. Tufeyl -radiyallahu anh- “Neden seni ellerini sarmış görüyorum?” deyince:

Bana ‘Senin bozduğun bir organını biz düzeltemeyiz.’ denildi.” cevabını verdi.

Tufeyl -radiyallahu anh- bu rüyayı Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz’e anlattığında:

“Allah’ım! Onun ellerini de affeyle!” diye duâ etti. (Müslim: 116)

Bunca Hadis-i şerif’leri görüp organ nakli ve vasiyetinin caiz olduğunu söylerse küfre kayar. Çünkü bu bir intihardır, intihar ise hem katliamdır, hem haramdır.

...

Hakikat Aylık islam Dergisi

Devam edecek inşaallah-u Teala...
ibrahimem isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla