|
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız egzotic1 |
|
|
|
|
|
1- NAfile ile sünneti karıştırmayalım birbirine.
2- Farklı mezheplerdeki görüşleri karıştırmayalım birbirine
Sonra ne olur? Sapla saman birbirine karışmış, saçmalamış, sünneti hiçe müncer etmiş oluruz.
Çelişkiye düşmüş oluruz.
Bi taraftan sünnetin önemini vurgularken öte taraftan hürmetsizlik etmiş oluruz.
Hanefî mezhebinin içtihâdi görüşü şudur:
“Nafileleri kılmak, kaza namazlarını derhal kılmaya mâni olmaz. Ancak evlâ olanı revâtip denilen, farzların önünde ve sonunda kılınan sünnetlerle; Duha, Tesbih, Tahiyyetül-mescid, Evvabin gibi sünnetlerin dışında kalan nafilelerin yerine kazaya kalmış namazları kılmaktır.” (Mezahib-i Erbaa. Cilt: 1, sh: 492) |
|
|
|
|
Kur'ân-ı kerîmde ve hadîs-i şerîflerde açıkça bildirilen şeylerde mezhebler birbirlerinden ayrılmaz. Açık bildirilmeyip, ictihâd ile meydâna çıkarılan şeylerde ayrılabilir. Farz borcu olanların nâfilelerinin kabûl olmıyacağı, hazret-i Alînin haber verdiği hadîs-i şerîfde açıkca bildirilmişdir. (Nâfile) kelimesi, farz kelimesi yanında söylenince müekked sünnetler de dâhildir. Abdülkâdir-i Geylânî hazretlerinin sözü, bunu gösterdiği gibi, Hanefî âlimlerinin kitâblarında, meselâ (Halebî-yi kebîr)de açıkca yazılıdır.