Tekil Mesaj gösterimi
  #13
Alt 15.02.2007, 16:29
virane
 
virane - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 10.02.2007
Mesajlar: 418
Teşekkür etti: 0
7 Teşekkür 7 Mesaja aldı
İbni Âbidîn), dörtyüzellinci sahîfesinde, (Vâcibi gecikdirmemek için sünnet terk edilir) buyuruyor. Üçyüzonaltıncı sahîfesinde de böyle buyurdukdan sonra, (Cemâ'at ile nemâz kılarken farz olan hareketlerde, imâma tâbi' olmak, farzdır. Vâciblerde vâcibdir. Sünnetlerde tâbi' olmak sünnetdir. Tâbi' olmak, imâmla berâber veyâ sonra yapmak veyâ önce başlayınca, imâmı beklemek demekdir. Meselâ, rükü'a imâmla berâber eğilmek veyâ sonra eğilip, ona rükü'da yetişmek veyâ imâm rükü'dan kalkdıkdan sonra eğilmek veyâ imâmdan önce eğilip kalkdıkdan sonra tekrâr imâmla birlikde veyâ ondan sonra eğilmek, imâma tâbi' olmak demekdir. Tekrâr eğilmezse, tâbi' olmamış, farzı terk etmiş olur ve nemâzı bozulur. Farz ve vâciblerde, imâmla berâber hareket etmek, ayrıca vâcibdir. Bir kimse, rükü' tesbîhini üç kerre okumadan, imâm rükü'dan kalkarsa, tesbîhi temâmlamayıp, imâmla berâber kalkması vâcibdir. Vâcibi gecikdirmemek için sünnet terk edilir) diyor. Vâcibi gecikdirmemek için tesbîhi temâmlamayıp bu sünneti terk etmek lâzım oluyor. Nemâz içindeki sünnetler, nemâz dışındaki her sünnetden dahâ kuvvetlidir. Meselâ, Kur'ân-ı kerîm okumak sünnetdir ve sevâbı çokdur. Fekat nemâz içinde okunan Kur'ân-ı kerîmin sevâbı dahâ çok olduğu hadîs-i şerîfde bildirilmişdir. Bu hadîs-i şerîf, senedleri ile birlikde, (Hazînet-ül-esrâr)ın yirmiikinci sahîfesinde yazılıdır. O hâlde, özrsüz terk edilen nemâzların kazâlarını kılarak, büyük günâhdan kurtulmak için, sünnetlerin terk edilmesi lâzım geldiği, buradan da anlaşılmakdadır. Böyle olmakla berâber, sünnetleri kazâ niyyetiyle de kılan kimse, sünnetleri terk etmiş olmaz.
Yetmişinci maddede, cemâ'at ile nemâzı anlatırken bildirdiğimiz gibi, imâm sabâh nemâzını kıldırmağa başlarken gelen kimse, câmi'in dışında veyâ içerde, direk arkasında sünneti kılar. Sonra imâma uyar. Böyle, cemâ'atden ayrı bir yer bulamazsa, sünneti cemâ'atin arkasında kılmaz. Hemen imâma uyar. Çünki, cemâ'at ile nemâz kılınırken, yalnız olarak nemâza başlamak mekrûhdur. Mekrûh işlememek için, sabâh sünneti terk edilir. (Dürr-ül-muhtâr)ın bu yazısına göre de, sünnetler yerine kazâ kılmak lâzımdır. Mekrûhdan kurtulmak için, en kuvvetli sabâh sünneti bile terk edilince, harâmdan kurtulmak için, sünnet elbette terk edilir. Çünki, sünnet yerine kılınan kazâ nemâzı, insanı büyük günâhdan kurtarmakdadır.
virane isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla